Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2009/5438 E. 2009/8357 K. 07.12.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/5438
KARAR NO : 2009/8357
KARAR TARİHİ : 07.12.2009

MAHKEMESİ : Ankara 13. İcra Mahkemesi

Alacaklısını zarara uğratmak kastiyle mevcudu eksiltmek suçundan sanık …’ın beraatine karar verilmiş; hüküm, yasal süresi içerisinde şikayetçi vekili tarafından temyiz edildiğinden, Yargıtay C.Başsavcılığının onama istemli tebliğnamesiyle dosya Daireye gönderilmiş olmakla, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okunarak GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Ankara 26. İcra Müdürlüğünün 2003/8910 esas sayılı dosyası ile devam eden takipte Ankara 7. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2002/411-2003/531 sayılı kararı ile davacı … Oto İnş. Tem. ve Gıda Ürünleri Ltd. Şti. lehine sonuçlanan 5.200.965.000 TL alacağın Telekomünikasyon Kurumundan tahsil edildiği, bu kez dayanak hükmün Yargıtay 15. Hukuk Dairesi tarafından bozulması üzerine, yeniden yapılan yargılama sonunda davanın reddine karar verilmesi nedeniyle borçlu konumunda bulunan Türk Telekomünikasyon Kurumu tarafından 02.08.2006 tarihinde daha önceden dosyaya ödediği 11.604.250.000 TL’nin iadesi talebiyle İİK’nun 40. maddesi gereğince takibe başlandığı, borçlu şirketin adresinde 14.09.2007 tarihinde yapılan haciz işlemi sırasında aynı adreste … İlaçlama Ltd. Şti’nin bulunduğunun saptanması karşısında borçlu şirket yetkilisi sanığın İİK’nun 331. maddesi gereğince cezalandırılmasına karar verilmesi talep edilmiştir.
Sanığa isnat edilen suç, İİK’nun 331. maddesinde, “Haciz yolu ile takip talebebinden sonra veya bu talepten önceki iki yıl içinde borçlu; alacaklısını zarara sokmak maksadıyla, mallarını veya bunlardan bir kısmını mülkünden çıkararak, telef ederek veya kıymetten düşürerek hakiki surette yahut gizleyerek muvazaa yoluyla başkasının uhdesine geçirerek veya asıl olmayan borçlar ikrar ederek mevcudunu suni surette eksiltirse, aleyhine aciz belgesi aldığını veya alacaklı alacağını alamadığını ispat ettiği takdirde, altı aydan üç yıla kadar hapis ve bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır. “şeklinde düzenlendiği dikkate alındığında; dosya içerisinde bulunan Ticaret Sicil Gazetesinden sanık …’ın şirket yetkilisi olma sıfatının 05.11.2004 tarihinde sona erdiği ve sanığın aynı tarih itibariyla şirket hisselerini de …’a devrettiği anlaşılmakta ise de, Telekomünikasyon Kurumunun icra yoluyla ödediği paranın iadesi için İİK’nun 40. maddesi uyarınca 02.08.2006 tarihinde takibe başladığı dikkate alındığında, sanık …’ın şirket yetkisinin kaldırıldığı ve şirket hisselerini devrettiği 05.11.2004 tarihi, sanığa atılı bulunan İİK’nun 331. maddesinde belirtilen haciz yolu ile takip talebinden önceki iki yıl içindeki süre içerisinde kaldığı kabul edilmelidir. Hal böyle olunca 14.09.2007 tarihinde haciz için gidildiği adreste bulunan … İlaçlama Ltd. Şti ile borçlu şirkete ait kayıt ve belgeler getirtilerek, ortakları yönünden aralarında fiili ve hukuki bağ bulunup bulunmadığı, borçlu şirket yetkilisi …’ın hisselerini kime devrettiği, devir işleminin alacaklıdan mal kaçırmaya yönelik olup olmadığı hususlarında araştırma yapılmadan eksik inceleme ile sanığın beraatine karar verilmesi isabetsiz olduğundan temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmekle hükmün isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 07.12.2009 gününde oybirliği ile karar verildi.