Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2008/4882 E. 2008/4934 K. 07.07.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/4882
KARAR NO : 2008/4934
KARAR TARİHİ : 07.07.2008

MAHKEMESİ :AĞIR CEZA MAHKEMESİ

Mal beyanında bulunmamak eyleminden borçlular … ve …’nin, 2004 sayılı İcra ve İflâs Kanunu’nun 5358 sayılı Kanun’la değişik 337. maddesi gereğince 10’ar gün disiplin hapsi ile cezalandırılmalarına dair, …. İcra Mahkemesinin 17/09/2007 tarihli ve 2007/2709-3672 sayılı kararma karşı adı geçen sanıklar tarafından yapılan itirazın reddine ilişkin, İzmir 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 13/12/2007 tarihli ve 2007/1077 müteferrik sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
Tebliğname ile;
Kambiyo senetlerine ilişkin takiplerde, ödeme emrinin tebliği üzerine senetteki imzanın kendisine ait olmadığı yolundaki veya borca karşı yapılan itiraz, İcra ve İflas Kanunu’nun 169 ve 170. maddeleri gereğince icra takip muamelelerini durdurmaz ise de; mal beyanında bulunmamanın icra takip muamelesi kapsamında sayılamayacağı cihetle, ödeme emrine süresi içinde itiraz ettiği anlaşılan sanık …’nin mal beyanında bulunma zorunluluğu olmadığı, ancak, aynı Kanun’un 75. maddesi hükmü uyarınca itirazın iptaline veya kafi veya muvakkat surette kaldırılmasına karar verilmesi halinde tefhim veya tebliğinden itibaren üç gün içinde bu yükümlülüğün yerine getirilmesi gerekeceği gözetilmeden bu sanık yönünden itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemekle,anılan kararın 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309.maddesi uyarınca bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü 1 1/04/2008 gün ve 2008/21593 sayılı yazılı kanun yararına bozma istemine atfen Yargıtay C.Başsavcılığının 02.05.2008 gün ve K.Y.B.2008/95306 sayılı tebliğnamesiyle talep edilmiş olmakla,
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Dosya kapsamına göre,
Borçlu …’nin hakkında yürütülen takip sırasında süresinde takibe itiraz edip, İzmir 8.İcra Hukuk Mahkemesinde 2007/394 esasla dava açtığı ve davanın halen derdest olduğunun anlaşılması karşısında; İİK’nun 75.maddesine göre, itirazın iptaline veya kat’i veya muvakkat surette kaldırılmasına karar verilmesi durumunda, kararın borçluya tefhim veya tebliğinden itibaren üç gün içinde anılan Kanun’un 74. maddesine göre mal beyanında bulunmak zorundadır. Adı geçenin takibe yaptığı itiraz nedeniyle açılan dava
halen derdest olduğundan, mal beyanında bulunma yükümlülüğü henüz doğmamıştır. Hal böyle olunca borçlu … yönünden atılı suçun oluşmadığı gözetilmeksizin cezalandırılmasına yönelik karara itirazın kabulü yerine reddine karar verilmesi isabetsizdir.
Açıklanan nedenlerle Yargıtay C.Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine atfen düzenlediği tebliğname yerinde görüldüğünden İzmir 6.Ağır Ceza Mahkemesinin 2007/1077 müteferrik sayılı kararının borçlu …’ye yönelik kısmının BOZULMASINA,
Bozma üzerine 5271 sayılı CMY’nın 309/4-d maddesi gereğince yeniden uygulama yapılması gerektiğinden;
Borçlu …’nin mal beyanında bulunmamak eyleminden dolayı cezalandırılmasına yer olmadığına, hakkında kesinleşen mahkumiyet hükmünün çektirilmemesine, dosyanın mahalli mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay C.Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.07.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.