Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2021/8552 E. 2023/17 K. 09.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/8552
KARAR NO : 2023/17
KARAR TARİHİ : 09.01.2023

MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
DAVA: Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat

İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Davacı vekili 11.09.2018 tarihli dava dilekçesinde özetle; davacı müvekkilinin . Petrol Ürünleri Turizm Gıda Sosyal Hizmetler Ltd. Şti’nin ortağı olduğu, üzerine atılı suçları işlediğinden bahisle, 23.09.2008 tarihinde gözaltına alındığını, 28.09.2008 tarihinde tutuklandığını, 10.06.2010 tarihinde serbest bırakıldığı ve yapılan yargılama sonucunda beraat etmesi nedeniyle 500.000,00 TL maddi, 500.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir.
2. Davalı vekili 21.12.2018 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davacı vekilinin açtığı davanın reddi gerektiğine, tutuklamaya karar veren makam, kanunların kendilerine verilen yetki ve usule göre işlem yaptığından, tutuklamadan dolayı mağdur olan kişilerin tazminat istemi de hukuka uygun hale gelmeyeceğini, hükmedilecek tazminatın kişinin konumu, sosyal makam ve mevkii ile bu miktarın sebepsiz zenginleşme teşkil etmemesi hususlarının da dikkate alınması gerektiğini, açıklanan nedenlerle davanın reddi gerektiğini öne sürmüştür.
3. Bolvadin Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.02.2019 tarihli ve 2018/245 Esas, 2019/47 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
4. … Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 11.04.2019 tarihli ve 2019/563 Esas, 2019/554. Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davalı vekilinin ve davacı vekilin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
5.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığın 11.11.2021 tarihli tebliğnamesi ile hükmedilen manevi tazminat eksik olduğundan davacı vekilinin temyiz isteminin yerinde olduğundan bozulmasını talep edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davacı vekilinin temyiz istemi;
Tazminata esas dosyada davacı kendini vekille temsil ettiğinden vekalet ücreti, ceza evinde yaptığı masraflar, kıdem tazminatı kalemlerinin de maddi tazminat kapsamında davacıya ödenmesi gerektiğine, davacının Uğur Petrol Ürünleri Ltd. Şti.’nin müdürü olduğundan tazminatın bu husus gözetilerek hesaplanması gerektiğinden dolayı hükmedilen maddi ve manevi tazminatın eksik olduğuna ilişkindir.

III. DAVA KONUSU
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Tazminat talebinin esasını oluşturan … 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/169 Esas- 2017/387 Karar sayılı dava dosyasında kamu kurum ve kuruluşlarının ihalesine fesat karıştırmak ve suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olmak suçlarından yargılandığı 23.09.2018 – 10.06.2010 arasında gözaltı ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 13.04.2018 tarihinde kesinleştiği, davanın 5271 sayılı Kanunun 142 inci maddesinin birinci fıkrasında belirlenen süre içerisinde yetkili ve görevli mahkemede açıldığı, davacı hakkında düzenlenen tutuklama müzekkeresinin kesintisiz infaz gördüğü, mükerrer dava açılmadığı belirlenerek, davacının . Petrol Ürünleri Ltd. Şti.’nin müdürü olduğunu beyan etmesine rağmen şirket müdürü olduğuna ve tutuklu kaldığı süre boyunca ne kadar kazanç kaybının olduğuna ilişkin herhangi yazılı bir belge sunulmadığı, SGK kaydına göre tutuklanmadan önce çalıştığı işte en son 2.029,50 TL maaş aldığı, tutuklulukta geçirdiği süre boyunca ne kadar maaş alabileceğinin yıllara göre maaşının ne kadar artacağının, artıp artmayacağının mahkememizce bilinemeyeceği, bununla ilgili herhangi bir yazılı belge de sunulmadığı bu nedenle mahrum kaldığı maddi gelirin en son aldığı bu ücret üzerinden hesaplanması gerektiği gerekçesi ile 41.740,05 TL maddi ve 45.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davalı vekilinin ve davacı vekilin istinaf başvurusu üzerine geliri ve tutuklu kaldığı döneme ilişkin kazanç kaybı miktarı konusunda itibar edilebilecek herhangi bir belge ibraz edemeyen davacının, bahse konu döneme ilişkin olarak Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca 16 yaşından büyükler için belirlenen net asgari ücret miktarı üzerinden hesaplanan “11.141,46” TL yerine, hatalı hesaplama şekline dayanılarak “41.740,05” TL olarak tayin edilmesi suretiyle, davacı lehine fazla maddi tazminata hükmolunması, manevi tazminatın ise fazla olduğundan 12.000,00 TL’ye indirilmesi ve buna göre değişen vekalet ücretini 2.776,98 TL olarak değiştirilmesi suretiyle, istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE
Tazminat talebinin esasını oluşturan … 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/169 Esas- 2017/387 Karar sayılı dava dosyasında kamu kurum ve kuruluşlarının ihalesine fesat karıştırmak ve suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olmak suçlarından yargılandığı 23.09.2018 – 10.06.2010 arasında 625 gün gözaltı ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 13.04.2018 tarihinde kesinleştiği, davanın 5271 sayılı Kanunun 142 inci maddesinin birinci fıkrasında belirlenen süre içerisinde yetkili ve görevli mahkemede açıldığı ve kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu anlaşılmıştır.
Davacı Vekilinin Temyiz Talebi Yönünden
A.Maddi Tazminat Talebi Yönünden
Tazminat talebinin dayanağı olan ceza dava dosyasında beraat etmiş olması nedeniyle davacı lehine maktu vekalet ücretine hükmolunması gerektiği, maktu vekalet ücretini aşan ve serbest meslek makbuzu ile ispatlanan kısmın ise davacı ile avukatı arasındaki hukuki ilişkiye dayandığı, bu nedenle koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davasında zarar kapsamında değerlendirilemeyeceği, davacının cezaevi harcamalarının, kıdem tazminatının 5271 sayılı CMK’nın 141 ve devamı maddelerine göre belirlenmesi gereken maddi zarar kapsamında hüküm altına alınamayacağı dikkate alındığında, maddi tazminat hesabına dahil edilmemesinde isabetsizlik görülmemiştir.
Davacının dava dilekçesinde ve tazminat yargılanması boyunca . Petrol Ürünleri Ltd. Şti.’nin müdürü olduğunu beyan etmesi karşısında, söz konusu geliri ve tutuklu kaldığı döneme ilişkin kazanç kaybı miktarı konusunda itibar edilebilecek herhangi bir belge ibraz edemeyen davacının, bahse konu döneme ilişkin olarak Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca 16 yaşından büyükler için belirlenen net asgari ücret miktarı üzerinden hesaplama yapılmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
B. Manevi Tazminat Talebi Yönünden
Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması, hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde yer alan (B) bendinde açıklanan nedenle açıklanan nedenle davacı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden … Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 11.04.2019 tarihli ve 2019/563 Esas, 2019/554 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca … Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

09.01.2023 tarihinde karar verildi.