Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2008/1617 E. 2008/1514 K. 14.03.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/1617
KARAR NO : 2008/1514
KARAR TARİHİ : 14.03.2008

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ

Taraflar arasında kadastro tesbitinden … dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 121 ada 144 parsel sayılı 1047,57 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davacı … ve davalılar …, …, …, … ve … adına tespit edilmiştir. Davacı …, yasal süresi içinde satın alma ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği iddiasına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne ve çekişmeli parselin davacı … adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalılardan … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece davacının, dava konusu taşınmazı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 297.maddedeki şekil şartlarını taşıyan senetle 3.şahıslardan satın aldığı, davalı tarafın bu senet karşılığında aksini ispat için herhangi bir belge ibraz edemediği ve dava konusu parseli tarafların müşterek murisleri … öldükten sonra kadastro geçene kadar davacının bizzat kullandığı, iktisap şartlarının davacı yararına gerçekleştiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de mahkemece yapılan inceleme ve araştırma hüküm kurmak için yeterli değildir. Mahkemenin resmi belge olarak kabul ettiği taşınmaz satım senedi ancak senet tarafları açısından hüküm ifade eden bir belgedir. Davalılar ise senette herhangi bir sıfatla yer almadıklarından senedin kendileri açısından bir bağlayıcılığı bulunmamaktadır. Keşif sırasında dinlenen yerel bilirkişi ve davacı tanıklarından … … beyanlarında taşınmazın öncesinde … …’e ait iken mirasçılarının 1988 yılında davacının eşi …’e sattıklarını duyduklarını söylemişlerdir. Davacının dayandığı senette ise taşınmazın … … mirasçılarından …, … ve … … tarafından davacı …’e satıldığı yazılıdır. Mahkemece senet tanıkları dinlenmek suretiyle bu çelişki giderilmemiştir. Doğru sonuca ulaşabilmek için senette ismi geçen satıcılar, senet tanıkları, önceki keşifte dinlenilen yerel bilirkişi ve taraf tanıkları ile tespit bilirkişileri marifetiyle mahallinde yeniden keşif yapılmalı, senette satıcı olarak adları bulunanlar ile senet tanıklarına taşınmazın …’e mi yoksa Döndü’ün müteveffa eşi … …’e mi satıldığı hususları sorulmalı, bu kişilerin beyanları ile önceki keşifte dinlenen yerel bilirkişi ve tanık … …’nin beyanlarının çelişmesi halinde ise çelişki yüzleştirmek ve tespit bilirkişileri de tanık olarak dinlenilmek suretiyle giderilmeye
çalışmalı ve bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Mahkemece bu çelişki giderilmeden eksik inceleme ile karar verilmiş olması isabetsiz olup, davalılardan … … vekilinin temyiz itirazlarının bu nedenlerle kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 14.03.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.