YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/6087
KARAR NO : 2023/90
KARAR TARİHİ : 12.01.2023
MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde ve halen yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 13.03.2012 gün, 6-386; 30.11.2010 gün, 5-237; 29.05.2007 gün, 114-113; 26.05.2009 gün ve 50-130 sayılı ve benzer kararlarında vurgulandığı üzere; 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 40/2, 5271 sayılı CMK’nın 34/2, 231/3, 232/6. maddeleri gereğince, hüküm ve kararlarda, başvurulacak yasa yolu, süresi, başvuru yapılacak merci ile başvuru şeklinin anlaşılabilir nitelikte açıkça gösterilmesi zorunluluğuna rağmen, sanığın mahkumiyetine ilişkin hükme yönelik temyiz yoluna başvuru süresinin 1 hafta olduğu gözetilmeden, Mahkemece dosyanın esası hakkında karar verildikten sonra, hükmün yasa yolu kısmında temyiz yasa yoluna başvuru süresi 15 gün olarak belirtilerek yasa yolunun yanlış gösterilmesi suretiyle sanığın yanıltıldığının anlaşılması karşısında, sanık hakkında kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz başvuru süresinin 15 gün olduğu kabul edilerek süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1…. 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.04.2015 tarihli ve 2013/305 Esas, 2015/211 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 89 uncu maddesinin dördüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 50 inci maddesinin dördüncü fıkrası ile birinci fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesinin dördüncü fıkrası ve 53 üncü maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 6.000.00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve on ay süreyle ehliyetinin geri alınmasına karar verilmiştir.
2…. 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.04.2015 tarihli ve 2013/305 Esas, 2015/211 Karar sayılı kararının, sanık temyizi üzerine Yargıtay 12.Ceza Dairesinin, 29.06.2021 tarihli ve 2019/1573 Esas, 2021/5288 Karar sayılı ilâmıyla;
”Dosya içeriğine göre; 09.08.2013 günü 3,07 promil alkollü vaziyette aracı ile meskun mahal içi, aydınlatmanın bulunduğu, bölünmüş, düz ve eğimsiz yolda sağ şerit üzerinde seyir halindeyken, orta refüj bitiminin olduğu yerden aniden U dönüşü yaptığı sırada aynı istikamette arkasında sol şerit üzerinde seyretmekte olan katılan …’ın idaresindeki motosiklet ile çarpışması şeklinde meydana gelen ve sanığın asli kusurlu olarak iki kişinin basit tıbbi müdahale ile iyileşebilecek şekilde yaralanmalarına sebebiyet verdiği olayda, 3,07 promil alkollü olduğu halde … kullanmak suretiyle kazaya sebebiyet verdiği anlaşılan sanık hakkında bilinçli taksir koşullarının oluştuğunun ve bu nedenle sanığın cezasından TCK’nın 22/3. maddesi uyarınca arttırım yapılması gerektiğinin gözetilmemesi;
Kabule göre de;
Sanık hakkında hükmedilen 10 ay hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesine karar verilirken, adli para cezasının belirlenmesine esas alınan tam gün sayısının gösterilmemesi suretiyle TCK’nın 52/3. maddesine aykırı hareket edilmesi ”
Nedeniyle bozulmasına ve 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin gereğince sanığın kazanılmış hakkının saklı tutulmasına karar verilmiştir.
3…. 1. Asliye Ceza Mahkemesi, 25.03.2022 tarihli ve 2021/541 Esas, 2022/428 Karar sayılı karar ile sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanunu’nun 89 uncu maddesinin dördüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 inci maddesinin ikinci fıkrası ile dördüncü fıkrası ve 53 üncü maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 6.000.00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve on ay süreyle ehliyetinin geri alınmasına karar verilmiştir.
4. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 28.07.2022 tarihli ve 2022/97505 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz sebebi; hükmü temyiz etme iradesinden ibarettir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Olay günü saat 23.00 sıralarında 3,07 promil alkollü vaziyette olan sanığın sevk ve idaresindeki otomobil ile meskun mahal içi, aydınlatmanın mevcut olduğu, bölünmüş , düz ve eğimsiz asfalt yolun sağ şeridi üzerinde seyir halindeyken, kaza mahalli olan orta refüj bitiminin olduğu yerden aniden U dönüşü yapmak amacıyla sola doğru dönüş yaptığı sırada aynı istikamette sol şerit üzerinde seyir halinde olan katılan …’ın idaresindeki motosikletle ile çarpışması neticesinde katılan … ile motosiklette yolcu olarak bulunan katılan …’in basit tıbbi müdahale ile iyileşebilecek şekilde yaralandıkları anlaşılmıştır.
