YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/4722
KARAR NO : 2008/5274
KARAR TARİHİ : 16.09.2008
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında kooperatifçe yaptırılan konutun aidiyetinin tespiti ile tapu iptali ve tescil istemlerine ilişkin görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca duruşmalı olarak incelenmesi istenilmekle; duruşma için belli edilen gün ve saatte temyiz eden … geldi. Aleyhine temyiz istenilen taraftan gelen olmadı. Gelenin yüzüne karşı duruşmaya başlandı. Sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmanın bittiği bildirildi. Süresi içinde inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Davacı vekili, müvekkilinin hisse devri suretiyle davalı kooperatife üye olduğunu; üyeliğin, önceki sahiplerine kurada isabet eden konutun devri nedeniyle müvekkiline ait olduğunu, ancak konutun müvekkiline teslim edilmediğini ileri sürerek, dairenin müvekkiline aidiyetinin tespiti ile tapu kaydının iptali ve müvekkili adına tescilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davacının usulüne uygun olarak kooperatif üyesi olmadığını, kooperatif başkanı ile anlaşma yaptığını, ayrıca davalının kooperatif üyeliğinden istifa ettiğini savunmuştur. Mahkemece, davacı hakkında peşin üyelik için gerekli genel kurul kararı bulunmadığı, ayrıca önceki üyenin istifasından sonra üyeliğin dava dışı kooperatif başkanına intikalinin ispatlanamadığı, bu nedenle kooperatif üyeliğinin usulüne uygun olmadığı gerekçeleriyle, davanın reddine karar verilmiş; hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kooperatif üyeliğine dayalı tapu iptali ve tescil davası olup, mahkemece yukarıda yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, davacının üye olduğunu ileri sürdüğü tarihten sonraki döneme ilişkin dosyaya sunulan 26.05.2002 tarihli genel kurulun 8. maddesinde alınan karar ile daha önce peşin satış ile üye olduğunu iddia eden kişilerin üyeliğe kabulleri hususunda yönetim kuruluna yetki verilmiştir. Mahkemece, ilke olarak peşin üyeliğe kabul hakkında genel kurul kararı bulunmadığı gerekçesiyle dava reddedilmiş ise de daha sonra alınan karara göre yönetim kurulunun peşin üyeliğe kabul işlemleri genel kurulca benimsenmiştir. Bu durumda mahkemece, davacının peşin üyeliğe kabulüne ilişkin yönetim kurulu işleminin de ilke olarak geçerli olduğunun kabulü ile, davacının üyeliğe kabul işleminin diğer yönlerden geçerli sayılıp sayılamayacağı hususunun değerlendirilmemiş olması yerinde görülmediği gibi alınan ilk raporda davacının kooperatif üyesi olduğu, ikinci raporda ise üye olup olmadığı hususunda kesin bir açıklama yapılmamakla beraber davacının iddialarının peşin üyeliğe ilişkin olduğu ve genel kurul kararı bulunmadığı için davacının bu şartları taşımadığı belirtilmiş olduğu halde mahkemece raporlar arasındaki çelişki giderilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulması da isabetsizdir. Davacı vekilinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, diğer yönlerin şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden tarafa iadesine, 16.09.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.