YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/8839
KARAR NO : 2022/9200
KARAR TARİHİ : 19.12.2022
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 08.06.2021 tarih ve 2016/993 E. – 2021/531 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkili şirkette satış yöneticisi konumunda çalışan davalının kendi isteğiyle şirketten ayrıldıktan sonra aynı alanda ve aynı il sınırlarında faaliyet gösteren başka bir firmada işe başladığını, davalının bu eylemi ile davacı şirket ile imzaladığı belirsiz süreli iş sözleşmesinin 11.j maddesini ihlal ettiğini, şirketin bütçe kullanımı, müşteri beklentileri, müşteri listeleri ve şirketle ilgili sırlara vakıf olduğunu, müvekkili şirketle haksız rekabete giriştiğini ileri sürerek davalının haksız rekabet yasağına aykırı davranması sebebi ile 10.000,00 Euro cezai şartın fiili ödeme tarihindeki T.C. Merkez Bankası rayiç kur karşılığının 3095 sayılı Kanunu’n 4/a maddesi gereği Merkez Bankası’nın yabancı paraya uygulanacak o dönemki faiz oranı belirlenmek suretiyle zararın oluştuğu tarihten itibaren davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; satış temsilcisi olarak şirketin sırlarına vakıf olmasının mümkün olmadığını savunarak haksız, mesnetsiz ve hukuka aykırı davanın reddini istemiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılamaya ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, taraflar arasında 12.04.2012 tarihli Hizmet Akdi Sözleşmesi’nin imzalandığı, işbu sözleşmenin “Personelin Çalışma Yeri” başlıklı 2. maddesinde iş yerinin, Manisa ili sınırları içerisinde bulunan iş yeri olduğu ve 3. maddesinde de yapılacak işin konusunun “Satış yöneticisi” olduğu, ayrıca sözleşmenin 11.maddesinin “j” bendinde “Personel, sözleşme süresince ve sözleşmenin her ne sebeple olursa olsun ortadan kalkmasından itibaren 1 yıl süreyle Natura şirketi ile aynı konuda faaliyet gösteren başka şirketlere veya kurum veya kuruluşlara ya da hakiki veya tüzel kişilere bir bedel veya bedel karşılığı olmaksızın sözleşme konusunda aynı içerikte hizmet veremez. Personel Natura şirketi ile aynı konuda faaliyet gösteren firmalara hissedar, yönetici, denetçi olması veya her ne şekilde olursa olsun 3. kişilerle bunlara bilgi aktaracak konumdaki iş birlikleri de çalışma olarak kabul edilecektir. Sözleşmenin ortadan kalkmasından itibaren geçerli olacak rekabet yasağı sektörel olup, personel şirketin bundan bir zararı olup olmadığına bakılmaksızın 10.000,00 Euro tazminatı ödeyeceğini kabul ve taahhüt eder.” şeklinde düzenlemenin mevcut olduğu, davalının davacı şirketten 26.07.2013 tarihinde istifa ettiği, İzmir Unilever San. ve Tic. Türk A.Ş ile imzaladığı 03.08.2013 tarihli belirli süreli iş sözleşmesi ile dava dışı şirketin “İzmir Buca Satış Bölgesi’ne bağlı Manisa-Salihli ofisi iş yerinde Customer Development IC departmanında satış müfettişi” unvanı ile işe başladığı, davalının davacı şirketten ayrıldıktan sonra sözleşmede belirtilen 1 yıllık süre içerisinde aynı sektörde faaliyet gösteren dava dışı başka bir şirketin Manisa ili Salihli ilçesi sınırları içerisindeki iş yerinde satış müfettişi olarak işe başladığı, bu şekilde davalının aynı il sınırları içerisinde, aynı sektörde ve aynı sıfatla başka bir şirkette çalıştığının sabit olduğu, bu şekilde davacı şirkette satış yöneticisi konumunda olan davalının davacı şirketin müşteri çevresi hakkında bilgi edindiği ve bu bilgilerin kullanımının davacı şirket aleyhine zarar doğurabilecek nitelikte olduğunun kabulü gerektiği, davacı şirket ile 2013 yılında çalışan 14 adet müşterinin 2014 yılında davacı ile çalışmadıklarının belirlendiği, yine davacı şirket ile 2013 yılında çalışan 23 adet müşterinin ise çalışma şartlarını ağırlaştırdıkları, davalının davacı şirketteki işten ayrıldıktan sonra sözleşmede belirlenen süre içerisinde aynı bölgede aynı sektörde faaliyet gösteren dava dışı firmada işe başlamış olması nedeniyle taraflar arasındaki sözleşmenin rekabet yasağına ilişkin 11.j.maddesindeki hükme aykırı davrandığı, bu kapsamda davacının davalıdan cezai şart talep edebileceği, davalının ekonomik sosyal durumu ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde TBK 182/3. maddesi gereğince taraflar arasındaki sözleşmede 10.000 Euro olarak kararlaştırılan cezai şartın davalının iktisaden mahfına sebebiyet verecek nitelikte olduğundan re’sen bu miktarın tenkis edildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 2.000,00 Euro maddi tazminatın dava tarihinden itibaren 3095 sayılı Yasa’nın 4/a maddesi gereğince işletilecek döviz faizi ile birlikte T.C. Merkez Bankası tarafından belirlenen kura göre fiili ödeme tarihindeki TL karşılığının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin tenkis nedeniyle karar verilmiştir.
Karar, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, taraf vekillerinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, taraf vekillerinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 287,07 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, aşağıda yazılı bakiye 21,40 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 19/12/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.