Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2021/35214 E. 2022/19222 K. 17.11.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/35214
KARAR NO : 2022/19222
KARAR TARİHİ : 17.11.2022

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜMLER : Mahkumiyet, beraat
TEMYİZ EDENLER : Katılan vekili, sanık … müdafii, sanık … müdafii, sanık …, sanık …
TEBLİĞNAMEDEKİ DÜŞÜNCELER : Onama, bozma

1-Sanık … hakkında kurulan beraat hükmüne yönelik katılan vekilinin temyizinin incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilen ve değerlendirilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan kanaat ve takdirine, hukuka uygun, yasal ve yeterli olarak dosya içeriğine uygun şekilde açıklanan gerekçeye göre; yüklenen suçun yasal unsurları itibarıyla oluşmadığı Mahkemece kabul ve takdir kılınmış olmakla, katılan vekilinin temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükmün ONANMASINA,

2-Sanıklar …, …, …, … ve … hakkında kurulan hükümlere yönelik katılan vekili, sanık … müdafii, sanık … müdafii, sanık … ve sanık …’in temyizlerinin incelenmesinde;
a)Sosyal Güvenlik Kurumu’ndan emekli olduktan sonra, eşi adına kayıtlı olan … Danışmanlık Hizmetleri adlı iş yerinde sigorta işleri üzerine aracılık hizmetleri veren sanık …’un bastırmış olduğu kartvizit ile kendisini sosyal güvenlik uzmanı olarak tanıtıp köylerde yanında çalışan sanık … ile dolaşarak Bağkur, SSK, ölüm veya yaşlılık aylığı, yurt dışı emeklilik işlemlerini yaptığını belirterek kendisine bir güven oluşmasını sağladığı, bir kısım sanıkların da emeklilik işlemlerinin yapılması için sanığın iş yerine geldikleri, emeklilik hakkı kazanmamış olan kişilerin emekli olmasını sağlamak için yurtdışı hizmet cetvellerini sahte olarak hazırladığı, bu belgeleri sanık …’e tercüme ettirdiği, bazı sanıkların prim gününün tamamlanması için sanık …’ın … Temizlik adlı iş yerinde çalışıyormuş gibi gösterdiği, belgelerin sanık … tarafından posta yoluyla SGK İl Müdürlüğü’ne gönderildiği, sanık …’un bu işlemler için sanıklardan para aldığı, sanık …’nın kurum tarafından kendilerine bildirilen yüksek prim borcunu ödeyerek emekli olduğu ve 2 ay maaş aldığı, bir kısım sanıkların ise prim borçlarını ödememesi nedeniyle taleplerinin reddedildiği ve bu şekilde sanıkların atılı suçları işlediklerinin iddia edildiği olayda;
Sanık …’ın … Temizlik isimli iş yerinin sahibi olduğunu, ancak yapılan işlemlerden haberinin olmadığını, sanıkları tanımadığını, kimsenin yanında çalışmadığını ve çalışıyormuş gibi göstermediğini, sanık …’in Denizli’de yeminli tercümanlık yaptığını, … …’u tanıdığını, gönderdiği tercüme işlemleri yaptığını, ancak bu belgelerin sahte olduğunu bilmediğini, bilmesinin de mümkün olmadığını, sanık …’ın sanık …’in iş yerinde sekreter olarak çalıştığını, onun talimatları ile işlemler yaptığını, ancak sahtecilik ve dolandırıclık yapmadığını, kapalı zarf içinde kendisine teslim edilen belgeleri posta ile SGK’ya gönderdiğini, sanık …’nın … isimli kişiyi köyüne uğradığı için tanıdığını, sütçülükten dolayı Bağkur kaydı olduğu için emekli olabileceğini düşünerek sanığın bürosuna gittiğini, yapılacak işlemler için kendisine para verdiğini, yurt dışında çalışmadığını, buna ilişkin belge sunmadığını, okur yazar olmadığını, sanık …’in verdiği bazı belgeleri imzaladığını, mağdur olduğunu beyan ederek atılı suçlamaları kabul etmemeleri ve dosya kapsamındaki tüm deliller karşısında; suça konu sahte belgelerin sanık … tarafından sahteliği bilinerek tercüme edildiğine, sanık …’ın bir kısım sanıkların çalışmadıklarını bilerek çalışıyormuş gibi gösterdiğine, sanık …’ın sekreterlik görevi dışında sanık … tarafından gerçekleştirilen sahtecilik ve dolandırıcılık eylemleri hakkında bilgi sahibi olduğu ve onun eylemlerine iştirak ettiğine, sanık …’nın suça konu yurtdışı evraklarının sahte tanzim edilip kuruma gönderilmesine iştirak ettiğine dair yeterli, somut her türlü şüpheden uzak kesin delil bulunmadığı, yine sanık …’a yüklenen eylemle ilgili olarak kurumun denetim imkanını kaldıracak mahiyette hile olmadığı, kurumun alacaklarını her zaman tahsil etme imkanının bulunduğu anlaşıldığından sanıkların atılı suçlardan beraatleri yerine mahkumiyetlerine hükmolunması yasaya aykırı,
b) Sanık …’un UYAP aracılığıyla MERNİS üzerinden ulaşılan nüfus kaydına göre hükümden sonra 05.01.2017 tarihinde öldüğü belirlendiğinden, bu durumun kesin olarak tespiti halinde 5237 sayılı TCK’nin 64/1 ve 5271 sayılı CMK’nin 223/8. maddeleri uyarınca kamu davasının düşmesine karar verilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekili, sanık … müdafii, sanık … müdafii, sanık … ve sanık …’in temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, sanık … yönünden diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 17.11.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.