Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2022/4042 E. 2023/247 K. 26.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/4042
KARAR NO : 2023/247
KARAR TARİHİ : 26.01.2023

MAHKEMESİAsliye Ceza Mahkemesi

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.07.2016 tarihli ve 2015/255 Esas, 2016/438 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 89 uncu maddesinin birinci fıkrası, 89/2-a.b.e, 62/1, 50/1-a, 52 nci maddenin ikinci ve dördüncü fıkrası gereğince 9.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

2. … Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.07.2016 tarihli ve 2015/255 Esas, 2016/438 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 24.02.2021 tarihli ve 2019/8176 Esas, 2021/1963 Karar sayılı kararı ile;
“…Kovuşturma evresine geçilmiş veya hükme bağlanmış olan ve basit yargılama usulü uygulanabilecek dosyalar yönünden 7188 sayılı Kanunun 5. maddesinin 1-d bendinde yer alan kesinleşmiş hükümler haricindeki düzenlemelerin iptal edildiği anlaşıldığından; Anayasa Mahkemesi kararlarının geriye yürümesi mümkün olmayıp, Ceza Muhakemesi Kanununda yapılan değişikliklerin ise derhal uygulanması gerekmekle birlikte, basit yargılama usulü uygulanan olaylarda CMK’nın 251. maddesinin 3. fıkrasına göre; ”mahkûmiyet kararı verildiği takdirde sonuç ceza dörtte bir oranında indirilir.” şeklindeki düzenleme karşısında, Anayasa Mahkemesinin anılan iptal kararlarının neticeleri itibariyle maddi ceza hukukuna ilişkin olduğunun ve CMK’nın 251. maddesinin 3. fıkrasında yer alan düzenlemenin sanık lehine sonuç doğurabilecek nitelikte olduğunun anlaşılması karşısında, TCK’nın 7. maddesi ile CMK’nın 251. maddesi hükümleri gözetilmek suretiyle, sanık lehine olan uygulamanın belirlenerek yerine getirilmesi ve gereği için dosyanın, ”Basit Yargılama Usulü” yönünden yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması…” nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.

3. … Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.02.2022 tarihli ve 2021/435 E. 2022/154 K. sayılı kararı ile; basit yargılama usûlünün takdiren uygulanmamasına karar verilmekle, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 89 uncu maddesinin birinci fıkrası, 89/2-a.b.e, 62/1, 50/1-a, 52 inci maddenin ikinci ve dördüncü fıkrası gereğince 9.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

4. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 31.05.2022 tarihli ve 2022/73166 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri;
1. Kazanın mağdurun hatasından kaynaklandığına, sanığın kusurunun bulunmadığına,

2. Eksik incelemeye, sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine,

3. Sanığın lehine olan hükümlerin uygulanmadığına,

4. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmamasına,

ilişkindir.

B. Katılan Vekilinin Temyiz Sebepleri;
1. Cezanın alt sınırdan verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna,

2. Lehe olan yasa maddelerinin uygulanmasının usul ve yasaya aykırı olduğuna

ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Yerel Mahkemenin Kabulü ;
1. Katılan …’nın olay tarihinde … Devlet Hastanesinin devam eden inşaatında temizlik görevlisi olarak çalıştığı, sanık …’ın ise aynı inşaatta şantiye şefi olarak görev yaptığı, sanığın katılana inşaatın içerisinde bulunan straforları (köpükleri) toplamasını söylediği, katılanın da olay günü inşaatta bu straforları topladığı, daha sonra saat 18:30 sıralarında inşaatın üst katına çıktığı, o katta da 3 adet strafor bulduğu, onları koltuğunun altına aldığı, bu sırada havanın karardığı, aşağıya inmek isterken merdivenlerin bulunduğunu sandığı boşluğa ayağını bastığında havlandırma boşluğundan aşağıya düşmesi sonucu nitelikli şekilde yaralandığı anlaşılmıştır.

