YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/7128
KARAR NO : 2008/5299
KARAR TARİHİ : 16.09.2008
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 147 ada 155 parsel sayılı 9649.81 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz ham toprak niteliği nedeniyle davalı Hazine adına tesbit edilmiştir. Davacı …, yasal süresi içinde kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne ve çekişmeli parselin davacı adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece zilyetlikle mülk edinme şartlarının davacı lehine gerçekleştiği kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama karar için yeterli bulunmamaktadır. Taşınmazın niteliği ile ilgili olarak ziraatçı bilirkişiden ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmamış, tespite aykırı sonuca varıldığı halde tespit bilirkişilerinin tamamı dinlenmemiş, çekişmeli taşınmaz ormana sınır olduğu halde taşınmazın öncesinin orman olup olmadığı hususu araştırılmamış, orman olmadığının anlaşılması halinde ise zilyetliğin başlangıç ve sürdürülüş biçimi yöntemince araştırılmamıştır. Sağlıklı sonuca varılabilmesi için, çekişmeli taşınmaza komşu parsellerin onaylı tutanak suretleriyle dayanağı olan kayıtlar orman tahdidine ilişkin tüm harita ve belgeler getirtilip dosya ikmal edildikten sonra mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişilerle; aynı yönteme göre tesbit edilecek taraf tanıkları, tespit bilirkişileri, ziraatçi ve ormancı bilirkişi huzuruyla keşif icra edilmelidir. Taşınmazın başında icra edilecek keşif sırasında dinlenecek yerel bilirkişi, tespit bilirkişileri ve taraf tanıklarından, zilyetliğin sürdürülüşü ile ilgili olarak, taşınmazın geçmişte ne durumda bulunduğu, kime ait olduğu, kimden nasıl intikal ettiği, kim tarafından ne zamandan beri ne suretle kullanıldığı, öncelerinin orman, mera, yaylak veya kışlak olup olmadığı, taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olması halinde imar-ihyaya konu edilip edilmediği, imar-ihyaya konu edilmiş ise ihyanın hangi tarihte başlayıp ne zaman bitirildiği, etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, ziraatçi bilirkişiden taşınmazın toprak yapısı ve bitki örtüsü ile ilgili ormancı bilirkişi kurulundan ise taşınmazın öncesinin orman olup olmadığı ile ilgili bilimsel ve teknik verilere dayalı rapor alınmalı, bilirkişi ve tanık sözleri komşu parsel tutanak ve dayanaklarıyla denetlenmeli, davacının belgesiz olarak aynı çalışma alanı içinde taşınmaz iktisap edip etmediği sorularak miktar sınırlaması yönünden araştırma yapılmalı, teknik bilirkişilere keşfi takibe imkan verir kroki düzenlettirilmeli, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Eksik incelemeyle yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulüyle hükmün BOZULMASINA, 16.09.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.