YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/4609
KARAR NO : 2023/152
KARAR TARİHİ : 18.01.2023
MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1…. Batı 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.02.2016 tarihli ve 2015/380 Esas, 2016/75 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 85 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 6 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, 62 nci fıkrası uyarınca 1/6 oranında indirim yapılarak 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, 63 üncü maddesi uyarınca şahsi hürriyeti sınırlama sonucunu doğuran bütün haller nedeniyle geçirilmiş sürelerin hükmolunan hapis cezasından mahsubuna ve 53 üncü maddenin altıncı fıkrası uyarınca sürücü belgesinin 1 yıl süre ile geri alınmasına karar verilmiştir.
2.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 21.09.2020 tarihli ve 2016/156757 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiin Temyiz Sebepleri
1.Kusur durumuna,
2.Ceza miktarına,
3.Hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmamasına,
4.Re’sen gözetilecek nedenlere
ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Yerel Mahkemenin Kabülü
1.Sanık …’nın sevk ve idaresindeki otomobil ile gece vakti, aydınlatmanın mevcut olduğu, meskun mahalde, bölünmüş caddede seyir halindeyken, aynı yönde seyir halinde bulunan ölen …’nın kullandığı motosiklete yol vermesi için sellektör yaptığı, ölenin yolun sağına yanaştığında sanık tarafından kullandığı … ile ölenin kullandığı motorsikleti solladığı esnada aracın sağ dikiz aynasının motorsiklete çapması sonucu, motosikletin yere düştüğü, düşme sonucunda motosiklet sürücüsü …’nın öldüğü, motorsiklette yolcu olarak bulunan eşi …’nın ise kaza sonucu yaralandığı,
Sanığın olay yerinden kaçması sonucu olaydan hemen sonra olay yerine gelen güvenlik görevlileri tarafından kusur raporunun düzenlenemediği, sanığın üzerine atılı suçu ikrar ettiği, katılanların sanıktan şikayetçi oldukları, katılan …’nın yaralanmasının basit tıbbi müdahale ile giderilebilir şekilde olduğu, … Adli Tıp Kurumundan alınan ve dosya kapsamına uyduğu için itibar edilerek hükme esas alınan 08/02/2016 tarihli raporda, sanık …’nın yönetimindeki … ile seyri sırasında yola gereken dikkatini vermemiş, sağ ön ilerisinde seyreden motorsikleti gayri nizami biçimde yakın mesafeden sollamak istemiş, bu haliyle tehlikeli bir şekilde yaklaştığı motorsiklete önlemsizce çarptığı olayda dikkatsiz, tedbirsiz ve kurallara aykırı hareketleri nedeniyle asli kusurlu olduğunun, motorsiklet sürücüsü ölen …’nın yönetimindeki … ile seyrederek olay yerine geldiğinde arkasından aynı yöne seyreden ve motorsikletini gayri nizami biçimde sollamak isteyen sürücü Hakan yönetimindeki otomobilin motorsikletine çarpmasıyla meydana gelen olayda herhangi bir kural ihlalinin görülmediğinin ve ölene atfıkabil kusur bulunmadığının tespit edildiği, buna göre sanık …’nın asli kusurlu olarak hareket etmek suretiyle çarptığı motorsikleti kullanan ve kusursuz olduğu anlaşılan …’nın ölümüne ve yine aynı araçta bulunan eşi …’nın yaralanmasına yol açmak suretiyle üzerine atılı taksirle ölüme ve yaralamaya sebep olma suçunu işlediği kabul edilerek buna göre uygulama yapıldığı anlaşılmıştır.
2…. Cumhuriyet Başsavcılığı 02.10.2015 tarihli ölü muayene tutanağında …’nın kesin ölüm nedeni, trafik kazasına bağlı gelişen künt kafa ve genel beden travmasına bağlı iskelet sistemi kemik kırıkları zemininde gelişen iç organ hasarı ve iç kanama komplikasyonları sonucu meydana geldiği tespit edilmiştir.
3…. Devlet Hastanesinin 06.10.2015 tarihli raporu ile katılan …’nın basit tıbbi müdahale ile giderilebilir şekilde yaralandığı belirlenmiştir.
