YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/4017
KARAR NO : 2009/4659
KARAR TARİHİ : 25.06.2009
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 160 ada 34 parsel sayılı 1425.13 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle 1/2 paylarla Şükrü ve … adına tespit edilmiştir. Davacı …, yasal süresi içerisinde irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak çekişmeli taşınmazın … … mirasçıları adına tescili istemiyle ve tespit maliklerinden …’yı davalı göstererek dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda, davanın reddine ve çekişmeli parselin tespit gibi tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı … tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, çekişmeli taşınmazın davalı tarafın zilyetliğinde bulunduğu, komşu 160 ada 33 parsel sayılı taşınmaza uygulanan tapu kaydının çekişmeli taşınmaz yönünü davalının babasının adıyla okuduğundan davanın ispat edilemediğinin kabulü ile davanın reddi şeklinde hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm için yeterli bulunmamaktadır. Çekişmeli 160 ada 34 parsel sayılı taşınmaz 1/2 paylarla İsmail oğulları … ve … adına tespit edildiği hale, …’ya husumet yaygınlaştırılıp yöntemince taraf teşkili sağlanmadan hüküm kurulmuştur. Çekişmeli taşınmazın, ortak kök muris …’ya ait olduğu hususunda taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Uyuşmazlık, … mirasçıları arasından yapılan paylaşma sonucunda çekişmeli taşınmazın davacının iddia ettiği şekilde … , yoksa davanın savunmasında belirtildiği gibi İsmail … payına mı düştüğü hususundadır. Mahkemece bu hususta yeterli araştırma ve inceleme yapılmadan hüküm kurulmuştur. Eksik araştırma, inceleme ve uygulama ile hüküm kurulamaz. Doğru sonuca ulaşılabilmesi için öncelikle diğer tespit maliki …’ya da husumet yaygınlaştırılıp taraf teşkili sağlandıktan sonra, ortak kök muris …’nın veraset ilamı veya veraset ilamına esas nüfus kayıtları ile ölüm gününde terekesine dahil olan tüm taşınmaz mallara ait kadastro tutanaklarının örnekleri dosya içine getirtilerek mahallinde yeniden keşif yapılmalıdır. Keşfe katılacak yerel bilirkişiler ve tarafların tanıklarından, her ne kadar kök muris … terekesinin paylaşıldığı tarafların kabulünde ise de, muris … ‘nın özürlü olduğunun belirtilmiş olması nedeniyle, paylaşmanın usulüne uygun olup olmadığı, tüm mirasçıların veya yetkili temsilcilerinin katılıp katılmadığı, özellikle özürlü olduğu bildirilen … …’nın özürünün nedeni haklarını kullanma ehliyetini kısmen ya da tamamen kaldırmış olup olmadığı, kendisinin veya temsilcisinin taksime katılıp katılmadığı, her bir mirasçının payına hangi taşınmazların düştüğü, bu taşınmazların akibetlerinin ne olduğu, çekişmeli taşınmazın üzerinde paylaşma öncesi veya sonrasında kimin zilyet olduğu, İsmail … tarafından sürdürülen zilyetliğin … …’nın adına olup olmadığı; özellikle paylaşmada … …’ya menkul ya da gayrımenkul olarak pay verilip verilmediği, verilmişse akibetlerinin ne olduğu gibi hususlar tek tek olaylara dayalı olarak sorulup saptanmaya çalışılmalıdır. Bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek, özellikle paylaşma olgusunu bu olguya dayanan tarafın kanıtlamakla yükümlü olduğu ilkesi de gözönünde bulundurularak ulaşılacak sonuca göre bir karar verilmelidir. Eksik inceleme sonucu hüküm verilmiş olması isabetsiz, davacı …’ün temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 25.06.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.