Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2009/6881 E. 2009/8501 K. 10.12.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/6881
KARAR NO : 2009/8501
KARAR TARİHİ : 10.12.2009

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ

Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 884 ada 31 parsel sayılı 44104.06 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz tescil ilamı ile oluşan tapu kaydı, satış ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı … adına tespit edilmiştir. Davacı Hazine, yasal süresi içinde 4753 sayılı Yasa gereği oluşan tapu kaydına dayanarak, davacı … Belediye Başkanlığı ise taşınmazın kadim mera olduğunu ileri sürerek, … Beldesine mera olarak tahsisi isteği ile dava açmıştır. Mahkemece davalar birleştirilerek yapılan yargılama sonunda davacı … Belediyesinin davasının reddine, davacı Hazinenin davasının kısmen kabulüne, çekişmeli parselin fen bilirkişisinin krokisinde (A) harfi ile gösterilen 6433 m2 ve (C) harfi ile gösterilen 11671.06 m2’lik bölümünün davalı … adına, (B) harfi ile gösterilen 26000 m2’lik bölümünün ise davacı Hazine adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı … Belediye Başkanlığı, davacı Hazine vekilleri ile davalı … tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içerisinde biri davacı Hazine ve davacı Belediye Başkanlığı’nın davasının reddine; diğeri ise davacı Belediye Başkanlığı’nın davasının reddine, Hazinenin davasının kısmen kabulüne ilişkin olmak üzere iki farklı kısa karara rastlanmıştır. Bu kısa kararlar birbiriyle ve aynı zamanda davaların reddine ilişkin kısa karar, gerekçeli karar (ilam) ile de çelişkilidir. Anayasanın koyduğu yargılamanın aleniyeti kuralı ve HUMK.’nun 382. maddesi gereği olarak kararların alenen tefhim edilmesi gerekir. Kısa kararla, gerekçeli kararın başka başka nitelikte olması aleniyet kuralına aykırı düşer ki bu da mahkemelere olan güveni sarsıcı niteliktedir. Aynı zamanda bu yön kamu düzeni ile de ilgili olup, tarafların temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair hususların incelenmesine yer olmadığına, 10.12.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.