YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/6574
KARAR NO : 2022/9626
KARAR TARİHİ : 30.11.2022
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
DAVA TÜRÜ : 6831 Sayılı Yasa’nın Maddesi Uyarınca Orman Sınırları Dışına Çıkarılma Talebi, Tescil
İLK DERECE MAHKEMESİ : … Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasında … Kadastro Mahkemesinde görülen dava sonucunda verilen hükme karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine … Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş olup, bu kez davacı vekili tarafından Bölge Adliye Mahkemesi kararı temyiz edilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili, … ili …., ilçesi … Mahallesinde bulunan ve dava dilekçesinde sınırları belirtilen taşınmazın 2/B uygulaması ile orman dışına çıkarılması gerekirken orman olarak bırakıldığını ileri sürerek dava konusu taşınmazın 2/B uygulaması ile orman sınırları dışına çıkarılmasına ve davacı adına tesciline karar verilmesini talep etmiş, İlk Derece Mahkemesince davacıların taşınmazın orman sınırları dışına çıkarılmasına yönelik talebi yönünden davanın hukuki yarar ve aktif dava ehliyeti bulunmadığından reddine, tescil talebi yönünden mahkemenin görevsizliğine karar verilmiş, kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiş, iş bu karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1. Davacı vekilinin görevsizlik kararına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK’nın) 353/(1)-a.3 maddesinde, Mahkemenin görevli ve yetkili olmasına rağmen görevsizlik veya yetkisizlik kararı vermiş olması veya Mahkemenin görevli ya da yetkili olmamasına rağmen davaya bakmış bulunması halinde Bölge Adliye Mahkemesi tarafından davanın esası incelenmeden dosyanın görevli veya yetkili mahkemeye gönderilmesine duruşma yapmadan kesin olarak karar vereceği; aynı şekilde 362/(1)-c maddesinde de, yargı çevresi içinde bulunan İlk Derece Mahkemeleri arasındaki yetki ve görev uyuşmazlıklarını çözmek için verilen kararlar ile merci tayinine ilişkin kararların temyiz edilemeyeceği düzenlenmiştir. Yine aynı Kanun’un 23/2. maddesinde ise, Bölge Adliye Mahkemesince veya Yargıtayca verilen yargı yeri belirlenmesi ile kanun yolu incelemesi sonucunda kesinleşen göreve veya yetkiye ilişkin kararlar, davaya ondan sonra bakacak mahkemeyi bağlar, hükmüne yer verilmiştir. Bu hükümler, amacına uygun olarak yorumlandığında, HMK’nın Bölge Adliye Mahkemelerine İlk Derece Mahkemelerinin görev ve yetkisine ilişkin olarak kesin nitelikte karar verme ve uyuşmazlık çıkması halinde kesin olarak çözümleyen karar verme yetkisi tanıdığı, buna göre anılan Kanun ile görev hususunun en geç Bölge Adliye Mahkemesi kararıyla çözümlenmesi sisteminin benimsendiği anlaşılmaktadır. Bu itibarla, HMK’nın 355. maddesi kapsamında görev hususunu inceleyen Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı özellikle HMK’nın 362/(l)-c maddesi karşısında temyiz yoluna başvurulmasının mümkün olmadığı sonucuna varılmalıdır.
Diğer taraftan, 28.07.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 7251 sayılı Kanun’la, İlk Derece Mahkemelerinin görev ve yetkiye ilişkin kararları ile ilgili olarak 6100 sayılı Kanun’un 362. maddesinin (c) bendi değiştirilmiş, hüküm “Yargı çevresi içinde bulunan İlk Derece Mahkemelerinin görev ve yetkisi hakkında verilen kararlar” şeklinde daha açık hale getirilmiş, bu husustaki tereddütler de giderilmiştir. Yine 362. maddeye bir fıkra eklenerek, “353. maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında verilen kararlar hakkında temyiz yoluna başvurulamayacağı” hüküm altına alınmış, eklenen bu fıkra ile 353. madde hükmü arasında da uyum sağlanmıştır.
Somut olayda; orman sınırı dışına çıkarılma talebi ve tescil olarak açılan davada tescil talebi hakkında verilen görevsizlik kararına karşı istinaf yoluna başvurulduğuna, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verildiğine göre İlk Derece Mahkemesinin göreve ilişkin kararını istinaf başvurusu üzerine inceleyen Bölge Adliye Mahkemesi kararı HMK’nin 362/(1)-c maddesi gereği kesin nitelikte olup bu karara karşı temyiz yoluna başvurulması mümkün olmadığından, davacı vekilinin görevsizlik kararına yönelik itirazları hakkında temyiz dilekçesinin reddi gerekmiştir.
2. Davacının diğer temyiz itirazlarına gelince;
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, yapılan yargılama ve uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararında yazılı gerekçelere, hukuki ilişkinin nitelendirmesine göre temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin görevsizlik kararına yönelik temyiz itirazları hakkında temyiz dilekçesinin REDDİNE; (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK’nin 370. maddesi uyarınca ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına gerek olmadığına, 30.11.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.