YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/5727
KARAR NO : 2023/2653
KARAR TARİHİ : 05.04.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Sahte fatura kullanma
HÜKÜMLER : Beraat
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Bakırköy 26. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.12.2015 tarihli ve 2011/359 Esas, 2015/775 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 2008 ve 2009 takvim yıllarında sahte belge kullanma suçlarından, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz isteği; kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, suçun unsurları oluştuğundan mahkumiyet kararı verilmesi gerektiğine, ilişkindir.
III. GEREKÇE
Sanık hakkında 2008 ve 2009 takvim yıllarında sahte belge kullanma suçundan 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun (213 sayılı Kanun) 367 inci maddesi gereğince dava şartı olan mütalaa alınmadan yargılamaya devamla beraat hükümleri kurulması yasaya aykırı ise de, zamanaşımının olumsuz muhakeme şartı olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
1. Sanığın yargılama konusu eylemleri için, 213 sayılı Kanun’un 359 uncu maddesinin (b) fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 inci maddesinin dördüncü fıkrası gereği 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2. Dosya kapsamına göre, suç tarihlerinden temyiz incelemesi tarihine kadar, 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Bakırköy 26. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.12.2015 tarihli ve 2011/359 Esas, 2015/775 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği bu nedenle yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen olağanüstü zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
05.04.2023 tarihinde karar verildi.