Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2008/6267 E. 2009/8467 K. 08.12.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/6267
KARAR NO : 2009/8467
KARAR TARİHİ : 08.12.2009

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında, genel kurul kararının iptali istemine ilişkin davanın sonucunda verilen hükmün, Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı kooperatifin üyesi olduğunu, 26.05.2007 tarihli genel kurulda alınan seçime ilişkin kararda ölmüş olan bir üye yerine usul ve yasaya aykırı olarak bir kısım mirasçılarının verdiği vekaletname ile oy kullanıldığını ve bunun da sonuca etkili olduğunu, bu suretle alınan kararın iptalinin gerektiğini ileri sürerek, anılan genel kurul kararının iptalini talep ve dava etmiştir. Davalı kooperatif vekili, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, ölmüş üye adına vekaleten oy kullanılamayacağı, mirasçılar tarafından verilen vekaletnamede de bir mirasçının imzasının bulunmadığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile anılan genel kurul toplantısına konu kararın iptaline karar verilmiş; hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, kooperatif genel kurulunda yapılan seçime ilişkin kararın iptali istemine ilişkin olup, uyuşmazlık, ölen bir üye adına, mirasçıların verdiği vekaletname ile oy kullanılmasının geçerli olup olmadığı noktasındadır. İlke olarak 1163 Sayılı Kooperatifler Kanunu’nun 14. maddesine göre ortağın ölümü ile ortaklık sıfatı sona erer. Kooperatif ana sözleşmesinin 16. maddesinde de ferdi ilişkiye geçilmeden önce ölen ortağın yasal mirasçılarının üç ay içinde terekeye temsilci tayin ettirerek bildirmeleri halinde ortaklık hak ve yükümlülüklerinin yasal mirasçılar lehine devam edeceği, temsilci tayin edilmemesi ya da ortaklığa devam etmek istenmemesi halinde ise ölen ortağın alacak ve borçlarının tasfiye edileceği hususu düzenlenmiştir. Bu açıklamalar çerçevesinde somut olayda ölen üyenin mirası taksim edilmemiş ve kooperatif üyeliği mirasçılar adına geçirilmemiş olup, ölen üyenin dört mirasçısından üçü, genel kurulda oy kullanan vekile vekaletname vermiş dava sırasında sunulan ve genel kuruldan 4 ay önceki tarihli belge ile de aynı vekilin tereke temsilcisi olarak dört mirasçının tamamının imzasını taşıyan belge ile atandığı, bu suretle tüm mirasçıların anılan vekile yetki verdiği anlaşılmıştır. Bu durumda, üyelik devredilmeden, murisin terekesi paylaşılmadan mirasçıların kendi üyelik haklarına ilişkin işlem yapabilmelerinin, bu bağlamda oy kullanmalarının mümkün bulunmasına göre, davaya konu vekaletnamenin geçersizliğinin kabulünde isabet bulunmadığı gibi dava dilekçesinde seçime ilişkin genel kurul kararının iptali istenilmiş ve genel kurulda alınan daha başka kararlar da bulunmuş olmasına göre genel kurulda alınan hangi kararın iptaline karar verildiği açıkça belirtilmeksizin, infazda tereddüt oluşturacak şekilde hüküm kurulmuş olması da isabetsiz olup temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden tarafa iadesine, 08.12.2009 gününde oybirliği ile karar verildi.