Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2009/473 E. 2009/4928 K. 02.04.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/473
KARAR NO : 2009/4928
KARAR TARİHİ : 02.04.2009

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme bozmaya uyularak ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R

1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davacının tüm, davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava zararlandırıcı sigorta olayı sonucu sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
Davacı, davalı işverenin işçisi olarak çalışırken 30.04.2005 tarihinde işverenin kusurlu davranışı sonucu gerçekleşen iş kazası nedeniyle büyük oranda iş göremez duruma geldiğini ileri sürerek 1.00,00.- YTL maddi, ek davayla da 15.000,00.- YTL manevi tazminatın kaza tarihinden işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsilini istemiş, davalı yanca davanın reddi savunulmuştur.
Mahkemece maddi tazminat isteminin reddine, 10.000,00.- YTL manevi tazminatın kaza tarihinden işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsiline, fazla istemin reddine karar verilmiş, karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.
% 0 oranında sürekli iş göremezliğe uğrayan davacının, iş kazasında % 30 ve davalının ise % 70 oranında kusurlu olduğu dosya içeriğinden anlaşılmaktadır. B.K.’nun 47.maddesinde, bedensel bütünlüğün bozulması halinde, Hakimin, olayın özelliklerini göz önünde bulundurarak zarar görene adalete uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar vereceği öngörülmüştür. Bedensel bütünlük, eş değişle vücut bütünlüğü kavramının fiziksel bütünlük yanında ruhsal bütünlüğü ve sağlığı da kapsadığı tartışmasızdır. Olayın özelliklerinin neler olduğu 22.06.1966 gün 1966/7-7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’nda açıklanmıştır. Bunlar her olayda değişebildiğinden Hakimin, kararında bu özellikleri, objektif ölçülere göre göstermesi gerekir.
Öte yandan manevi tazminatın tutarını belirleme görevi, Hakimin taktirine bırakılmış ise de, hükmedilen tutarın uğranılan manevi zararla orantılı ve duyulan üzüntüyü hafifletecek nitelikte olması gerekir. Hakimin bu konudaki taktir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumu, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, işçinin sürekli iş göremezlik oranı, yaşı ve olay tarihi gibi durumları göz önünde tutması, hükmedilecek tutarın manevi tatmin duygusu yaratması yanında caydırıcı nitelikte de olması gerektiği söz götürmez.
Bu ilkeler doğrultusunda davacı yararına 5.000,00-YTL manevi tazminat yerine 10.000,00.-YTL manevi tazminata hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden H.U.M.K.’nun 438/7. maddesi uyarınca hüküm bozulmamalı düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının tümüyle silinerek yerine;
“1-Davanın kısmen kabulüne; maddi tazminat isteminin reddine,
2-5.000,00-TL manevi tazminatın olay tarihi olan 30.04.2005 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazla talebin reddine,
2- Hüküm tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre, vekil ile temsil edilen;
a-Davacı yararına hüküm altına alınan manevi tazminat miktarı üzerinden 600,00-TL avukatlık ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
b-Davalı yararına reddedilen manevi tazminat miktarı üzerinden 600,00-TL; maddi tazminat üzerinden 500,00.-TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
3-Red edilen ve kabul edilen miktarlar nazara alınarak, davacı tarafça yapılan toplam 602.00TL yargılama giderinden takdiren 175.00TL’nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Alınması gereken 270,00.-TL karar ve ilam harcından davacı tarafından peşin yatırılan 202,50.-TL’nin indirimi ile kalan 67.50.-TL ilam harcının davalıdan alınarak Hazine’ye gelir kaydına; maddi tazminatın reddi nedeniyle alınması gereken 14.00 TL ret harcından davacı tarafından yatırılan toplam 12.20 TL harcın düşümü ile kalan 1.80 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazine’ye gelir kaydına,
5- Davacı tarafça yatırılan 202,50.- TL nispî harç ile 14.00.- TL. başvuru harcı olmak üzere toplam 216.50.-TL. harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,” rakam ve sözcüklerinin yazılmasına ve hükmün bu düzeltilmiş şekli ile ONANMASINA, fazla alınan temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edenlerden davalıya yükletilmesine,
02.04.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.