YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/19523
KARAR NO : 2009/5516
KARAR TARİHİ : 13.04.2009
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, meslek hastalığı sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün taraf vekillerince temyiz edilmiş, davacı vekilince 22.10.2008 tarihli dilekçe ile temyizden vazgeçmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre davalıların sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Dava, meslek hastalığı sonucu beden iş güç kaybına uğrayan sigortalının manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece, Davanın kısmen kabulü ile, Davacının %.19.2 mesleki maluliyeti nedeniyle 15.000.00YTL manevi tazminatın malüliyet tarihi olan 10.08.1996 dan itibaren, Davacının %2 mesleki maluliyeti nedeniyle 3.000.00YTL manevi tazminatın malüliyet tarihi olan 01.12.2005 den itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınıp davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine, karar verilmiştir.
Davacının meslek hastalığı sonucu 10.08.1996 tarihinde %19.2 oranında,01.12.2005 tarihinde %21.2 oranında sürekli iş göremezliğe uğradığı dosya içeriğinden anlaşılmaktadır.
Borçlar Kanunu’nun 47. maddesi hükmüne göre hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile sigortalıya verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 26.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları tarafların sosyal ve ekonomik durumları paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu olayın ağırlığı davacının sürekli iş göremezlik oranı, işçinin yaşı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması, hükmedilecek tutarın manevi tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda olması gerektiği de söz götürmez.
Bu ilkeler gözetildiğinde davacı yararına %2 malüliyeti nedeniyle 1.600.00 TL manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken 3.000.00 TL’sına hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden H.U.M.K.’nun 438/7. maddesi uyarınca hüküm bozulmamalı düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının tamamen silinmesine, yerine,
“1-Davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile; Davacının %.19.2 mesleki maluliyeti nedeniyle 15.000.00 TL manevi tazminatın malüliyet tarihi olan 10.08.1996 dan itibaren, Davacının %2 mesleki maluliyeti nedeniyle 1.600.00 TL manevi tazminatın malüliyet tarihi olan 01.12.2005 den itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınıp davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince, hüküm altına alınan manevi tazminat miktarı üzerinden hesaplanan 1.960.00 TL avukatlık ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, reddedilen manevi tazminat miktarları üzerinden aynı tarife gereğince hesaplanan 1.008.00 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
3- Davacı tarafından yapılan toplam 772.00 TL yargılama giderinden, kabul ve ret oranına göre takdiren 515.00 TL’sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
4-Alınması gereken 896.40 TL ilam harcından peşin alınan 337.50 TL harcın düşümüyle kalan 558.90 TL nispi harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazineye gelir kaydına; davacı tarafından peşin yatırılan 337.50 TL nispi harç ile 12.20 TL başvuru harcı olmak üzere toplam 349.70 TL harç giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine ” rakam ve sözcüklerinin yazılmasına ve hükmün bu düzeltilmiş şekli ile ONANMASINA, temyiz ve temyiz başvuru harcının istek halinde davacıya iadesine, davalılarca 60.00 TL temyiz başvuru harcı yatırılmış olduğu anlaşılmakla,fazla alınan temyiz harcının istek halinde davalılara iadesine, 13.4.2007 gününde oybirliği ile karar verildi.