Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2008/5466 E. 2009/5386 K. 15.09.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/5466
KARAR NO : 2009/5386
KARAR TARİHİ : 15.09.2009

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında, kooperatif üyeliğinden ihraç kararının iptali istemine ilişkin davada verilen hükmün, Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Davacı vekili, davalı kooperatifin üyeliğinden haksız olarak ihraç edildiğini ve kararın kendisine bildirilmediğini ileri sürerek, ihraç kararının iptalini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davacının borcunu ödemediğini ve ihraç kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemenin, yapılan yargılama sonunda davacıya gönderilen ihtarnamelerin usulüne uygun olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, kooperatif üyeliğinden ihraç kararının iptali istemine ilişkin olup, mahkemece önceki Yargıtay bozma ilamına uyulmuş ise de bozma ilamının gerekleri yerine getirilmeden hüküm kurulmuştur. Yargıtay bozma ilamında, “BK.nun 84. maddesi hükmüne göre, faiz ve masrafları ödemede geciken borçlunun, yaptığı kısmi ödemenin alacaklı tarafından öncelikle faize mahsup edilebileceği, bu ilkenin aksi yönünde açıkça bir genel kurul kararı alınmadıkça veya davalı kooperatifte aksi yönde bir uygulama bulunmadıkça, kooperatif alacaklarında da uygulanacağı, ancak hükme esas bilirkişi raporunda ödemelerin öncelikle gecikme bedelinden mahsup edileceğine ilişkin bir karara rastlanmadığı tespitinden yola çıkılarak borç hesabı yapıldığı, bu maddedeki ilkenin aksi yönde davalı alacaklı aleyhine bir genel kurul kararı alındığı ya da davalı kooperatifte aksi yönde bir uygulamanın bulunduğu ortaya konmadıkça ödemelerin BK.nun 84. maddesi uyarınca, önce faizden mahsup edilmesinin gerektiği, bilirkişi raporunda varılan sonucun bu ilke bakımından yanlış olduğu” belirtilmiştir. Mahkemece, bozma ilamına uyulduktan sonra alınan bilirkişi raporunda, davacının ödemelerinin kooperatif muhasebesince BK’nın 84. maddesine göre tutulmadığı, ödemelerin önce faiz ve masraflara sayılmadığı belirtilerek, buna göre kooperatifte aksi yönde uygulamanın bulunduğu kabul edilmiş ve borç hesabı buna göre yapılmıştır. Oysa bozma ilamındaki “aksi yöndeki uygulama” ile kastedilen husus, kooperatifte tüm üyeler için aynı yönde bir uygulamanın bulunup bulunmamasıdır. Diğer bir deyişle, kooperatifte genel olarak geç ödeme yapan tüm üyelerin geç ödemelerinin öncelikle anapara borcuna sayılması şeklinde bir uygulamanın bulunup bulunmamasıdır. Kooperatif kayıtları kooperatifçe tek taraflı olarak tutulduğundan, yalnızca davacı için tutulan hesapların muhasebesinin BK’nın 84. maddesine göre tutulmaması, bu yönde genel bir uygulamanın olduğunun kabulü için yeterli değildir. Ayrıca kooperatifin savunması da aksi yöndedir. Bu durumda mahkemece,
./..

2008/5466-2009/5386 Sh:2

geç ödeme yapan diğer tüm üyelerin yaptıkları ödemelerin önce faiz ve masraflara mı yoksa ana para borcuna mı mahsup edildiği hususundaki kooperatif uygulamasının nasıl olduğu araştırılması gerekirken, eksik incelemeye dayalı olarak, yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, sair nedenlerin incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden tarafa iadesine, 15.09.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.