Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2021/6861 E. 2023/194 K. 23.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/6861
KARAR NO : 2023/194
KARAR TARİHİ : 23.01.2023

.
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
..
DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat

İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, aynı Kanun’un 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Davacı vekili 04.10.2017 tarihli dava dilekçesinde özetle; “Müvekkilin nitelikli adam öldürme suçundan beraatine karar verilen ceza dosyası kapsamında, 24.12.2008 – 24.07.2009 tarihleri arasında cezaevinde kalması sebebiyle tazminat davası açılmış olup, bu davada bilirkişi tarafından 16.273,34 TL maddi tazminat hesaplanmasına rağmen mahkemece taleple bağlı kalınarak 10.000,00 TL maddi tazminata hükmedilmesi sebebiyle şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminatın tutuklama tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesini talep ederim” şeklinde beyanda bulunmuştur.

2. Davalı vekili 18.12.2017 tarihli cevap dilekçesinde özetle; “Davanın süresinde açılmadığının tespiti ve davacının davasını ispatlayamaması halinde davanın reddi gerekir. Davacının yargılanması esnasında kanuna aykırı işlem yapılmadığından ve devlet ve … hazinesine izafe edilebilecek kusur bulunmadığından davanın reddi gerekir. Davanın reddi gerekmekle birlikte, kısmen kabul halinde dahi reddedilen kısım üzerinden davalı hazine lehine vekalet ücretine hükmedilmesini talep ederiz.” şeklinde beyanda bulunmuştur.

3. Bolu Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.09.2018 tarihli ve 2017/335 Esas, 2018/250 Karar sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.

4. … Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 24.12.2018 tarihli ve 2018/240 Esas, 2018/225 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

5. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 25.09.2021 tarihli ve 2019/13483 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davacı vekilinin temyiz istemi; açılan ilk davanın 6100 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinde düzenlenen kısmî dava olarak açıldığına ve ilk dava dilekçesinde fazlaya ilişkin hakların saklı tutulduğuna dair ibare bulunmamasının davanın reddini gerektirmeyeceğine ilişkindir.

III. DAVA KONUSU
Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Yapılan incelemede, davacının daha önce 18.07.2013 tarihinde … 2. Ağır Ceza Mahkemesinde 10.000,00 TL maddi 30.000,00 TL manevi tazminat talepli tazminat davası açtığı, … 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 20.03.2014 tarih ve 2013/162 Esas, 2014/69 Karar sayılı kararı ile yetkisizlik kararı verilerek dosyanın Bolu Ağır Ceza Mahkemesine gönderildiği, Bolu Ağır Ceza Mahkemesinin 28.10.2014 tarih ve 2014/110 Esas, 2014/223 Karar sayılı kararı ile davanın yasal süresinden sonra açıldığı gerekçesi ile davanın reddine karar verildiği, kararın temyizi üzerine Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 17.04.2017 tarih ve 2015/16517 Esas, 2017/3179 Karar sayılı ilamı ile kararın bozulduğu, yargılamaya devam eden Bolu Ağır Ceza Mahkemesinin 12.09.2017 tarih ve 2017/143 Esas, 2017/174 Karar sayılı kararı ile davacının maddi tazminata yönelik talebinin kabulü ile 10.000,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, manevi tazminata yönelik talebinin kısmen kabulü ile 7.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı hazineden alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebinin reddine karar verildiği, bu kararın Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 28.05.2018 tarih ve 2018/72 Esas, 2018/5966 Karar sayılı ilamı ile onandığı anlaşılmıştır.

Davacının yukarıda safahatı belirtilen yargılamaya esas dava dilekçesinde başka bir husus belirtmeden 10.000 TL maddi tazminat istediği görülmektedir.

Bu kapsamda her ne kadar davacı daha önceki davasında bilirkişinin 16.273,34 TL maddi tazminat hesapladığını bu nedenle aradaki farka yönelik şimdilik 1.000 TL istediğini belirterek yeniden tazminat davası açmış ise de, tazminat davalarında taleple bağlılık kuralı esas olduğundan ve daha önce mahkememizce davacının talebi hakkında karar verilmiş olduğundan davacının davasının reddine karar vermek gerekmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince verilen kararla ilgili olarak, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
Tazminat talebinin dayanağı olan … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2009/135 E., 2011/18 K. sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının kasten öldürme suçundan 24.12.2008 – 24.07.2009 tarihleri arasında 212 gün tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine karar verildiği, beraat hükmünün 28.11.2012 tarihinde kesinleştiği, davanın tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’a tabi olduğu, davacının 18.07.2013 tarihli dava dilekçesi ile tutuklu kaldığı süreye ilişkin olarak 10.000,00 TL maddi, 20.000,00 TL manevi tazminat talep ettiği, Bolu Ağır Ceza Mahkemesinin 12.09.2017 tarih, 2017/143 E., 2017/174 K. sayılı kararı ile 10.000,00 TL maddi, 7.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesinin ardından davacının 04.10.2017 tarihli dilekçesi ile aynı konu ve nedene dayalı olarak yeni bir dava açtığı ve Bolu Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/143 E. sayılı dosyasında davacının tutuklu kaldığı süreye ilişkin olarak bilirkişi marifetiyle 16.273,34 TL maddi zarar tespit edilmesine rağmen mahkemece taleple bağlı kalınarak 10.000,00 TL maddi tazminata hükmedilmesi sebebiyle bu iki meblağ arasındaki fark için 1.000,00 TL maddi tazminat talep ettiği, bu aşamada Bolu Ağır Ceza Mahkemesinin 12.09.2017 tarih, 2017/143 E., 2017/174 K. sayılı kararının davalı vekilinin temyizi üzerine Dairemiz tarafından incelenerek 28.05.2018 tarih, 2018/72 E., 2018/5966 K. sayılı karar ile onanmasına karar verilmesi suretiyle kesinleştiği anlaşılmıştır.

Davacı vekilinin temyiz istemi yönünden
Tazminata esas ceza davasındaki beraat hükmünün 28.11.2012 tarihinde kesinleşmesinin ardından 5271 sayılı Kanun’un 142 nci maddesinin birinci fıkrasında öngörülen 1 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra 04.10.2017 tarihinde dava açılması nedeniyle dava açma süresinin geçtiği ve aynı konu ve nedene dayalı olarak birden fazla davanın açıldığı, süresinde açılan ilk davada davacının talebi doğrultusunda davacı lehine tazminata hükmedildiği anlaşıldığından davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle … Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 24.12.2018 tarihli ve 2018/240 Esas, 2018/225 Karar sayılı kararında davacı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bolu Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

23.01.2023 tarihinde karar verildi.