Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2008/317 E. 2008/2292 K. 10.04.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/317
KARAR NO : 2008/2292
KARAR TARİHİ : 10.04.2008

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ

Taraflar arasında kadastro tesbitinden … dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu,
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 109 ada 2 parsel sayılı 3263,31 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz hibe, pay satışı ve tapu kaydı nedeniyle, davalılar …, … ve … adlarına tespit edilmiştir. Davacı …, yasal süresi içinde taşınmazın davalıların annesi … … adına tapuda kayıtlı iken ölümü ile mirasçılarının yaptığı taksimde davalı …’e isabet ettiği, …’unda haricen kendisine satıp, zilyetliğini devrettiği iddiasına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne ve çekişmeli parselin davacı adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalılar … ile … ve … vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece çekişmeli taşınmazın davalıların murisi … …’den intikal ettiği, köy satış senedinden önce davalıların taksim yaptıkları ve buranın davalı …’e isabet ettiği, …’da haricen davacıya sattığı, davacının uzun süre kullandığı, hatta taşınmazın bir kısmının niteliğini dahi değiştirdiği kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; yapılan değerlendirme dosya kapsamına uygun düşmemektedir. Dava konusu taşınmazın davalıların annesi … … adına kayıtlı 19.9.1961 tarih 12 sıra numaralı tespit tapu kaydı kapsamında kaldığı ihtilafsızdır. Tespit gününe kadar tapu kaydı hukuki kıymetini korumaktadır. Davacının dayandığı harici satış senedi 25.5.1999 günlü olup tespit tarihine kadar 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 13/B-b maddesinde belirtilen on yıl zilyetlik süresine ulaşılamamıştır. Bu nedenle davacının davasının reddine, dava konusu taşınmazın tespit gibi tesciline karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak, davacının zilyetliği döneminde tespit tarihinden önce taşınmazın bir kısmını çay bahçesinden fındıklık haline dönüştürdüğü anlaşıldığından bu kısım üzerinde yeniden yapılacak keşifte davacı tarafından dikilen fındık ocaklarının yaşları, taşınmaz üzerindeki konumları, ziraatçi bilirkişi ve fen bilirkişisi tarafından düzenlenecek raporda ayrıntıları ile gösterilerek bu rapor hükmün eki olmak üzere, davacı tarafından dikildiği belirlenen fındık ocaklarının 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 19/2.maddesi hükümleri gözönünde tutularak davacı adına tutanağın ve kütüğün beyanlar hanesinde gösterilmesi gerekirken eksik inceleme sonucu yazılı olduğu şekilde karar verilmesi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 10.4.2008 gününde oybirliği ile karar verildi.