YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/6833
KARAR NO : 2008/5646
KARAR TARİHİ : 25.09.2008
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 237 ada 5 parsel sayılı 135.77 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz vergi kaydı, ifraz ve satın alma nedeniyle …’a ait olmakla birlikte zilyetliğin terk edilmesi nedeniyle, 226 ada 84 ve 89 parsel sayılı 604.99 ve 692.57 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, devletin hüküm ve tasarrufu altındaki ham toprak nitelikli yerlerden olmaları nedeniyle davalı Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı …, yasal süresi içerisinde irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanak 237 ada 5 parsel sayılı taşınmaz ile 226 ada 84 parsel sayılı taşınmazın yaklaşık 500 metrekare ve 226 ada 89 parsel sayılı taşınmazın yaklaşık 300 metrekare kısımlarının adına tescili istemiyle ayrı ayrı dava açmıştır. Mahkemece dava dosyaları birleştirilerek yapılan yargılama sonunda, davacının davasının kısmen kabul, kısmen reddiyle çekişmeli 237 ada 5 parsel sayılı taşınmaz ile 17.11.2006 tarihli fen bilirkişi raporunda çekişmeli 226 ada 84 parsel sayılı taşınmazın “B” harfiyle gösterilen bölümü dışında kalan bölümü ve çekişmeli 226 ada 89 parsel sayılı taşınmazın “A” harfiyle gösterilen bölümü dışında kalan bölümlerinin davacı … adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve çekişmeli taşınmazların davacı adına tescile karar verilen bölümleri üzerinde davacı yararına edinme koşullarının oluştuğu mahallinde yapılan keşif ve uygulama, dinlenen bilirkişi ve tanık sözleri ile dosyaya sunulan uzman bilirkişi raporlarıyla belirlendiğine göre davalı Hazine vekilinin diğer temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak, kadastro hakimi önüne gelen uyuşmazlıkları çözmek, hakkında dava açılmakla davalı duruma düşen taşınmazlarla ilgili tescil hükmü kurmakla yükümlü olduğu halde çekişmeli 226 ada 84 ve 89 parsel sayılı taşınmazlarda davacının davasının kabul edildiği bölümler dışında kalan bölümler hakkında tescil hükmü kurulmaması isabetsiz olduğundan kararın bu nedenle bozulması gerekmekte ise de, bu eksikliklerin giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, kararın hüküm kısmının 1.fıkrasının 6.satırındaki “reddine” sözcüğünden sonra gelmek üzere “dava konusu 226 ada 84 parsel sayılı taşınmazın 17.11.2006 tarihli uzman fen bilirkişi krokisinde “B” harfi ile gösterilen 229.94 metrekare miktarındaki kısmının tespit gibi Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline;” kararın hüküm kısmının 1.fıkrasının 11.satırındaki “tesciline” sözcüğünden sonra gelmek üzere “davacının bu parseldeki fazlaya ilişkin talebinin reddine ve dava konusu 226 ada 89 parsel sayılı taşınmazın 17.11.2006 tarihli uzman fen bilirkişi krokisinde “A” harfi ile gösterilen 392,60 metrekare miktarındaki kısmının tespit gibi Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline” sözcüklerinin yazılmasına ve hükmün düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, 25.09.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.