YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/4541
KARAR NO : 2008/4943
KARAR TARİHİ : 07.07.2008
MAHKEMESİ :AĞIR CEZA MAHKEMESİ
Mal beyanında bulunmamak eyleminden borçlu … ‘ün, 2004 sayılı İcra ve İflâs Kanunu’nun 337. maddesi uyarınca on gün disiplin hapsi cezası ile cezalandırılmasına dair, … İcra Mahkemesinin 24/07/2007 tarihli ve 2006/4428 esas, 2007/2999 sayılı kararına yönelik itirazın reddine ilişkin, … Ağır Ceza Mahkemesinin 03/08/2007 tarihli ve 2007/994 müteferrik sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
…. İcra Müdürlüğünün 2006/7927 sayılı takip dosyasında, ödeme emrinin sanığa, 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 35. maddesine göre tebliğ edildiği yapılan incelemeden anlaşılmış olup, anılan maddenin uygulanabilmesi için gerekli ön koşul olan kendisine veya adresine aynı kanunun gösterdiği usullere göre, daha önce yapılmış bir tebliğ işleminin bulunması veya tebliğ yapılmamış ise söz konusu Kanun’un 35. maddesinin son fıkrasında gösterilen istisnaî durumlardan birinin oluşmasının gerekli olması karşısında; ödeme emrinin tebliği için sanığın bilinen son adresine 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 35. maddesi dışındaki maddeleri uyarınca çıkartılmış tebligat bulunmaması sebebiyle anılan kanun maddesi uyarınca doğrudan yapılan tebligatın geçerli sayılamayacağı gibi, Tebligat Tüzüğü’nün 55/2. maddesi yollamasıyla aynı Tüzüğün 28. maddesinde adres araştırmasına yönelik olmak üzere belirtilen şekil şartları yerine getirilmeden yapılan tebligatın da geçerli sayılamayacağı, tebligatın Tebligat Kanunu hükümlerince usulüne uygun tebliğ edilmemesi nedeniyle, süresinde mal beyanında bulunmama suçu oluşmayacağından, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemekle, anılan kararın 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309.maddesi uyarınca bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü 10/04/2008 gün ve 2008/21160 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen Yargıtay C.Başsavcılığının K.Y.B.2008/89692 sayılı tebliğnamesiyle talep edilmiş olmakla,
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Dosya kapsamına göre;
Borçlu … adına çıkarılan ödeme emrinin 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 35.maddesine göre tebliğ edildiği ve takibin bu şekilde kesinleştirildiği anlaşılmıştır.
7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun “kazai tebligat” faslının, “adres değiştirmenin bildirilmesi mecburiyeti” konu başlıklı 35. maddesi uyarınca, adli mercilerce, tebligat yapılabilmesi için iki farklı durum kabul edilmiştir.
Birinci durumda, ilgili kişiye daha önce adli mercilerce anılan yasa hükümlerine uygun olarak bir tebligatın yapılmış olması ve tebligat yapılan bu kişinin, yeni adresini adli mercie bildirmemesi durumudur. Buna göre, daha önce tebligat yapılan ve adli mercice en son bilinen adrese Tebligat Kanunu’nun 35. maddesi dışındaki maddeler uyarınca yeniden tebligat çıkarılması, İlgilinin adresten ayrıldığının anlaşılması durumunda Tebligat Tüzüğü’nün 28. maddesi uyarınca, tebliğ memurunun adreste bulunmama nedenini bilmesi muhtemel komşu, yönetici, kapıcı, muhtar, ihtiyar heyeti kurulu veya meclis üyeleri, zabıta amir ve memurlarından araştırarak, beyanlarını tebliğ tutanağına yazıp altını imzalatması, imzadan çekinmeleri halinde de bu durumu yazarak imzalaması gerekmektedir. Adres araştırmasına ilişkin söz konusu imzalı açıklamanın tebliğ tutanağında yer alması, zorunlu şekil şartıdır. Belirtilen usule uygun olarak araştırma yapılmaması ve bu nedenle mahkemece, en son bilinen bu adresten sanığın ayrıldığının ve yeni adresinin tespit edilemediğinin kolluk görevlileri aracılığı ile de belirlenmemesi durumunda, Tebligat Kanunu’nun 35. maddesinde belirtilen şekilde tebliğ evrakının kapıya asılması suretiyle tebligat yapılması mümkün değildir.
