YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/1124
KARAR NO : 2008/1434
KARAR TARİHİ : 11.03.2008
MAHKEMESİ :AĞIR CEZA MAHKEMESİ
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 337/a maddesine aykırılık suçundan şüpheli … … hakkında yapılan soruşturma sonucunda, iddianame ile dava açılmasının mümkün olmadığı gerekçesiyle, Kadıköy C.Başsavcılığınca verilen 20.12.2006 tarihli ve 2006/45352-32386 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itirazın kabulü ile şüpheli hakkında kamu davası açılmak üzere anılan kararın kaldırılmasına ilişkin, Üsküdar 1.Ağır Ceza Mahkemesi Başkanınca verilen 16.02.2007 tarihli ve 2007/21 D.İş sayılı kararı kapsayan dosya incelendi.
Dosya kapsamına göre, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5358 sayılı Kanun’la değişik 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 346/3.maddesindeki “Bu bapta yer … suçlarla ilgili davalara, İcra Mahkemesince bakılır” ve aynı Kanun’un “Muhakeme Usulü” başlıklı 349/1.maddesindeki “Şikayet dilekçe ile veya şifahi beyanla yapılır. Dilekçeyi veya dava beyanını … İcra Mahkemesi duruşma için hemen bir … tayin … şikayetçinin imzasını alır ve maznuna celpname gönderir. Şahit gösterilmişse o da celp olunur.” hükümleri uyarınca anılan kanunda yer … suçlar ile ilgili kovuşturmanın, doğrudan İcra Mahkemesine yapılacak şikayetler üzerine yapılması gerektiği, kaldı ki anılan kanunun 337/a maddesinde alacaklının şikayeti arandığı gibi bu maddede düzenlenen suç yönünden farklı bir muhakeme usulü öngörülmediği gözetilmeden itirazın reddi yerine yazılı şekilde kabulüne karar verilmesinde isabet görülmemekle kararın 5271 sayılı CMK’nun 309.maddesi uyarınca bozulması lüzumu, Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü’nün 25.12.2007 … ve 65524 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen Yargıtay C.Başsavcılığının 21.01.2008 … ve K.Y.B.2008/5707 sayılı tebliğnamesiyle istenilmiş olmakla,
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Dosya kapsamına göre, şüpheliye isnat edilen suç, 2004 sayılı İİK’nun 337/a.maddesinde düzenlenmiş olup, buna göre, 44. maddeye göre mal beyanında bulunmayan veya beyanında mevcudunu eksik gösteren veya aktifinde yer almış malı veya yerine kaim olan değerini haciz veya iflas sırasında göstermeyen veya beyanından sonra bu malları üzerinde tasarruf eden borçlunun, bundan zarar gören alacaklının şikâyeti üzerine, cezalandırılacağının düzenlenmiş olması, yine anılan kanunun 349.maddesinde muhakeme
usulüne yer verilmiş olup, buna göre şikayetin dilekçe ile veya şifahi beyanla İcra Mahkemesine yapılacağı, öte yandan 1 Haziran 2005 tarihinde yürürlüğe giren 5358 sayılı Kanun’un 18.maddesiyle değişik 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 346.maddesinin son fıkrasına göre de “Bu bapta yer … suçlarla ilgili davalara İcra Mahkemesinde bakılır” hükümleri karşısında, sanığa yöneltilen suç hakkında iddianame ile dava açılmasının gerekmediği, İcra Mahkemesince verilecek dilekçe ile veya şifahi beyanla yargılamaya başlanacağı hususu göz önüne alındığında, yazılı şekilde karar verilmesi isabetsizdir.
Bu nedenle Yargıtay C.Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine atfen düzenlediği tebliğname yerinde görülmekle Üsküdar 1.Ağır Ceza Mahkemesinin 16.02.2007 tarihli ve 2007/21 d.iş sayılı kararının BOZULMASINA, sair işlemlerin mahalinde ifasına, dosyanın mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay C. Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.03.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.