YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/3064
KARAR NO : 2008/3491
KARAR TARİHİ : 20.05.2008
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında genel kadastro ile oluşan tapunun, tapu kaydına dayanarak açılan iptali davası sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca duruşmalı olarak incelenmesi istenilmekle; duruşma için belli edilen gün ve saatte temyiz eden gelmedi. Aleyhine temyiz istenilen Hazine vekili Avukat … geldiler. Gelen tarafın yüzüne karşı duruşmaya başlandı. Sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmanın bittiği bildirildi. Süresi içinde inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Davacılar vekili, tapu kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak, kadastro sonucu Hazine adına tescil edilen 121 ada 43 parsel sayılı tapu kaydının iptali ve davacılar adına tapuya tescili istemiyle hak düşürücü süre içinde dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda, davanın kısmen kabulü ile çekişmeli taşınmazın teknik bilirkişi raporunda 43/A olarak gösterilen 1.501,84 metrekare miktarındaki bölümünün Hazine adına olan tapu kaydının iptali ile 1/2 hissesinin … mirasçıları, 1/2 hissesinin ise … adına tapuya tesciline, 43 parselin diğer bölümlerine ilişkin davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili ile davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı tarafın dayandığı tapu kaydı Hazine’nin taraf olduğu tescil ilamına istinaden oluşmuş ve uygulamaya elverişli krokisi bulunmaktadır. Bu kroki, hem davacı hem de davalı Hazine yönünden bağlayıcıdır. 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 20/A maddesi uyarınca harita, plan ve krokisi bulunan kayıtların kapsamının harita, plan ve krokisindeki sınırlara itibar edilerek belirlenmesi zorunludur. Mahkemece, tapu kaydının kapsamı haritasına değer verilerek belirlenmiş olup, buna göre karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gibi davacı …’nın … mirasçısı olmadığının belirlenmesi karşısında davasının reddine karar verilmesinde de bir usulsüzlük bulunmamaktadır. Bu nedenlerle davalı Hazine vekili ile davacı vekilinin sair temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 388/son maddesi uyarınca kararın hüküm sonucu kısmında gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin isteklerin her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların mümkünse sıra numarası altında birer birer açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekir. Somut olayda kararın hüküm sonucu bölümünde gerekçeye ait cümleler tekrar edilmiş ve hüküm, infaz sırasında şüphe ve tereddüt uyandıracak şekilde kaleme alınmıştır. Hükmün bu nedenle bozulması gerekmekte ise de bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden gerekçeli kararın hüküm sonucu bölümünün 1. bendi ile kararın ikinci
sayfasının sonunda başlayıp 3. sayfasının başlık satırı hariç 17. satırına kadar devam eden “2” numaralı bendinin hükümden çıkarılarak yerine “1) Davacı … Karakaşlı’nın davasının reddi ve diğer davacıların davalarının kısmen kabulü ve kısmen reddi ile, çekişmeli 121 ada 43 parsel sayılı taşınmazın … Karabulut ve … … tarafından tanzim edilen 07.04.2005 tarihli fen bilirkişi raporunda 43/A olarak gösterilen 1.502,84 metrekare miktarındaki bölümünün Hazine adına olan tapu kaydının iptali ile bu bölümün ifrazen 1/2 hissesinin … mirasçıları, 1/2 hissesinin ise … adına tapuya tesciline, çekişmeli taşınmazın geriye kalan bölümlerine ilişkin davanın reddine, 07.04.2005 tarihli fen bilirkişi raporu ve krokisinin karara eklenmesine” ibareleri eklenerek hükmün düzeltilmiş bu haliyle ONANMASINA, 20.5.2008 gününde oybirliği ile karar verildi.