YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/5331
KARAR NO : 2022/7666
KARAR TARİHİ : 01.11.2022
MAHKEMESİ : 2.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 2.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 14.01.2021 tarih ve 2017/157 E. – 2021/11 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından duruşmalı, davalı vekilince duruşmasız olarak istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava, 6100 sayılı Kanun’un geçici 3/2. maddesi delaletiyle uygulanması gereken HUMK 3156 sayılı Kanun ile değişik 438/1 maddesi hükmü gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddiyle incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra
dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 210473 tescil numaralı “CREMA CREATIVE MARKETING” ibareli markanın sahibi olduğunu, davalı adına tescilli olan 2005/09459 sayılı “CREAM” ibareli marka müvekkili markasıyla iltibas yaratacak düzeyde benzer olduğu gibi, davalının markayı kötü niyetle tescil ettirdiğini, bunun yanında davalının, markasını tescil edildiği şekilde değil müvekkilinin markasına yanaşarak “CREMA CREATIVE MARKETING SOLUTIONS” şeklinde kullandığını, bu durumun müvekkilinin marka hakkına tecavüz teşkil ettiğini ileri sürerek, davalı adına tescilli 2005 09469 tescil numaralı “CREAM” markasının hükümsüz kılınarak sicilden terkinine ve markaya tecavüz nedeniyle 10.000.- TL maddi ve 20.000.- TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, dava konusu markayı 2013 yılında devraldıklarını, davalı taraftan 2013 yılında haberdar olduklarını, davacının uyarışını dikkate alarak “CREMA” ismini kullanmaya son verip, “CREAM” markasını kullanmaya başladıklarını, davacının markasını tescil ettirdiği alanın dışında faaliyet gösterdiğini, kendilerinin ise 35. sınıfa giren hizmetleri verdiğini, davacı tarafından kullandıkları iddia edilen logonun müvekkili tarafından kullanılmadığını, “CREATIVE MARKETİNG” ibaresinin reklam dünyasında herkes tarafından kullanılan tasviri bir işaret olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, davacının “CREMA CREATIVE MARKETING” ibareli markasıyla davalının “Cream” ibareli markası arasında ortalama tüketici nezdinde iltibasa sebebiyet verecek derecede benzerlik bulunduğu, dosyaya sunulan delillerden, davalının “Cream” ibareli markasını zaman zaman tescil edildiği şekliyle “Cream” olarak değil davacı markasına yanaşarak “Crema Creative Marketing” şeklinde kullandığı, davalının davacının da faaliyet gösterdiği sektöre yönelik bu kullanımlarının kötü niyete delalet ettiği, davanın açıldığı tarih itibariyle hükümsüzlüğü talep edilen 2005/09459 sayılı markanın tescilinden itibaren 5 yıllık süre geçmiş olsa da davalının kötü niyetli olduğu tespit edildiğinden hak düşürücü sürenin uygulanamayacağı, hükümsüzlüğü talep edilen diğer marka bakımından ise hak düşürücü sürenin henüz dolmadığı, toplanan delillerle davacı markasının tanınmış olduğunun ispatlanamadığı, davacı yanca, davalı kullanımlarının marka hakkına tecavüz niteliğinde olduğu iddia edilmişse de, davalının tescilli markasına dayalı olarak gerçekleştirdiği kullanımların marka hakkına tecavüz teşkil etmeyeceği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile davalı adına tescilli 2005/09459 ve 2013/16513 tescil numaralı ve “Cream” ibareli markaların 35.sınıfta yer alan reklam hizmetlerine ilişkin mal ve hizmetler yönünden kısmen hükümsüz kılınarak sicilden terkinine, marka hakkına tecavüzün önlenmesi, durdurulması ile birlikte maddi ve manevi tazminata ilişkin taleplerin reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-) Davacı, iltibas ve kötü niyet vakıalarına dayalı olarak davalı adına tescilli 