YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/9271
KARAR NO : 2007/1197
KARAR TARİHİ : 13.02.2007
Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tesbit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı, davalı ile minübüs alım satımı konusunda anlaştığını 13.000.00 YTL.’lık senedi davalıya verdiğini, minübüsü iade edip senedi aldığını, bu sırada davalının kendisine daha sonra minübüsü satın almak isterse sözleşme anlamını taşımak üzere kağıt imzalattığını, kağıdın boş bono olduğunu 6.000.00 YTL: bedelle doldurulup 2.İcra Müdürlüğünün 2005/2772 sayılı dosyasında aleyhine icra takibine girişilince anladığını ileri sürerek davalıya borçlu olmadığına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı kambiyo senedinin davacıya verdiği borç karşılığında düzenlendiğini, davacının iddialarını yazılı delille ispatlaması gerektiğini beyan ederek davanın reddini savunmuş, %40 tazminata karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, davacının icra takibine konu senedin taraflar arasındaki anlaşmaya aykırı olarak doldurulduğu hata, hile ile alındığı iddiasının yazılı delille ispatlanamadığı, davalının davaya konu senedin minübüsünde davacı tarafından meydana getirilen zararların karşılanması amacıyla davacının hür iradesi ile verildiği konusunda yemin ettiği, davacının davalıya icra takibine konu senet nedeniyle borçlu olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Davacı 15.4.2005 tanzim 20.6.2005 vade tarihli 6.000 YTL: bedelli nakten ahzolunmuş hileli yollarla iradesi dışında düzenlenen senet nedeniyle borçlu olmadığını iddia etmiş, davalı ise cevabında bononun borca karşılık tanzim edildiğini bildirdiği halde teklif edilen yeminin edası sırasında 25.4.2006 günlü oturumda takip konusu bononun minübüsündeki arızalar ve bazı parçaların davacı tarafından alınmış olması nedeniyle verilen bir senet olduğunu, bu senedin hile ile alınmadığını bildirmiştir.
Bu durumda davalının nakten kaydını içeren senedin ihdas nedenini tatil etmesi nedeniyle ispat külfetinin yer değiştirdiği, başka bir deyişle davalınının senet dışındaki delilllerle alacağını usulen kanıtlaması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 13.2.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.