YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/5707
KARAR NO : 2023/470
KARAR TARİHİ : 07.02.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/284 E., 2015/15 K
SUÇLAR : Resmi belgede sahtecilik, iftira
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İstanbul 13. Asliye Ceza Mahkemesinin, 06.03.2015 tarihli ve 2014/284 Esas, 2015/15 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci ve 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, iftira suçundan 5237 sayılı Kanun’un 267 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci ve 53 üncü maddesi uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz istemi, olayla ilgisinin olmadığına, resmi ile yapılan teşhisin yanıltıcı olabileceğine, verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, vesaire ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanık …’ın, şikayetçi …’un kaybettiği sürücü belgesini bir şekilde ele geçirip kendi fotoğrafını yapıştırdığı, daha sonra tanık Seçkin Çetin’den ismini … olarak tanıtarak satın aldığı otomobili alkollü olarak kullanırken yakalandığında görevlilere şikayetçi Nurettin adına bu sahte sürücü belgesini ibraz ederek … adına idari para cezası verilmesine neden olduğu, ayrıca aracın ruhsat sahibi tanık Seçkin’in bu aracı … isimli kişiye sattığını bilmesi nedeniyle katılan … aleyhine resmi belgede sahtecilik ve iftira suçlarından İstanbul 45. Asliye Ceza Mahkemesinde 2013/455 Esas ve 2014/18 Karar sayılı dosyasında görülen kamu davası açılmasına neden olduğu, katılan …’ın yargılanırken sürücü belgesindeki fotoğrafı görmesi üzerine sanığı tanıdığı ve sanığın facebook sayfasında bu otomobil ile çekilen fotoğraflarını sunduğu ve sanığı cezaevi fotoğrafından teşhis ettiği, sanığın sahte sürücü belgesindeki fotoğrafı ile cezaevindeki fotoğrafının uyumlu olduğunun görüldüğü, bu sebeple katılan hakkında beraat kararı verilip suç duyurusu ile sanık hakkında iftira ve resmi belgede sahtecilik suçlarından kamu davaları açıldığı anlaşılmıştır.
2. Sanık, olayla ilgisinin olmadığını, fotoğraftan yapılan teşhisin yanıltıcı olabileceğini beyanla suçlamayı kabul etmemiştir.
3. Katılan …, 2011 yılında kaybettiği nüfus cüzdanını ele geçiren sanığın kimlik bilgileriyle tanık Seçkin’den araç satın aldığını, kendisi gibi müşteki Nurettin’in sürücü belgesini ele geçirip trafik ihlali yaptığından hakkında dava açıldığını, sanığı eşinin kız arkadaşının abisi olmasından dolayı resminden tanıdığını, sanığın kendi kimliğini kullanıp bankadan kredi çektiğinden dolayı ayrıca mağdur olduğunu beyanla şikayetçi olmuştur.
4. Katılana, olayda kullanılan müşteki Nurettin’in kimliğindeki resim ve sanığın cezaevindeki fotoğrafı gösterildiğinde ikisinin de kesin olarak sanık olduğunu söylediği ve sanığın facebook isimli sitede şahsi sayfasında olayda kullanılan araçla resimlerini paylaştığı ekran görüntülerini dosyaya sunduğu görülmüştür.
5. İstanbul 45. Asliye Ceza Mahkemesinin 06.02.2014 tarihli ve 2013/455 Esas, 2014/18 Karar sayılı kararı ile katılan …’nın resmi belgede sahtecilik ve iftira suçlarından 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi gereği beraatine ve sanık hakkında suç duyurusunda bulunulmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
6. Mahkemece, İstanbul 45. Asliye Ceza Mahkemesinin 06.02.2014 tarihli ve 2013/455 Esas, 2014/18 Karar sayılı dosyasının aslı veya onaylı tüm belgeleri Yargıtay denetimine esas olacak şekilde dosya içine konulmadan, iddianamede ve gerekçeli kararda bahsedilen kriminal rapor araştırılmadan, emanette bulunan sürücü belgesi aslının getirilip özellikleri duruşma tutanağına yazılıp aldatıcılık niteliğinin bulunup bulunmadığı belirlenmeden, suça konu idari para cezası karar tutanağının aslı üzerindeki imzanın sanığa ait olup olmadığı belirlenmeden, sanığın hangi eyleminin iftira suçu niteliğinde kabul edildiğinin ve yüklenen suçun yasal unsurlarının ne olduğunun açık olarak gerekçeye yansıtılması gerektiği gözetilmeden, iddianamede sevk maddesi olarak 5237 sayılı Kanun’un 271 inci maddesi gösterildiği halde 5271 sayılı Kanun’un 226 nci maddesi uyarınca ek savunma hakkı verilmeden 5237 sayılı Kanun’un 267 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca hüküm kurulmak suretiyle sanığın savunma hakkı kısıtlanarak eksik inceleme ile karar verildiği görülmüştür.
IV. GEREKÇE
1. İstanbul 45. Asliye Ceza Mahkemesinin 06.02.2014 tarihli ve 2013/455 Esas, 2014/18 Karar sayılı dosyasının aslı veya onaylı tüm belgeleri Yargıtay denetimine esas olacak şekilde dosya içine konularak, sanığın hangi eyleminin iftira suçu niteliğinde kabul edildiğinin ve yüklenen suçun yasal unsurlarının ne olduğunun açık olarak gerekçeye yansıtılması gerektiği gözetilmeden gerekçeden yoksun hüküm kurulması,
2. Belgede sahtecilik suçlarında, aldatma niteliğinin bulunup bulunmadığının takdiri hakime ait olduğu gözetilerek, suça konu emanette olan sürücü belgesinin getirilip özelliklerinin duruşma tutanağına yazılması, aldatıcılık niteliğinin bulunup bulunmadığının belirlenmesi, belge aslının denetime olanak verecek şekilde dosya içerisine konulması, iddianame ve gerekçeli kararda bahsedilen kriminal raporun araştırılması, sanık, olayla ilgisinin olmadığını, katılanın resmini başkasına benzetmiş olabileceğini savunduğundan emanette bulunan suça konu idari para cezası karar tutanağının aslı üzerindeki imzanın sanığa ait olup olmadığı konusunda bilirkişi raporu alınması gerekir iken eksik araştırma ile hükümler kurulması,
3. İddianamede sevk maddesi olarak 5237 sayılı Kanun’un 271 inci maddesinin birinci fıkrası gösterildiği halde 5271 sayılı Kanun’un 226 ncı maddesi uyarınca ek savunma hakkı verilmeden, 5237 sayılı Kanun’un 267 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca hüküm kurulmak suretiyle sanığın savunma hakkının kısıtlanması,
Nedenleriyle kurulan hükümler hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul 13. Asliye Ceza Mahkemesinin, 06.03.2015 tarihli ve 2014/284 Esas, 2015/15 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
07.02.2023 tarihinde karar verildi.