2005/09459 sayılı “cream” ibareli markanın hükümsüz kılınmasını istemiş, mahkemece yazılı gerekçeyle davalı markasının hükümsüzlüğüne karar verilmiştir. Ancak hükümsüzlüğü talep edilen marka 28.03.2006 tarihinde tescil edilmiş olup, davalı markayı 29.04.2013 tarihinde ilk sahibinden devir almış, işbu dava ise markanın tescil edildiği tarihten sekiz yıl sonra 18.04.2014 tarihinde açılmıştır. Hal böyle olunca ve tarafların aynı sektörde faaliyet gösterdiği de gözönüne alındığında, davacının Dairemizin ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun yerleşik içtihatlarına göre sessiz kalma yoluyla hak kaybına uğradığının kabulü gerekir. Nitekim davanın markanın tescilinden itibaren 5 yılı aşkın süre sonra açıldığı mahkeme tarafından da tespit edilmiş ancak davalının, hükümsüzlüğü talep edilen markasını tescil edildiği şekliyle değil davacının markasına yaklaştıracak şekilde kullandığı, bu durumun kötü niyete işaret ettiği, kötü niyetin varlığı halinde ise sessiz kalma yoluyla hak kaybına ilişkin ilkelerin uygulanamayacağı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Ancak mahkemece kötü niyete gerekçe gösterilen husus tek başına davalının markayı kötü niyetle devraldığını ispatlar nitelikte olmadığından aksi yöndeki mahkeme gerekçesi isabetli görülmemiştir. Bu itibarla mahkemece hükümsüzlük talebi bakımından davacının sessiz kalma yoluyla hak kaybına uğradığı gözetilerek bir karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirmeye dayalı olarak karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Öte yandan yukarıda da özetlendiği şekilde davacı yanca sadece 2005/09459 sayılı “cream” ibareli markanın hükümsüz kılınması talep edilmesine rağmen mahkemece talebi aşar şekilde davalı adına tescilli 2013/16513 sayılı “cream” ibareli markanın da hükümsüz kılınması doğru görülmemiş ve bu nedenle hükmün davalı yararına bozulması gerekmiştir.
2-) Davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince, davacı yukarıda özetlenen hükümsüzlük talebi yanında, davalının adına tescilli markayı tescil edildiği şekilde değil davacının markasına yaklaştıracak şekilde kullandığını, bu durumun markaya tecavüz teşkil ettiğini ileri sürerek, markaya tecavüzün tespitine, menine, refine ve maddi ve manevi tazminatın tahsiline karar verilmesini istemiş, mahkemece davalı kullanımlarının tescilli markaya dayalı kullanımlar olduğu ve dolayısıyla marka hakkına tecavüz oluşturmayacağı gerekçesiyle tecavüz davasının reddine karar verilmiştir. Ancak dosya kapsamındaki belgelerden, davalının adına tescilli 2005/09459 sayılı “cream” ibareli markasını, tescil edildiği şekliyle değil davacının 99/006808 sayılı “crema creative marketing” ibareli markasına yaklaşacak şekilde “crema creative marketing solutions” şeklinde kullandığı anlaşılmaktadır. Davalının belirtilen kullanım şekli davacının markasına tecavüz teşkil eder nitelikte olup aksi yöndeki mahkeme gerekçesi isabetli bulunmamış, hükmün davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
3-) Kabule göre de, mahkemece, hükümsüzlük davasında, hükümsüz kılınan mal ve hizmetlerin hangileri olduğu tek tek gösterilmek suretiyle hüküm tesisi gerekirken infazda tereddüt oluşturacak şekilde hüküm kurulması ve davalı kötü niyetli addedilmesine rağmen davalı markası tamamıyla hükümsüz kılınmayıp, kötü niyetin bölünmesi suretiyle kısmen hükümsüzlük kararı verilmesi de doğru görülmemiş, hükmün belirtilen gerekçelerle de bozulmasını gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle mahkeme kararın re’sen BOZULMASINA, ödedikleri peşin temyiz harcının istekleri halinde temyiz eden taraflara iadesine, 01.11.2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.