4.Sanık savunmalarında, kazayı ikrar etmiş, korktuğu için olay mahallinden kaçtığını ancak teslim olacakken yakalandığını beyan etmiştir.
5. Ölenin çocukları olan … ve Faruk Varlı ile olay nedeniyle yaralanan ve ölenin eşi olan … aşamalarda alınan beyanlarından sanıktan şikayetçi olup mahkemece katılmalarına karar verilmiştir.
6.Kaza tespit tutanağında, motosiklete çarpan aracın olay yerini terk etmesi nedeniyle kusura yönelik tespit yapılamamış, kaza tespit tutanağını düzenleyen polis memurları motosiklete çarpan aracın ve … sürücüsü olan sanık … Kayabaşı’nın yakalanması, olay ile ilgili ifadesinin alınması ve olayda yaralanan …’nın ifadesinin alınmasından sonra düzenledikleri 03.10.2015 tarihli tutanakta, ölen …’nın 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 46/2-a maddesi uyarınca, aksine işaret bulunmadıkça araçları gidiş yönüne göre yolun sağından sürmek kuralını ihlal ettiğini, sanık …’nın ise 2918 sayılı Kanun’un 56/1-c maddesi uyarınca, önlerinde giden araçları güvenli ve yeterli mesafeden izlemek, 84/d maddesi uyarınca arkadan çarpma, 82/1-a maddesi uyarınca kazaya karışan sürücülerin ilk yardım önlemlerini almaması, zabıtaya ve … kuruluşuna haber vermemesi kurallarını ihlal ettiğini belirlenmiştir.
7…. Trafik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen 08.02.2016 tarihli raporda, sanık …’nın yola gereken dikkati vermediği, sağ ön ilerisinde seyreden motosikleti gayri nizami biçimde yakın mesafeden sollamak istediği, bu haliyle tehlikeli bir şekilde yaklaştığı motosiklete önlemsizce çarpması şeklinde gelişen olayda dikkatsiz, tedbirsiz ve kurallara aykırı hareketleri nedeniyle asli kusurlu olduğu, ölen motosiklet sürücüsü …’nın olay yerine geldiğinde, arkasından aynı yöne seyreden ve motosikletini gayri nizami biçimde sollamak isteyen sürücü Hakan yönetimindeki otomobilin, aracına çarpmasıyla meydana gelen olayda, herhangi bir kural ihlali görülmediğinden sonuçta atfı kabil kusuru olmadığı belirlenmiştir.
8.Sanığın adli sicil kaydı ve resmî nüfus kayıt örneği dava dosyası içindedir.
IV. GEREKÇE
Yapılan inceleme neticesinde yerel mahkemenin kararında, oluş ve kabulde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı görülmüştür.
Sanık Müdafiin Temyiz İsteği Yönünden
1.Kusur Durumu Yönünden
Yargılama aşamasında düzenlenen ve hükme esas alınan … Trafik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen 08.02.2016 tarihli raporun oluş ve dosya kapsamı ile uyumlu olduğu, kusur durumunun tespit edildiği anlaşılmakla, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2.Ceza Miktarı Yönünden;
Sanığın dosyada bulunan deliller kapsamında tayin olunan eylemi bakımından, 5237 sayılı Kanun’un 61 inci maddesinde yer verilen, suçun işleniş biçimi, sanığın taksirinin yoğunluğu, meydana gelen zararın ağırlığı gibi ölçütler ile aynı Kanun’un 3 üncü maddesinin birinci fıkrasında belirtilen cezada orantılılık ilkesi dikkate alındığında, tamamen kusurlu olarak bir kişinin ölümüne bir kişinin yaralanmasına neden olan sanık hakkında belirlenen ceza miktarı bakımından isabetsizlik görülmemiş, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
3.Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Hükümlerinin Uygulanmaması Yönünden
5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca, mahkemece sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanabilmesi için, yapılan yargılama sonunda sanığa hükmedilen ceza, iki yıl veya daha az süreli hapis veya adlî para cezası olmalıdır. Sanık hakkında hükmolunan 5 yıl hapis cezası hakkında mahkemece hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmamasında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
4.Re’sen Gözetilecek Nedenler Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … Batı 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.02.2016 tarihli ve 2015/380 Esas, 2016/75 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
18.01.2023 tarihinde karar verildi.