2. .Üniversitesi Tıp Fakültesi Dahili Tıp Bilimleri Bölüm Başkanlığı Adli Tıp Ana Bilim Dalı tarafından tanzim edilen 23.02.2015 tarih ve 11.13.2015-82 sayılı adli raporunda, “katılanın yaralanmasının yaşamını tehlikeye soktuğu, basit tıbbi müdehale ile giderilebilecek ölçüde hafif olmadığı, vücuttaki kemik kırıklarının hayat fonksiyonlarını ağır (6) derecede etkileyecek nitelikte olduğu”, Uludağ Üniversitesi … Kuruluşları Adli Tıp Ana Bilim Dalı tarafından tanzim edilen 11.05.2016 tarih ve 11.13.2016-240 sayılı adli raporunda da; “… Kazasına bağlı tarif edilen yaralanmanın; Organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflamasına neden olduğu” bildirilmiştir.

3. Olay yeri inceleme raporu, 16.11.2014 tarihli olay yerine ilişkin araştırma tutanağı, soruşturma aşamasında ifadesine başvurulan A.K.’nın anlatımı dava dosyasında bulunmaktadır.

4. Katılan …’nın 02.10.2015 tarihli duruşmada alınan beyanında; “…Ben …’te yapımı devam eden … Devlet Hastanesinde temizlik görevlisi olarak çalışmaktaydım. Genelde saat: 17:00 itibariyle işi bırakırdık. Bazen işin durumuna göre geç çıktığımız da olurdu. Olayın olduğu gün saat: 16:30 sıralarında inşaat şantiyesi sorumlusu olan … bana inşaattaki straforları nerede bulursan topla demişti. Ben de inşaat alanındaki köpükleri topluyordum. O gün yine şantiyenin gece bekçisi .”inşaata hırsızlar gelirler, en azından birini yakalayalım, sen de bana yardımcı ol” dedi. Ben de inşaat bekçisi . ile birlikte inşaatın üst katına çıktık. Amacım şantiye şefi …’ın söylediği şekilde straforların kalan parçalarını toplamaktı. Ben dördüncü katta üç tane strafor bulmuştum. Straforları sağ koltuğumun altına aldım, sol elim boştu. Bu esnada gece bekçisi Abdulvahap … “İsmail abi ben inşaatı dolaşmam gerek” dedi ve gitti. Ben inşaatın üst katında yalnız kaldım. Hava kararmıştı. Gece bekçisi de el fenerini götürmüştü. Straforlarla birlikte aşağı inmek isterken merdivenlerin olduğu boşluk zannettiğim yerden aşağı inmek istedim. Ancak bastığım yer merdiven boşluğuymuş. Ben de bir anda kendimi yerin birinci katında buldum. İnşaatta aydınlatma yoktu ve merdiven boşluklarında da herhangi bir koruyucu şerit yoktu…” diyerek sanıktan şikayetçi olduğunu beyan etmiş ve Mahkemece 25.11.2015 tarihinde hakkında katılma kararı verildiği tespit edilmiştir.

5. Sanığın üzerine atılı suçlamaları kabul etmediği ve savunmasında; “…Olay tarihinde ben inşaatı devam eden … Devlet Hastanesinin Şantiye şefiydim. O tarihte temizlik işçisi olan …’ya görevi nedeniyle gündüz saatlerinde inşattaki straforları toplamasını söylemiştim, kendisi terastakileri toplamış, iznimiz dışında akşam saat 18:30 sıralarında inşaata girerek straforları toplamıştır. Biz … güvenliği uzmanımız nezaretinde inşaatta alınması gereken bütün önlemleri almıştık, normalde aydınlatmada herhangi bir sorun yoktu fakat devam eden çalışmalardan dolayı o arıza vermiş fakat biz bunu olay yaşandıktan sonraki gün öğrendik. Benim yaşanan bu yaralama olayına ilişkin herhangi bir tedbirsizliğim söz konusu değildir…” beyan ettiği, ayrıca taraflar arasında uzlaşmanın gerçekleşmediği görülmüştür.

6. Soruşturma aşamasında alınan ve Mahkemece de hükme esas alınan 20.05.2015 tarihli bilirkişi raporunda,”…Hastane inşaatının teras katına aydınlatma için bırakılan boşluğun kenarına düşmeyi önleyecek korkuluk yaptırmayan, boşluk ve merdivenlerin bulunduğu karanlık ve tehlikeli yerlerin geceleyin aydınlatılmasını sağlamayan, kazazedeye işyerinde yapacağı … ile ilgili eğitim verilmesini sağlamayan ve ağır ve tehlikeli işlerde çalışabileceğine dair işe giriş … raporu alınmasını sağlamayan işyeri şantiye şefi sanık …’ın olayın meydana gelmesinde ASLİ KUSURLU OLDUĞU, inşaatta esas görevinin temizlik işleri olan katılan …’nın geceleyin karanlık ortamda yapının katlarında strafor malzemelerinin toplanmasının tehlikeli olduğunu ve ortamın uygun olmadığını bilmesine rağmen dikkatsiz ve tedbirsiz şekilde hareket ederek karanlık ortamda tehlikeli çalışmayı yaptığından, olayın meydana gelmesinde TALİ KUSURLU OLDUĞU…” bildirilmiştir.

