YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/15530
KARAR NO : 2009/16967
KARAR TARİHİ : 17.11.2009
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen tasarrufun iptali davası sırasında davacı taraf vekili 05/05/2009 günlü dilekçesiyle reddi hakim yoluna başvurmuş, mahkeme hakimi … … ise (18673), 30.04.2009 günlü oturumda; reddi hakim nedeni bulunmamakla birlikte, davacı yanın hakime itimadı olmadığı yolundaki beyanı nedeniyle davadan çekindiğini belirtmiştir.
Bu konuda verilen kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmiş olmakla, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya içindeki tüm belgeler incelendi gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili; mahkeme hakimi … …’in yargılamanın 12.02.2009 günlü oturumunda; tutanaklara geçmeyen tavır ve sözlerle, davalı taraf vekili ile aralarında geçtiğine tanık oldukları konuşmaların, mahkeme hakiminin … yargılama sonucu karar vereceğine olan inançlarını sarstığını belirterek reddi hakim talebinde bulunmuş, mahkeme hakimi … … yargılamanın 30.04.2009 günlü oturumunda, somut olayda hakimin reddi nedenleri bulunmamakla birlikte davacı vekilinin sırf şahsına itimadı olmadığını belirtmiş olmasını gerekçe göstererek davadan çekindiğini belirtmiştir.
Konuyu inceleyen merci tarafından reddi hakim talebinin reddine, talep reddedilmiş olmakla davacının 175.00.- TL idari para cezası ile cezalandırılmasına, hakimin çekinmesinin ise kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekilince süresinde temyiz edilmiştir.
1) İncelenen dosya kapsamına göre davacı vekilinin hakimin reddi için ileri sürdüğü hususların H.Y.U.Y.’nın 29. maddesinde tanımı yapılan sebeplerden olmayıp soyut iddialardan ibaret olduğu görülmekle, bu yöne ilişkin temyiz itirazlarının reddi ile hükmün esastan onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Davalı vekilinin para cezasına yönelik temyiz itirazlarına gelince,
Hakimin reddinde para cezasına ilişkin hükümlerin uygulanmasında ret tarihindeki kriterler esas alınır.
Ne var ki; 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren … Ceza Kanunlarında uyum amacıyla çeşitli kanunlarda ve diğer bazı kanunlarda değişiklik yapılmasına dair 5728 Sayılı Yasanın 10. maddesi ile 1086 Sayılı H.Y.U.Y.nın 36/4 ve 5. maddeleri değiştirilmiş olup, ret talebinin kötü niyetle yapıldığının anlaşılması ve esas yönünden kabul edilmemesi halinde talepte bulunanların her birine Beşyüz Türk Lirasından Beşbin Türk Lirasına kadar idari para cezası verilmesi hükmü getirilmiş olduğu, bu nedenle 8 Şubat 2008 tarihinden itibaren hakimin reddi halinde değişik bu yasa hükmünün uygulanması gerektiği, somut olayda hakimin reddi talebinin … yasa değişikliğinden sonra yapıldığı anlaşılmakla, reddi hakim talebi konusunda … yasanın getirdiği hükümlerin değerlendirilerek talepte bulunanlara Beşyüzer Türk Lirası idari para cezası verilmesi gerekirken, yanlışlıkla 175.00.- TL. para cezası verilmiş olması doğru değil ise de bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu sebeple, hüküm fıkrasının 1/b bölümündeki “175.00.-TL rakamlarının çıkarılarak bunun yerine “500.00.-TL” ibaresinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve hükmün H.Y.U.Y.’nın 438/7. maddesine göre bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA,
2) Davalı vekilinin hakimin çekinmesine yönelik temyiz itirazlarına gelince,
Duruşma hakiminin davadan çekinmesinde ileri sürdüğü gerekçe dikkate alındığında, hakimin çekinmesinin H.Y.U.Y.’nın 28. maddesi anlamında çekinme değil, aynı yasanın 29. maddesindeki hakimin kendi kendini reddetmesi şeklinde algılanması gerekir. Çünkü, hakimin çekinme kararı verebilmesi, ancak H.Y.U.Y.’nın 28. maddesindeki hallerden birinin varlığı halinde mümkündür. Dava, dosyasındaki bilgi ve belgelerden, H.Y.U.Y.’nın 28. maddesindeki anlamda ve hakimin çekinmesini gerektirecek şekilde bir bulguya rastlanmadığı gibi, hakimin kendisini reddetmesine ilişkin kararını yerinde bulan merci kararında da hukukça korunabilecek bir neden veya delile dayanılmadığı görülmüştür.
Yargı yetkisi Türk Milleti adına bağımsız mahkemelerce kullanılır. (Anayasa mad. 9) Hakimler görevlerinde bağımsızlardır. Anayasa, kanuna ve hukuka uygun olarak vicdani kanatlerine göre hüküm verirler. Bu nedenle, hakimler önüne gelen uyuşmazlıkları yasal çerçevesinde çözmek zorundadırlar. Bu işlemi yaparken hakim, bir olayla ilgili kuracağı hükümle, tarafların adalet duygusunu zayıflatacağını değil, güçlendireceğini düşünüp, hedefleyerek çalışmalı, yasalardan aldığı güçle hareket etmelidir. Hakim, tarafların geçerli ve yasal delillere dayanmayan soyut iddiaları karşısında başkalarına ve kendisine yabancı kalarak, hukukun ne dediğini söyleme yetkisini kullanıp, yargılama işlemi ile yargı kararlarının kişisel görüş, inanç ve duyguların aracı olamayacağını, yansız ve yasalardan aldığı güçle davanın taraflarına inandırmalıdır. Maddi delillerle desteklenmeyen soyut iddialar dayanak gösterilerek hakimlerin davadan çekinmeleri adaletin gecikmesine ve tabi hakim ilkesinin zedelenmesine yol açacağından kabul edilemez. Bu nedenle, mercinin hakimin çekinmesini kabul eden kararı bu yönü ile bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile;
1) Davacı vekilinin reddi hakim talebini kabul eden merci kararının düzeltelirek ONANMASINA,
2) Hakim … …’in duruşmadan çekinmesini kabul eden merci kararının ise iki nolu paragrafta belirtilen gerekçelerle BOZULMASINA 17/11/2009 günü oybirliği ile karar verildi.