2.Sanık üzerine atılı suçlamayı kabul etmiştir.
3.Katılanlar aşamalarda değişmeyen, istikrarlı anlatımları bulunmaktadırlar.
4.Meydana gelen kazada kusur durumuna ilişkin olarak;
a) Kaza tespit tutanağında; sanığın, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanun’un 67 nci maddesinin (b) bendini (Yönetmelikte belirtilen şartlar dışında geriye dönmek veya geriye gitmek yasaktır. İzin verilen hallerde bu manevraları yapacak sürücüler, karayolunu kullananlar için tehlike veya engel yaratmamak zorundadır.) ihlal etmesi sebebiyle kusurlu olduğu, katılan …’ın ise bir kusurunun bulunmadığı,
b)Keşfe binaen tanzim edilen 10.03.2014 tarihli bilirkişi raporunda; sanığın, doğrultu değiştirme manevralarına yanlış yapması ve alkollü olarak … kullanması sebebiyle asli kusurlu olduğu, katılan …’ın ise aracın hızını yol durumuna göre ayarlamaması sebebiyle tali kusurlu olduğu,
Görüşlerini içerir raporlar dava dosyasında mevcuttur.
5.Katılanların yaralanmasına ilişkin … Devlet Hastanesi tarafından tanzim edilen 10.08.2013 tarihli adli muayene raporlarında; basit tıbbi müdahale ile iyileşebilecek şekilde yaralandıkları,
Görüşünü içerir adlî muayene raporu dava dosyasında mevcuttur.
6.Sanığın, 3.07 promil alkollü olduğuna ilişkin … Devlet Hastanesi tarafından tanzim edilen 09.08.2013 tarihli adli muayene raporu, adli sicil kaydı ve resmî nüfus kayıt örneği dava dosyasında mevcuttur.
7. Mahkemece, Hukuki Süreç başlığı altında (2) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verildiği belirlenmiştir.
IV. GEREKÇE
1.Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 23/01/2018 tarih, 2017/463 Esas, 2018/20 Karar sayılı ve 23/01/2018 tarih, 2015/962 Esas, 2018/16 Karar sayılı ilamlarında vurgulandığı üzere, sanık hakkında hükmolunan adli para cezasının ödenmemesi halinin infaz aşamasında değerlendirilmesi gerektiği dikkate alındığında, 5237 sayılı TCK’nın 52/4. maddesine yönelik uygulama bozma nedeni yapılmamıştır.
2.TCK’nın 50/4. maddesinde, taksirli suçlardan dolayı hükmolunan hapis cezasının uzun süreli de olsa, diğer koşulların varlığı halinde adli para cezasına çevrilebileceği, ancak, bu hükmün, bilinçli taksir halinde uygulanmayacağı belirtilmiş olmasına karşın, meydana gelen olayda bilinçli taksirin koşullarının oluştuğu mahkemece de kabul edilen sanık hakkında tayin edilen uzun süreli hapis cezasının paraya çevrilmesi, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış olmakla birlikte, … 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.04.2015 tarihli ve 2013/305 Esas, 2015/211 Karar sayılı sanığın neticeten 6.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün sadece sanık tarafından temyiz edildiği ve belirtilen cezanın sanık bakımından kazanılmış hak oluşturduğu hususunun 1412 sayılı Kanun’un 326/son maddesi gereğince infaz aşamasında gözetilmesine karar verilmesi gerekirken, sanığın 1 yıl 3 ay hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi sonucu 6.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
3.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının ve yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, … 1. Asliye Ceza Mahkemesi, 25.03.2022 tarihli ve 2021/541 Esas, 2022/428 Karar sayılı kararında, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen (2) numaralı bent dışında, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünün (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, … 1. Asliye Ceza Mahkemesi, 25.03.2022 tarihli ve 2021/541 Esas, 2022/428 Karar sayılır sayılı kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereğince, hükmün yedinci paragrafının hükümden çıkarılarak yerine, “… 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.04.2015 tarihli ve 2013/305 Esas, 2015/211 Karar sayılı sanığın neticeten 6.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün sadece sanık tarafından temyiz edildiği ve belirtilen ceza sanık bakımından 1412 saylı CMUK’un 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hak oluşturduğundan, sanığın 6.000,00 TL adli para cezası ile mahkumiyetine ilişkin hükmün infaz aşamasında gözetilmesine” suretiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
12.01.2023 tarihinde karar verildi.