7. Sanık …’a ait güncel adli sicil kaydı ve nüfus kaydı, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin olunarak dava dosyasına eklenmiştir.

8. Mahkemece, Hukuki Süreç başlığı altında (2) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verildiği belirlenmiştir.

9. Bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada; Mahkemece tensiple birlikte “Tarafların duruşmada dinlendiği, bilirkişi raporunun alındığı, savunmasının duruşmada alınmış olduğu, davanın tekamül etmiş olduğu, basit yargılama usulünün amacının yargılamayı hızlandırmak olduğu, bu aşamadan sonra basit yargılama usulünden beklenen faydanın elde edilemeyeceği ve Hukuken uygulama imkanı bulunmadığı” gerekçe gösterilerek takdiren sanık hakkında basit yargılama usulünün uygulanmaması yönünde karar verildiği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
A. Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri Yönünden;
1. Katılan …’nın olay tarihinde … Devlet Hastanesinde devam eden inşaatta temizlik görevlisi olarak çalıştığı, sanığın da aynı inşaatta şantiye şefi olarak görev yaptığı, sanığın olay günü katılana inşaat içerisinde bulunan köpükleri toplaması için talimat verdiği, katılanın da buna istinaden köpükleri toplamaya başladığı, havanın karardığı sırada inşaatın üst katında bulunan köpükleri almak için üst kata çıktığı, burada bulunan köpüklerle birlikte aşağıya inmek isterken ayağını boşluğu atarak, havalandırma boşluğundan düşmesi sonucu, hayati tehlike geçirecek, vücudunda 6. derecede (ağır) birden fazla kemik kırığı oluşacak ve yaralanmanın organlardan birinin işlevinin sürekli zayıflamasına neden olacak şekilde yaralandığı olayda; oluşa ve dosya kapsamına uygun olduğu anlaşılan 20.05.2015 tarihli bilirkişi raporuna göre, hastane inşaatının teras katına aydınlatma için bırakılan boşluğun kenarına düşmeyi önleyecek korkuluk yaptırmayan, boşluk ve merdivenlerin bulunduğu karanlık ve tehlikeli yerlerin geceleyin aydınlatılmasını sağlamayan, kazazedeye işyerinde yapacağı … ile ilgili eğitim verilmesini sağlamayan işyeri şantiye şefi sanık …’ın olayın meydana gelmesinde asli kusurlu olduğun kabul ve tespit edildiği anlaşılmakla; sanığın kusurunun olmadığına ve eksik incelemeye ilişkin sanık müdafinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.

2. Sanık … hakkında, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası gereği (1/6) oranında takdirî indirim sebebi uygulandığı, netice olarak belirlenen ceza miktarının da adli para cezası olarak seçimi ile belirlendiği anlaşılmakla, sanık müdafiinin lehe hükümlerin uygulanmadığına ilişkin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir. Ayrıca, Mahkemece hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmamasında bir isabetsizlik bulunmadığı belirlenmekle, sanık müdafiinin hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmamasına ilişkin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.

3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

B. Katılan Vekilinin Temyiz Sebepleri Yönünden;
1. Sanık … hakkında yerinde, yeterli ve kanunî gerekçeler ile kusuru oranında takdiren ve teşdiden tayin edilen adli para cezası miktarında bir isabetsizlik görülmediğinden, katılan vekilinin cezanın alt sınırdan verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.

2. Sanık … hakkında yerinde, yeterli ve kanunî gerekçeler ile lehe hükümlerin uygulanmasında isabetsizlik bulunmadığından, katılan vekilinin lehe olan yasa maddelerinin uygulanmasının usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.

3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, katılan vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, … Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.02.2022 tarihli ve 2021/435 E. 2022/154 K. sayılı kararında sanık müdafii ve katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin ve katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

26.01.2023 tarihinde karar verildi.