YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/9683
KARAR NO : 2023/202
KARAR TARİHİ : 23.01.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
Davacı hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, davalı vekilinin yokluğunda verilen kararın ve temyiz dilekçesinin tebliği üzerine 25.07.2022 tarihinde verdiği dilekçesinde, hükme ilişkin temyiz sebeplerini bildirerek katılma yolu temyiz isteminde bulunduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Davacı vekili 30.11.2015 tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin üzerine kayıtlı…… plakalı aracın şasi numarasının orjinal olmadığından bahisle resmi belgede sahtecilik suçundan yapılan soruşturma neticesinde ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karar aldığı, bu soruşturma ile aracına 17.03.2014 tarihinden 12.02.2015 tarihine kadar el koyma işlemi uygulanması nedeniyle oluşan zararının tazmini açısından 10.000,00 TL maddi ve 10.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir.
2. Davalı vekili 11.12.2015 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davanın 3 aylık ve 1 yıllık hak düşürücü sürede açılmadığından reddi gerektiğini, davanın yetkili mahkemede açılmadığını, davacının haksız el koyma nedeni ile zarara uğramadığını, zararına dair herhangi bir belge ibraz etmediğini, el koyma işlemleri nedeniyle manevi tazminata hükmedilmemesi gerektiğini, bu nedenle haksız açılan davanın reddi gerektiğini öne sürmüştür.
3…. 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 31.03.2016 tarihli ve 2015/278 Esas, 2016/166 Karar sayılı kararı ile; tazminat talebinin kısmen kabulü ile 2.725,00 TL maddi, 3.000,00 TL manevi tazminatın 04.12.2015 tarihinden yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
4…. 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 31.03.2016 tarihli ve 2015/278 Esas, 2016/166 Karar sayılı kararının davalı vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 25.04.2022 tarihli ve 2020/12429 Esas, 2022/3287 Karar sayılı kararı ile; davacının dava dilekçesinde hükmedilecek tazminatlara dava tarihinden faiz uygulanmasını talep etmesine rağmen, hükmedilen tazminatlara 04.12.2015 tarihinden faiz uygulanması temyiz edenin sıfatına göre bozma nedeni yapılmadığını, davacı hakkında el koyma işlemi nedeniyle manevi tazminata hükmedilmemesi gerektiğinden bahisle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile bozulmasına karar verilmiştir.
5…. 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 01.07.2022 tarihli ve 2022/344 Esas, 2022/371 Karar sayılı kararı ile bozma ilamına uyularak tazminat talebinin kısmen kabulü ile manevi tazminatın reddine, 2.725,00 TL maddi tazmitanın 04.12.2015 tarihinden yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
6.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığın 26.11.2022 tarihli tebliğnamesi ile davalı vekilinin ve davacı vekilinin temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanmasını talep edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Davalı vekilinin temyiz istemi;
Yerel mahkemece yeterince araştırma yapılmadığını, davanın süresinde açılmadığını, hükmedilen tazminat tazminat miktarının fahiş olduğunu, haksız tutuklamadan dolayı muhtemel zararının maddi tazminat olarak ödenmemesi gerektiğine ilişkindir.
B. Davacı vekilinin temyiz istemi;
Manevi tazminat talebinin kabul edilmesi gerektiğini, maddi tazminat miktarının eksik olduğunu, davanın kısmen kabulüne karar verilmesine rağmen vekalet ücretine hükmedilmemesinin hukuka aykırı olduğuna, ilişkindir.
III. DAVA KONUSU
Temyizin kapsamına göre;
İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Tazminat talebinin esasını oluşturan … Cumhuriyet Başsavcılığının 2014/10246 Soruşturma sayılı soruşturma dosyası kapsamında, davacının resmi belgede sahtecilik suçundan 63 ZR 995 plakalı aracına 17.03.2014-12.02.2015 tarihleri arasında 332 gün elkonulduğu, yapılan soruşturma sonunda kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, 12.02.2015 tarihli ek karar ile de aracın sahibine iadesine karar verildiği, bu kararın 19.02.2015 tarihinde kesinleştiği, ve davanın 5271 sayılı Kanunun 142 inci maddesinin birinci fıkrasında belirlenen süre içerisinde yetkili ve görevli mahkemede açıldığı, davacının mevsimlik işçi taşıdığı anlaşılmakla ücret tarifesi ve davacının yediemine ödediği fatura dosya kapsamına alınıp, el koyma nedeni ile manevi tazminata hükmedilemeyeceğinden manevi tazminatın reddine, 2.725,00 TL maddi tazminatın 04.12.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Tazminat talebinin dayanağı olan … Cumhuriyet Başsavcılığının 2014/10246 Soruşturma sayılı soruşturma dosyası kapsamında, davacının resmi belgede sahtecilik suçundan 63 ZR 995 plakalı aracına 17.03.2014-12.02.2015 tarihleri arasında 332 gün elkonulduğu, yapılan soruşturma sonunda kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, 12.02.2015 tarihli ek karar ile de aracın sahibine iadesine karar verildiği, bu kararın 19.02.2015 tarihinde kesinleştiği, elkoyma tarihi itibariyle davanın yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanunun 142 inci maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı ve kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu anlaşılmıştır.
