YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/4693
KARAR NO : 2023/73
KARAR TARİHİ : 12.01.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Taksirle öldürme
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği uygulanması gerekli 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği sanık müdafiinin ve katılanlar vekilinin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.03.2016 tarihli ve 2015/201 Esas, 2016/354 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 85 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 50 nci maddesinin birinci fıkrası (a) bendi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkrası uyarınca 22.800 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
2. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 23.09.2020 tarihli ve 2016/240773 sayılı, katılanlar vekilinin ve sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddi ile teşdidin derecesinde yanılgıya düşüldüğünden bahisle bozma görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılanlar vekilinin temyiz sebepleri;
Sanık hakkında hükmedilen hapis cezasının adli para cezasına çevrilmemesi gerektiğine ilişkindir.
B. Sanık müdafiinin temyiz sebepleri;
Sanığın meydana gelen olayda kusuru bulunmadığına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
Yerel Mahkemenin Kabulü
1. Suç tarihinde gece saat 01:10 sıralarında sanığın sevk ve idaresindeki….. plaka sayılı otomobili ile … istikametinden Karamürsel istikametine doğru seyir halindeyken kaza mahalline geldiği esnada aracının sol ön ve sol ayna kısmıyla seyir istikametine doğru sağ tarafından karşıdan karşıya geçiş yapan yaya …’a çarpması neticesinde …’un bölünmüş yolun ortasında bulunan tellerin üzerinden karşı tarafa geçip karşı taraftaki yolun içine düşmesi neticesinde öldüğü, olayın oluşumunda mahal şartlarını dikkate alıp hızını yeterince azaltarak seyretmeyen sanığın tali kusurlu olduğu, bu kapsamda taksirle öldürme suçunu işlediği anlaşılmakla, buna göre uygulama yapıldığı belirlenmiştir.
2. Sanığın aşamalardaki beyanlarında, yaklaşık 60-70 km hızla giderken ve yeşil ışıklar yanarken önünde bir karartı gördüğünü, bir insan olduğunu fark ettiğini, çarpmamak için direksiyonu sağ tarafa kırsa da çarpmaya engel olamadığını ifade etmekle, üzerine atılı suçlamayı kabul ettiği anlaşılmıştır.
3. Tanık … 24.01.2015 tarihli kolluk beyanında, kaza anında yayanın … Karamürsel istikametinde yolun sağ kenarında park halinde duran tırın arkasından yola çıktığını, yolun ortasında durakladığını ve Karamürsel istikametine baktığını ve yürümeye devam ettiğini, bu esnada sol şeritten gelen otomobilin fren yaptığını ve sağ sol yaparak yayaya vurmamaya çalıştığını, fakat duramayarak aracının sol ön kısmından yayaya vurduğunu, çarpmanın etkisiyle yayanın havalanarak tel çitli orta refüj üzerinden yolun karşısına Karamürsel … istikametindeki şerit üzerine düşerek yuvarlandığını, çarpma sonrası otomobilin ışıkları geçince durabildiğini ifade etmektedir.
4. Kaza tespit tutanağına, soruşturma aşamasında alınan trafik bilirkişi raporuna ve kovuşturma aşamasında mahkemece olay mahallinde keşif icra edilerek keşif neticesinde hazırlanan trafik bilirkişi raporuna göre karşıdan karşıya geçişini yaya alt geçidinden yapmayan, kendi güvenliği açısından yaklaşan aracın uzaklık ve hızını dikkate almayan yayanın asli kusurlu, kavşağa yaklaşırken hızını azaltmayan sanığın tali kusurlu olduğu belirtilmiştir.
5. Kusur oranlarının belirlenmesi bakımından Adli Tıp Kurumu … Trafik İhtisas Dairesinden alınan raporda sanığın, bölünmüş, görüşün açık olduğu yol bölümünde mahal şartlarını dikkate alıp hızını yeterince azaltarak seyretmemesi nedeniyle alt düzeyde tali kusurlu olduğu, ölen yayanın ise yaya alt geçidi bulunan mahalde yaya alt geçidini kullanmayıp kontrolsüz bir şekilde geçiş yaparak çarpışmanın meydana gelmesine sebebiyet verdiği, gelen araca ilk geçiş hakkını vermeyerek asli kusurlu olduğu tespitleri yer almıştır.
6. Sanığın güncel adlî sicil kaydı dava dosyasına eklenmiştir.
IV. GEREKÇE
Yapılan inceleme neticesinde yerel mahkemenin kararında, oluş ve kabulde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı görülmüştür.
A. Tebliğnamedeki Temel Cezaya İlişkin Görüş Yönünden;
Sanığın dosyada bulunan deliller kapsamında tayin olunan eylemi bakımından, 5237 sayılı Kanun’un 61 inci maddesinde yer verilen, suçun işleniş biçimi, sanığın taksirinin yoğunluğu, meydana gelen zararın ağırlığı gibi ölçütler ile aynı Kanun’un 3 üncü maddesinin birinci fıkrasına belirtilen cezada orantılılık ilkesi dikkate alınarak tali kusurlu olarak ölüme sebebiyet veren sanık hakkında belirlenen temel ceza miktarında bir isabetsizlik bulunmadığı, hükmedilen hapis cezasının adli para cezasına çevrildiği anlaşıldığından Tebliğname’de açıklanan görüşe iştirak olunmamıştır.
B. Katılan Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden;
Katılanlar vekilinin sanık hakkında hükmedilen hapis cezasının adli para cezasına çevrilmemesi gerektiğine ilişkin temyiz isteği yönünden; 5237 sayılı Kanunun 50 nci maddesinin birinci ve dördüncü fıkrasına göre taksirli suçlardan dolayı hükmolunan uzun süreli hapis cezasının, suçlunun kişiliğine, sosyal ve ekonomik durumuna, yargılama sürecinde duyduğu pişmanlığa ve suçun işlenmesindeki özelliklere göre, adli para cezasına çevrilebileceği düzenlenmiş olup, meydana gelen olayda tali kusurlu olan, dosyada bulunan adli sicil kaydına göre mahkumiyeti bulunmayan ve yargılama sürecindeki davranışları lehine değerlendirilen sanık hakkında, hükmolunan hapis cezasının, sanığın sosyal ve ekonomik durumu ve suçun işlenmesindeki özellikler dikkate alınarak adli para cezasına çevrilmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
C. Sanık Müdafiinin Kusura İlişkin Temyiz İstemi Yönünden;
Yargılama aşamasında düzenlenen trafik bilirkişi raporu ile uyumlu Adli Tıp … Trafik İhtisas Dairesinden alınan 01.12.2015 tarihli bilirkişi raporunun, oluş ve dosya kapsamı ile uyumlu olduğu, kusur durumunu kesin bir şekilde tespit ettiği anlaşılmakla, hükümde bu yönüyle bir isabetsizlik görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.03.2016 tarihli ve 2015/201 Esas, 2016/354 Karar sayılı kararında sanık müdafii ve katılanlar vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin ve katılanlar vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
12.01.2023 tarihinde karar verildi.