YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/680
KARAR NO : 2022/9273
KARAR TARİHİ : 20.12.2022
MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İzmir 9. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 17.04.2018 tarih ve 2014/464 E. – 2018/549 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, bazı noksanlıkların ikmali için mahalline geri çevrilen dosyanın eksikliklerin giderilmesinden sonra iade edildiği anlaşılmakla dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili kurum bünyesinde aylık almakta iken 18/02/1997 tarihinde ölen …’nın hak etmediği 23/07/1997 ile 23/07/2002 süresi aylıkları toplamı 6.242,91 TL’nin müteveffanın hesabından ATM vasıtasıyla çekildiğini ve kurumun zarara uğradığını, davalı Banka ile yapılan 15/12/2000 tarihinden önce geçerli olan 15/10/1984 tarihli protokolde, aylık alan emeklilere ATM kartı verilmesiyle ilgili bir hüküm bulunmadığını, ancak 15/12/2000 tarihli protokolde verilen ATM kartlarının 1 yıl süreyle sınırlandırılacağının, 1 yıllık sürenin bitiminde aylık alan kişinin bankaya müracaat ederek yaşadığını ispatı halinde 1 yıl süreyle kart kullanım süresini uzatılabileceğinin kararlaştırıldığını, davalı bankanın yürürlükteki protokole uymayarak kurum zararının oluşmasına neden olduğunu iddia ederek, kurum zararının ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, bankanın doğrudan aylık tahakkuk ettirme görevinin olmadığını, İç İşleri Bakanlığı Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü’nün 29/11/1994 tarih ve 1994/22 sayılı genelgesine göre davacı kurumdan maaş alanların nüfus kütüğüne bildirme zorunluluğunun davacı kuruma ait olduğunu, söz konusu bildirimle birlikte şahısların şahsi ve medeni durumlarında bir değişiklik olması halinde nüfus müdürlükleri davacı kuruma bildirimde bulunacağını, davacı kurumun kendi yükümlülüğünü yerine getirmediğinden zararın doğduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya ve tüm dosya kapsamına göre; 15/12/2000 tarihinde yapılan protokol ile emekli maaşlarının hak sahiplerinde banka veznesi aracı kılınmadan bankamatik cihazından bankanın vereceği kart ile ödenmesinin kararlaştırılmış olması karşısında, bu tarihten itibaren yine … adına sağ olduğu kabul edilerek davacı kurum tarafından gönderilen maaşların kimliği saptanamayan kart sahibi tarafından alınmaya devam edilmesi karşısında, yeni protokolden sonra davalı bankaya gönderilen ve dava dilekçesine göre 13/07/2002 tarihine kadar gerçekleşen toplam 3.415,28 TL yönünden de davacı kurumun zararı oluştuğu sabit ise de, yeni protokol ile birlikte gerek davacı kurumun gerekse davalı bankanın bankamatik kartı verilenlerin yaşayıp yaşamadığının 1 yıllık sürede kontrolü hüküm altına alınmış ve bu durumun davacı kurum tarafından da kontrolü kararlaştırılmış bulunduğundan, anılan sürede yapılan ödemeler nedeniyle davalı bankanın tek başına kusurlu tutulamayacağı, davacı kurumun da protokolde yer verildiği üzere kendi üzerine düşen kontrol sorumluluğunu yerine getirmediği, yeni protokol sonrası başlayan dönem için her iki tarafında eşit (%50) kusurlu kabulü hakkaniyete uygun düşeceği gerekçesiyle, davacı kurum tarafından tüm dönemi kapsayacak şekilde 6.242,91TL’nin davalı bankadan tahsilinin istenmiş olması karşısında taleple bağlılık ilkesi gereği davanın kısmen kabulü ile 23/07/1997 ile 15/12/2000 tarihleri arasına ilişkin yapılan maaş ödemesi tutarı olan 2.827,63 TL’nin tamamı ile 15/12/2000 ile 13/07/2002 tarihleri arasına ilişkin yapılan maaş ödemesi tutarının taleple bağlılık kuralı uyarınca (6.242,91 TL-2.827,63 TL) 3.415,28 TL’nin ödenmesinde davanın tarafları %50 oranıyla müterafik kusurlu kabul edilerek 1.707,64 TL ile birlikte toplam 4.535,27 TL’nin dava tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte davalı Bankadan tahsili ile davacı Kuruma verilmesine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, taraf vekillerinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, taraf vekillerinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 229,10 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, davacı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, 20.12.2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.