Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2021/3606 E. 2022/7512 K. 27.10.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/3606
KARAR NO : 2022/7512
KARAR TARİHİ : 27.10.2022

MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 29.11.2018 tarih ve 2017/315 E- 2018/460 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi’nce verilen 18.02.2021 tarih ve 2019/644 E- 2021/222 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkilim, alıcısı olduğu emtiayı Qıngdao, Shandong Limanından Mersin/Türkiye limanına taşıtmak üzere taşıyan T.H.I Group (Shanghı) Ltd.’ne QDA17030307 no.lu, 10.03.2017 tarihli konşimento (B/L) ile teslim edildiğini, söz konusu taşımanın fiili taşıyanın davalı şirket olduğunu, konşimento ile taşımanın yapılacağı geminin 9461441 IMO nolu MSC BARI olarak belirlendiğini, fiili taşıyan davalının müvekkile haber vermeden taşımayı konşimentoda kararlaştırılan MSC BARI gemisi yerine MSC DANIELA ile yaptığını, fiili taşıyanın davalı şirkete 05.04.2017 tarihinde yaptığı yazılı bildirim ile taşımanın yapıldığı MSC DANIELA isimli gemide 04.04.2017 tarihinde yangın çıktığını bildirdiğini, müvekkilinin emtiasının zarar gördüğünü ileri sürerek taşımadaki hasar nedeni ile meydana gelen 30.113,00 USD zararın fiili taşıyan davalıdan tazminine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili Maersk Denizcilik A.Ş. ile Maersk Line A/S firmalarının birbirinden farklı tüzel kişiliklere sahip iki ayrı firma olduğunu, müvekkili ile dava dışı yabancı taşıyan Maersk Line A/S’nin birlikte ve ayrı ayrı işbu davada taşıyan ve fiili taşıyan sıfatları bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesi’nce yapılan yargılama ve toplanan delillere göre, davacı tarafın alıcısı olduğu yükteki hasar nedeniyle davalıdan tazminat talebinde bulunduğu, davaya konu taşımaya ilişkin konişmentoların incelenmesinde, QDA17030307 numaralı konişmentoda, gönderenin Shandong Halın Group Co. Ltd, alıcının davacı … Rulman Sanayı- …, gemi adının MSC BARI, varma limanının Mersin, taşıyanın T.H.I. Group (Shanghaı) Ltd olduğu, MSCUQU006972 numaralı konişmentonun incelenmesinde, Gönderenin T.H.I. Group (Shanghaı) Ltd, alıcının Merkont Lojistik Anonım Şirketi, gemi adının MSC BARI, varma limanının Mersin, taşıyanın Mediterranean Shippinng Company S.A. olduğu, dosyaya yansıyan konişmento örnekleri birlikte değerlendirildiğinde, fiili taşıyanın Mediterranean Shipping Company S.A., akdi taşıyanın T.H.I. Group (Shanghaı) Ltd olduğu, asaleten dava açılan davalının Maersk Denizcilik A.Ş. olduğu, Maersk Denizcilik’ in taşıyan sıfatının bulunmadığı gibi fiili taşıyanın da Mediterranean Shipping Company S.A. olup davalı ile aralarında acentelik ilişkisi olmadığı, her iki firmanın farklı tüzel kişilikler olduğu ileri sürerek davacının davasının pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesi’nce ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun bulunduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, deniz yoluyla yapılan taşımada ortaya çıkan ziya nedeniyle tazminat istemine ilişkin olup ilk derece mahkemesince davanın husumetten reddine, istinaf başvurusunun ise bölge adliye mahkemesince esastan reddine karar verilmiştir.Ancak yapılan araştırma karar vermeye yeterli olmadığı gibi davacının aşamada taraf değişikliğine ilişkin talebi HMK’nın 124/3 kapsamında değerlendirilmemiştir. Deniz taşımasında taşıyan ve fiili taşıyanı düzenleyen TTK’nın 1248’nci maddesi; Taşıyan, taşıma ister bizzat onun tarafından, isterse bir başkası, fiilî taşıyan, tarafından gerçekleştirilmiş olsun, taşıma sözleşmesini yapan veya taşıma sözleşmesi adına ve hesabına yapılan kişidir. Fiilî taşıyan, taşıyandan farklı bir kişi olup, bir geminin maliki, kiracısı veya işleteni olarak, taşımanın tamamını veya bir kısmını fiilen gerçekleştiren kişidir.’’ hükmüne haizdir.Bu durumda mahkemece yapılması gereken taraflarca ibraz edilen, yabancı dildeki belgeler ile Mersin Gümrük Müdürlüğü ve MSC Gemi Acenteliği A.Ş.’den gelen yabancı dildeki belgelerin HMK 223 uyarınca tercümesi yaptırılıp dosya içine alındıktan sonra, davalı gösterilen şirketin akdi ya da fiili taşıyıcı olarak taşıma zinciri içinde yer alıp almadığı saptanıp eğer taşıma zinciri içinde yer almamış ise davacının taraf değiştirilmesine ilişkin talebinin HMK’nın 124.madde kapsamında değerlendirilip taraf değişikliği yapılmak suretiyle davanın görülüp sonuçlandırılması gerekirken eksik inceleme ile husumetten ret kararı verilmesi doğru olmamıştır.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile İlk Derece Mahkemesi’nce verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, HMK’nın 373/1. maddesi uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesi’ne, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesi’ne gönderilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 27.10.2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.