YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/4264
KARAR NO : 2009/4598
KARAR TARİHİ : 23.06.2009
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 162 ada 3 parsel sayılı 11897.93 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz toprak komisyonunca oluşturulan tapu kaydı nedeniyle davalı Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı … vekili, yasal süresi içinde kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine ve çekişmeli 162 ada 3 parsel sayılı taşınmazın tespit gibi tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece çekişmeli taşınmazın davalı Hazine adına tapuda kayıtlı olup, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile kazanılamayacağı kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama karar için yeterli bulunmamaktadır. Toprak Komisyonunca çekişmeli taşınmaza karşılık gelen toprak tevzi parseli hakkında düzenlenen belirtmelik krokisi ve ekleri getirtilmek suretiyle davalı Hazine tapusunun oluşum nedeni, davalı Hazine tapusunun oluşum tarihine kadar davacı lehine 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 46/1. ve 14.maddelerinde düzenlenen şartların gerçekleşip gerçekleşmediği araştırılmamış, taşınmazın niteliği ile ilgili olarak 3 kişilik uzman ziraat mühendislerinden oluşan bilirkişi kurulundan rapor alınmamış, zilyetlik tanıkları dinlenilmek suretiyle zilyetliğin sürdürülüş biçimi ve zilyetliğin süresi belirlenmemiş, taşınmaza komşu 162 ada 9 parsel sayılı taşınmazın mera olduğu bildirildiği halde yöntemince mera araştırması yapılmamıştır. Sağlıklı sonuca varılabilmesi için, çekişmeli taşınmaza komşu parsellerin onaylı tutanak suretleriyle dayanağı olan belgeler ile çekişmeli taşınmaz hakkında toprak komisyonunca düzenlenen belirtmelik krokisi ve ekleri getirtilip dosya ikmal edildikten sonra mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan komşu köylerde ikamet eden şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişiler, aynı yönteme göre tespit edilecek taraf zilyetlik tanıkları, belirtmelik bilirkişileri ile önceki keşiflerde dinlenen mahalli bilirkişi, tespit bilirkişileri, taraf tanıkları ve 3 kişilik ziraat mühendisleri kurulu huzuruyla yeniden keşif yapılmalıdır. Keşif sırasında dinlenecek yerel bilirkişi ve taraf tanıklarından taşınmazın geçmişte ne durumda bulunduğu, kime ait olduğu, kimden nasıl intikal ettiği, kim tarafından ne zamandan beri ne suretle kullanıldığı, taşınmazın öncesinin mera, yaylak veya kışlak olup olmadığı, taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olması halinde imar ihyaya konu edilip edilmediği, imar ihyaya konu edilmiş ise ihyanın hangi tarihte başlayıp ne zaman bitirildiği, etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, 3 kişilik uzman ziraat mühendisleri kurulundan; çekişmeli taşınmazın toprak yapısı ile komşu parsellerin toprak yapısı karşılaştırılmak suretiyle taşınmazın toprak yapısı ve niteliğini belirtir ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı, bilirkişi ve tanık sözleri komşu parsel tutanak ve dayanaklarıyla denetlenmeli, alınan beyanlar ile önceki keşiflerde dinlenen mahalli bilirkişi ve tespit bilirkişilerin beyanları arasında çelişki ortaya çıktığı takdirde giderilmeye çalışılmalı, komşu 162 ada 9 parsel sayılı mera niteliğindeki taşınmaz ile çekişmeli taşınmaz arasında doğal ya da yapay ayırıcı unsur olup olmadığı açıklığa kavuşturulmalı, belirtmelik tutanak ve ekleri incelenerek davalı Hazine tapusunun oluşum nedeni araştırılmalı, davacı lehine davalı Hazine tapusunun oluşum tarihine kadar 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 46/1. ve 14. maddelerinde düzenlenen şartların gerçekleşip gerçekleşmediği araştırılmalı, fen bilirkişisine keşfi takibe imkan verir ayrıntılı kroki düzenlettirilmeli, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Eksik incelemeyle yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulüyle hükmün BOZULMASINA, 23.06.2009 günündü oybirliği ile karar verildi.