YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/3896
KARAR NO : 2007/4299
KARAR TARİHİ : 25.06.2007
Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki taraf vekillerince istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Taraflar arasındaki uyuşmazlık 20.01.1992 tarihli 1240 parsele yapılacak inşaatın geç teslimine dayalı alacağın tahsiline ilişkindir. Davacı yanca alacağın tahsili için girişilen icra takibine davalının itirazı üzerine itirazın iptâli ve takibin devamı istemiyle dava açılmıştır. Mahkemece sözleşmenin 3. maddesinde belirlenen 500.000 TL. esas alınarak itirazın kısmen iptâline dair verilen karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının tüm, davacının sair temyiz itirazları yerinde görülmemiş reddi gerekmiştir.
2- BK’nın 106. maddesi uyarınca işin kararlaştırılan tarihte teslim edilmemesi halinde davacı iş sahibinin gecikmeden kaynaklanan tazminatın tahsili için dava hakkı bulunmaktadır.
BK’nın 158. maddesinde de akdin muayyen zamanda ifa edilmemesi halinde cezai şart ödenmesi kararlaştırılması durumunda mütemerrit tarafın cezai şartı ödeyeceği, ayrıca aynı kanunun 159/2. maddesi gereğince de cezai şart miktarını aşan zararın istenebileceği hükme bağlanmıştır. Dava konusu olayda inşaatın, sözleşme tarihinden itibaren 60 ayın sonunda teslim edileceği kabul edilmiştir. Bu bir kesin vade olup (BK.md/107) davalı yüklenici 20.01.1997 tarihinde işi tamamlamayarak temerrüde düşmüştür. Sözleşmede her ay için her daireye ödenmesi gereken tazminat ise gecikme bedeli olarak nitelendirilmiştir. Sözleşmenin bu hükmünün gecikme halinde ödenmesi gereken cezai şart olarak kabul edilmesi tarafların maksadına, uzayan iş süresine uygun düşecektir. Sözleşmelerin yorumunu yapmak ve uygulanacak yasa maddelerini bulmak hakimin takdir yetkisine giren hususlardandır. (HUMK’nın 74,75,76 md. ve 04.06.1958 gün 15/6 sayılı İ.B.K.)
Tarafların yorumu gerektiren bir hususu başka şekilde nitelendirmeleri hakimi bağlamaz. Bu durumda, mahkemece sözleşmede kararlaştırılan aylık 500.000 TL’nin cezai şart olarak kabul edilmesi, bunun üzerinde oluşan gecikme alacağı varsa cezayı aşan zarar olarak değerlendirilmesi bu şekilde yapılacak hesaplamayla yani bilirkişiden alınacak raporla alacak miktarının saptanması ve davalı yanca ispatlanan ödemelerin alacaktan tenziliyle oluşacak sonuca göre dava karara bağlanmalıdır. Mahkemece bu hususlar üzerinde durulmadan sözleşme hükmünün yorumunda hataya düşülerek yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış kararın bozulması uygun bulunmuştur.
SONUÇ:Yukarıda 1.bentte açıklanan sebeplerle davalının tüm, davacının sair temyiz itirazlarının reddine, 2.bent uyarınca kabulüyle hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 2,80 YTL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, 25.06.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.