YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/4910
KARAR NO : 2008/4960
KARAR TARİHİ : 07.07.2008
MAHKEMESİ :AĞIR CEZA MAHKEMESİ
Mal beyanında bulunmamak eyleminden borçlu …’un 5358 sayılı Kanun’un 7.maddesi ile değişik 2004 sayılı İİK’nun 337.maddesi gereğince 10 gün disiplin hapsi ile cezalandırılmasına ilişkin, ….İcra Mahkemesinin 28.02.2008 tarihli ve 2007/7453-2008/654 sayılı kararına yönelik itiraz üzerine, itirazın kabulü ile İstanbul 6.İcra Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasına dair, ….Ağır Ceza Mahkemesinin 26.03.2008 tarihli ve 2008/387 değişik iş sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
Tebliğname ile;
1- Borçlu sanık vekilleri tarafından …. İcra Müdürlüğüne mal beyanını içeren 30/04/2007 havale tarihli dilekçe verildiği, verilen mal beyanı dilekçesinin 2004 sayılı Kanun’un 74.maddesinde belirtilen hususları içermediğinden bahisle anılan mahkemece sanığın mahkumiyetine karar verilmiş ise de, suçun esasını içeren 30/04/2007 havale tarihli dilekçenin sanık vekilleri tarafından verildiği, bu nedenle suçun yasal unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden, itirazın bu yönden kabulü yerine yazılı gerekçe ile reddine karar verilmesinde,
2- İcra takibi sonucu çıkartılan ödeme emrinin tebliğinden itibaren süresinde mal beyanında bulunmayan borçlu sanığın 10 gün disiplin hapsi ile cezalandırılması kararının itiraz mercii tarafından 2004 sayılı İcra ve İflâs Kanunu’nun 337. maddesinin 1. fıkrasının Anayasa Mahkemesince 28/02/2008 tarih ve 2006/71 esas sayılı karan ile iptal edilmiş olması karşısında, iptal hükmünün sanığın lehine olması gerekçe gösterilerek, İstanbul 6.İcra Ceza Mahkemesince verilen mahkumiyet kararın kaldırılmasına karar verilmiş ise de, Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararlarının Resmî Gazetede yayımlandığı tarihte hüküm doğuracağı bu sebeple söz konusu yasa maddesinin yürürlükte olduğu gözetilmeksizin, yazılı şekilde karar verilmesinde, isabet görülmemekle anılan kararın 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309.maddesi uyarınca bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü 30/04 2008 gün ve 2008/24653 ‘sayılı kanun yararına bozma istemine atfen Yargıtay C.Başsavcılığının 21.05.2008 gün ve K.Y.B.2008/107625 sayılı talep edilmiş olmakla,
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Borçlunun cezalandırılmasına esas teşkil eden mal beyanında bulunmamak eylemine ilişkin İcra ve İflas Kanunu’nun 5358 sayılı Yasa’nın 7.maddesi ile değişik 337.maddesinin birinci fıkrası, Anayasa Mahkemesi’nin 28.02.2008 tarih, 2006/71 esas ve 2008/69 sayılı kararı ile iptal edilmiş ve aynı kararla iptal hükmünün, kararın Resmi Gazete’de yayımlanmasından başlayarak bir yıl sonra yürürlüğe gireceği hüküm altına alınmıştır. Nitekim gerekçeli karar da 16 Nisan 2008 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanmıştır. Kararda, “İcra ve İflas Kanunu’nun 5358 sayılı Yasa ile değişik 337.maddesinin birinci fıkrasının iptaline karar verilmesinin doğuracağı hukuksal boşluk, kamu yararını ihlal edici nitelikte
olduğundan gerekli düzenlemelerin yapılması amacıyla iptal kararının, Resmi Gazete’de yayımlanmasından başlayarak bir yıl sonra yürürlüğe girmesi uygun görülmüştür.” şeklindeki ifade ile de iptal hükmünün yürürlüğünün erteleme gerekçesi açıklanmıştır.
16 Nisan 2008 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan gerekçeli kararda özetle, “…İcra ve İflas Kanunu’nun 337.maddesinin birinci fıkrasında ve 76.maddesinde borçlunun özgürlüğünü bağlayıcı ceza ile cezalandırılmasını gerektiren eylem, mal beyanında bulunmama eylemidir. Hukuk devleti ve ceza hukuku ilkeleri gereği kişi aynı eylem nedeniyle birden fazla yargılanmaz ve cezalandırılmaz. İtiraz konusu kural uyarınca, müddeti içinde mazereti olmaksızın icra dairesine gelmeyen veya yazılı olarak mal beyanında bulunmayan kimse disiplin cezası ile cezalandırılmasının yanı sıra, İcra ve İflas Kanunu’nun 76.maddesine göre de mal beyanında bulunmama eylemi nedeniyle tazyik hapsi cezası ile cezalandırılabilecektir. Böyle bir olasılığın varlığı İcra ve İflas Kanunu’nun 337.maddesinde öngörülen disiplin hapsi cezasını, Anayasa’nın hukuk devleti ilkesinin düzenlendiği 2.maddesine aykırı hale getirmektedir. Bu nedenle, 337.maddesinin birinci fıkrası Anayasa’nın 2.maddesine aykırıdır. İptali gerekir.” şeklindeki ifade ile iptal gerekçesi açıklanmıştır.
Gerekçeli karardaki, “…337.maddesinin birinci fıkrasının iptaline karar verilmesinin doğuracağı hukuksal boşluk, kamu yararını ihlal edici nitelikte olduğundan…” şeklindeki ifadeden de anlaşılacağı üzere, anılan eylem hakkında gerekli düzenleme yapılıncaya kadar hukuksal boşluk önlenmek istenmiştir. Hal böyle olunca, İcra ve İflas Kanunu’nun 5358 sayılı Yasa ile değişik 337.maddesinin birinci fıkrasının 16 Nisan 2009 tarihine kadar yürürlükte olduğunun kabulü gerekir. Ancak, 16 Nisan 2009 tarihinde iptal edilecek bir hükümden dolayı maddede öngörülen on gün disiplin hapsi cezasının infazı suretiyle kişilerin özgürlüklerinin kısıtlanması da hukuk devleti ilkeleriyle bağdaşmayacaktır.
İcra Mahkemesince karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan İcra ve İflas Kanunu’nun 337.maddesinin birinci fıkrasına göre verilmiş bir hüküm söz konusu olup, mahkumiyet kararının kesinleşmesinden sonra, borçlunun mağduriyetine sebebiyet verilmemesi bakımından, iptal hükmü yürürlüğe girinceye ya da daha lehe olan düzenleme yapılıncaya kadar, Mahkemesince her zaman infazın durdurulmasına karar verilebileceği, ayrıca iptal hükmünün yürürlüğe girdikten veya daha lehe olan düzenleme yapıldıktan sonra da borçlunun hukuki durumunun yeniden değerlendirilebileceği gözetilmeden, itirazın esası hakkında karar verilmesi yerine yazılı gerekçe ile Mahkemesine iadesine karar verilmesi isabetsizdir.
Açıklanan nedenlerle Yargıtay C.Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine atfen düzenlendiği tebliğname yerinde görüldüğünden Ağır Ceza Mahkemesinin 26.03.2008 gün ve 2008/387 değişik iş sayılı kararının BOZULMASINA, sair işlemlerin mahallinde yapılmasına, dosyanın mahalli mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay C.Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.07.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.