Tebligat memurunca Tebligat Tüzüğü’nün 28. maddesinde öngörülen zorunlu araştırma belirtilen şekilde yapılıp imza ile tevsik edildikten sonra, ilgilinin yeni adresi belirlenemez ise, tebliğ evrakı mercie iade edilir ve ilgili kişilerce yeni bir adres de bildirilmez ise, herhangi bir adres araştırması yapılmaksızın bundan sonraki tüm tebligatlar 6 örnek numaralı tebligat evrakının eski adrese ait binanın kapısına asılması usulüyle yapılır.
İkinci durumda ise; Daha önce adli mercilere ve usulüne uygun olarak tebligat yapılmamış olsa bile, anılan yasanın 35/son maddesinde belirtilen kurum, kuruluş, mercilere ilgili tarafından bildirilen veya imzası resmi merciler önünde ikrar edilmiş sözleşmelerdeki (sadece taraflar yönünden) adreslere de bu madde uyarınca tebligat yapılabilmesidir. Daha önce adli mercilerce usulüne uygun olarak yapılmış bir tebligat bulunmasa bile, belirtilen nitelikteki sözleşmelerde yer alan veya söz konusu kurum ve kuruluşlar tarafından bildirilen adrese veya bir kamu kurumu olan adli mercilere, tebligatın ilişkin olduğu soruşturma veya davaya ilişkin olarak tebligat yapılacak kişinin kendisinin bildirdiği en son adrese, önce, bu adresin değişip değişmediğinin bilinememesi nedeniyle anılan Yasanın 35. maddesi dışındaki maddeler uyarınca tebligat çıkarılması ve tebligatın yapılamayarak, tebligat memurunca, ilgilinin adresinin değiştiğinin belirlenmesi ve yine Tebligat Tüzüğü’nün 55/2. maddesi yollamasıyla 28. maddesinde belirtilen usule uygun olarak yapacağı araştırma sonucunda yeni adresinin de tespit edilememesi durumunda, bu araştırma yukarıdaki açıklanan şekil koşuluna uyularak imza ile de tevsik edildikten sonra, evrak yine mercie iade edilir, ilgili kişilerce yeni bir adres de bildirilmez ise, herhangi bir adres araştırması yapılmaksızın bundan sonraki tüm tebligatlar 6 örnek numaralı tebligat evrakının eski adrese ait binanın kapısına asılması usulüyle yapılır. Bu tebligattan sonraki tebligatlar da, sanığın yeni adresinin hala bilinmemesi durumunda, kapıya asma usulüyle yapılır.
Bu düzenlemeler karşısında, borçlu … adına çıkarılan ödeme emrinin Tebligat Yasası’nın 35.maddesi dışındaki maddeler uyarınca tebliğinin yapılamadığı, ancak bu tebligatlarda tebligat memurunca Tebligat Tüzüğünün 55/2.maddesi yollamasıyla
28.maddesinde belirtilen usule göre yeni adresin tesbiti yönünde herhangi bir araştırma yapılmadığı, dolayısıyla borçlu adına yapılan ödeme emri tebligatının geçersiz olduğu, borçluya isnat edilen eylemin oluşmadığı hal böyle olunca disiplin hapsi cezası verilmesine yer olmadığı yerine on gün disiplin hapsi ile cezalandırılmasına karar verilmesi yasaya aykırı olup, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesi isabetsizdir.
Açıklanan nedenlerle, Yargıtay C.Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine atfen düzenlenen tebliğname yerinde görülmekle, ….Ağır Ceza Mahkemesinin 03.08.2007 tarihli ve 2007/994 müteferrik sayılı kararının BOZULMASINA,
Bozma üzerine 5271 sayılı CMK’nun 309/4-d maddesi gereğince yeniden uygulama yapılması gerektiğinden;
Borçlu … hakkında mal beyanında bulunmamak eyleminden dolayı disiplin hapsi cezası verilmesine yer olmadığına, hakkındaki cezanın çektirilmemesine, dosyanın mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay C.Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.07.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.