A.Davalı vekilinin temyiz istemi;
1.Davanın süresinde açılmadığına yönelik temyiz talebi yönünden
Tazminat talebinin dayanağı olan ceza dava dosyasında, davacı hakkında verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın 12.09.2015 tarihinde kesinleştiği ve kesinleşmiş kararın davacıya tebliğ edilmediği anlaşıldığından, davanın 5271 sayılı Kanunun 142 inci maddesinde öngörülen ve hak düşürücü süre olan 1 yıl içerisinde açıldığı anlaşılmakla herhangi bir hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2.Muhtemel zararların tazminat olarak verilmemesi gerektiğine yönelik temyiz talebi yönünden
Davacı dava dilekçesinde ve devamında üzerine kayıtlı aracına el koyma işlemi uygulanması nedeniyle tazminat talep ettiğinden davalı vekilinin haksız tutuklama nedeniyle davacı hakkında muhtemel zararların tazminat olarak verildiğine yönelik temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
3.Hükmedilen maddi tazminatın fazla olduğuna yönelik temyiz talebi yönünden
Davacının üzerine kayıtlı 63 ZR 995 plakalı aracına el konulması nedeniyle yerel mahkemece … Şoförler ve Otomobilciler Odası yazısı, Sosyal Güvenlik Kurumu hizmet dökümü, davacının yediemine ödediği ücret faturası dosya arasına alınıp bilirkişi marifetiyle yapılan hesaplamada herhangi bir hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B.Davacı vekilinin temyiz istemi;
1.Hükmedilen maddi tazminat miktarı yönünden
Davacının üzerine kayıtlı 63 ZR 995 plakalı aracına el konulması nedeniyle yerel mahkemece, … Şoförler ve Otomobilciler Odası yazısı, Sosyal Güvenlik Kurumu hizmet dökümü, davacının yediemine ödediği ücret faturası dosya arasına alınıp bilirkişi marifetiyle yapılan hesaplamada herhangi bir hukuka aykırılık bulunmamış, ayrıca bozma ilamı öncesinde davacının maddi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 2.725,00 TL maddi tazminatın ödenmesine ilişkin … 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 31.03.2016 tarihli ve 2015/278 Esas, 2016/166 Karar sayılı hükmünün yalnızca davalı vekili tarafından temyiz edildiği, bu kapsamda bozma ilamı sonrasında yerel mahkemece davacı için takdir edilen 2.725,00 TL tazminatın davalı lehine usulü kazanılmış hak oluşacağı anlaşılmakla davacı vekilinin maddi tazminatın eksik olduğuna yönelik temyiz isteminin reddine karar verilmiştir.
2.Manevi tazminatın kabul edilmesi gerektiğine yönelik temyiz talebi yönünden
Manevi tazminat davaları kişilik hakkını koruyan, haksız tecavüzün doğurmuş olduğu olumsuz sonuçları, yani zararın giderilmesini, telafi edilmesini amaçlamaktadır. Manevi tazminat davası için, kişilik haklarının ihlal edilmesi özellikle sosyal ve duygusal kişilik değerlerinin ihlali ve hukuka aykırı bir fiilin bulunması gerekir. Yakalanan veya tutuklanan kimsenin gerek aile, gerekse … çevresinde itibarının sarsılması, aile, çocuk ve yakınları için tutukevinde hasret çekilmesi, kişinin tutuklanması nedeniyle ruhi sıkıntılar çekmesi, cezaevi şartları, buralarda duyduğu acı ve ızdıraplar kişinin manevi zararının giderilmesini gerekli kılmaktadır. Tutuklanan kimseye verilecek manevi tazminatın tespitinde; tutukluluk süresi, kişinin sosyal ve ekonomik yeri, üzerine yüklenen ve ceza kovuşturmasına konu olan suçun nitelik ve kapsamı göz önünde bulundurulmalıdır. Bu açıklamalar ışığında, yalnızca haksız yere yakalanan ya da tutuklanan kişinin çektiği acının karşılığı olarak manevi zarar ödenmesi gerektiği, haksız el koyma nedeniyle manevi tazminat şartlarının oluşmayacağı gözetilerek, manevi tazminat talebinin reddine karar verilmesinde herhangi bir hukuka aykırılık görülmemiştir.
3. Vekalet ücretine hükmedilmemesi talebi yönünden
Davanın kısmen kabulüne karar verilmesi karşısında, yargılama sırasında kendisini vekil ile temsil ettiren davacı lehine, yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca vekalet ücreti takdir edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde (B-3) nolu paragrafında açıklanan nedenle … 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 01.07.2022 tarihli ve 2022/344 Esas, 2022/371 Karar sayılı kararına yönelik davacı vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasına; “Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihi itibariyle Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri dikkate alınarak 2.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davalı hazineden alınarak davacıya verilmesine,” ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
23.01.2023 tarihinde karar verildi.