YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/6559
KARAR NO : 2023/16
KARAR TARİHİ : 09.01.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Davacı vekili 10.04.2018 tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 27.07.2015 tarihinde tutuklandığını, 09.02.2016 tarihinde tahliye edildiğini, 06.06.2017 tarihinde adli kontrol kararı verildiği ve yargılama sonucunda delil yetersizliğinden beraatine karar verilmesi nedeniyle 50.000,00 TL maddi, 100.000,00 TL manevi tazminatın yasal faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir.
2. Davalı vekili 03.05.2018 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Açılan dava haksız ve hukuka aykırı olup davanın reddi gerektiği, davanın görevli ve yetkili mahkemede ve yasal sürede açılmadığını, davacının açılan davaya rızasının olup olmadığının, davacı vekilinin vekaletnamesinde tazminat davası açma yetkisinin bulunup bulunmadığının araştırılması gerektiğini, davacı kendi kusurlu hareketleri ile tedbir uygulanmasına sebebiyet vermiş olup, bu nedenle tazminat talebinde bulunmaması gerektiğini, derdest dosya araştırması yapılması gerektiğini, talep edilen tazminat miktarı gerçek kaybın çok üstünde olduğunu, faiz ve faiz başlangıç tarihi talebi haksız olup reddi gerektiğini, açıklanan nedenlerle hukuka aykırı davanın reddi gerektiğini öne sürmüştür.
3. … 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.06.2018 tarihli ve 2018/220 Esas, 2018/399 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
4. … Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin, 26.10.2018 tarihli ve 2018/2669 Esas, 2018/2876. Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davalı vekilinin ve davacı vekilin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
5.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığın 03.10.2021 tarihli tebliğnamesi ile davacı vekilinin temyiz isteminin esastan reddi talep edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davacı vekilinin temyiz istemi;
Davacının gözaltı ve tutuklu kalması dışında, adli kontrol tedbiri uygulanması nedeniyle de tazminata hükmedilmesi gerektiği, hükmedilen maddi ve manevi tazminatın eksik olduğuna, ilişkindir.
III. DAVA KONUSU
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Tazminat talebinin dayanağı olan … Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin 2015/537 Esas – 2018/84 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının tasarlayarak öldürme, nitelikli kasten öldürme ve silahlı terör örgütüne üye olma suçlarından 24.07.2015 – 09.02.2016 arasında 201 gün gözaltı ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 26.03.2018 tarihinde kesinleştiği, davanın 5271 sayılı Kanunun 142 inci maddesinin birinci fıkrasında belirlenen süre içerisinde yetkili ve görevli mahkemede açıldığı, davacı hakkında düzenlenen tutuklama müzekkeresinin kesintisiz infaz gördüğü, gözaltı ve tutukluluk süresinin mahsuba konu yapılmadığı, mükerrer dava açılmadığı belirlenerek, tutuklu ve gözaltında kaldığı sürelerin yürürlükte bulunan asgari ücret üzerinden hesap ederek 7.136,64 TL maddi, 15.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davalı vekilinin ve davacı vekilin istinaf başvurusu üzerine; istinaf merci; tazminat davasına dayanak olan dava dosyasında davacının 200 gün süreyle gözaltı ve tutuklu kaldığı, davacının tutuklu kaldığı döneme ait net asgari ücret üzerinden kesinti yapılmadan ve cezaevine girdiği gün sayılmayıp çıktığı gün sayılarak hesaplama yapıldığında davacının maddi zararının 7.070,86 TL olmasına rağmen, davacının tutuklu kaldığı sürenin bir gün fazla sayılması ve hesap hatası yapılması suretiyle maddi tazminatın fazla belirlenmesi kanuna aykırı olup, davalı vekilinin istinaf başvurusu bu yönüyle yerinde ise de; bu aykırılık yeniden yargılama yapmayı gerektirmeyen düzeltilebilir nitelikte bir yanılgı olduğundan hüküm fıkrasında yer alan 7.136,64 TL maddi tazminat miktarının 7.070,86 TL’ye indirilmesi suretiyle, istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Tazminat talebinin dayanağı olan … Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin 2015/537 Esas – 2018/84 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının tasarlayarak öldürme, nitelikli kasten öldürme ve silahlı terör örgütüne üye olma suçlarından 24.07.2015 – 09.02.2016 arasında 200 gün gözaltı ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 26.03.2018 tarihinde kesinleştiği, davanın 5271 sayılı Kanunun 142 inci maddesinin birinci fıkrasında belirlenen süre içerisinde yetkili ve görevli mahkemede açıldığı ve kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu anlaşılmıştır.
Davacı vekilinin temyiz sebepleri yönünden
1.Maddi Tazminat Talebi Yönünden;
5271 sayılı CMK’nın 141 ve devamı maddelerinde ”suç soruşturması ve kovuşturması sırasında” gerçekleşen koruma tedbirlerine ilişkin hukuka aykırılıklar yönünden bu kanun hükümlerine göre tazminat istenebileceği belirtilmekle birlikte madde metninde bu aykırılıkların tahdidi şekilde sıralanmış olması ve 5271 sayılı CMK’nın 141. maddesine 6545 sayılı Kanunun 70. maddesi ile 18.06.2014 tarihinde eklenen 3. fıkrasında belirtilen “Birinci fıkrada yazan hâller dışında, suç soruşturması veya kovuşturması sırasında kişisel kusur, haksız fiil veya diğer sorumluluk hâlleri de dâhil olmak üzere hâkimler ve Cumhuriyet savcılarının verdikleri kararlar veya yaptıkları işlemler nedeniyle tazminat davaları ancak Devlet aleyhine açılabilir.” hükmü nazara alındığında; davacı hakkında verilen adli kontrol işleminin madde kapsamında değerlendirilemeyeceği dikkate alındığında, maddi tazminat hesabına dahil edilmemesinde isabetsizlik görülmemiştir.
Davacının geliri ve tutuklu kaldığı döneme ilişkin kazanç kaybı miktarı konusunda itibar edilebilecek herhangi bir belge ibraz edemeyen davacının, bahse konu döneme ilişkin olarak Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca 16 yaşından büyükler için belirlenen net asgari ücret miktarı üzerinden hesaplama yapılmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
2. Manevi Tazminat Talebi Yönünden;
Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması, hukuka aykırı bulunmuş ve tebliğnamede esastan ret isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde yer alan (2). madde başlığında açıklanan nedenle davacı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden … Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin, 26.10.2018 tarihli ve 2018/2669 Esas, 2018/876 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca … Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
09.01.2023 tarihinde karar verildi.