YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/4725
KARAR NO : 2008/4790
KARAR TARİHİ : 01.07.2008
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca duruşmalı olarak incelenmesi istenilmekle; duruşma için belli edilen gün ve saatte temyiz eden … vekili Avukat … ile aleyhine temyiz istenilen … ve … geldiler. Gelenlerin yüzlerine karşı duruşmaya başlandı. Tarafların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmanın bittiği bildirildi. Süresi içinde inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 334 parsel sayılı 5.700 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz satın alma ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davacı … adına tespit edilmiştir. Kadastro tesbitine karşı… tarafından itiraz edilmiş, Komisyonca davalı …’ın itirazının kabulü ve diğer itirazların reddi ile çekişmeli taşınmazın… adına tesciline karar verilmiştir. Davacı …, satın alma ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Yargılama sırasında … ile … oğlu… tapu kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine, …ise kendisinin de hak sahibi olduğu iddiasına dayanarak davaya katılmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; Davacı … ile müdahil …’ın davalarının kabulüne, diğer müdahillerin davasının reddine ve çekişmeli parselin 16/32 payının …, 4/32 payının … ve 3/32’şer payının ise … çocukları …, … ve … adlarına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı … mirasçısı …, müdahil … ve müdahil … mirasçısı …tarafından temyiz edilmiştir.
1) Davalı …, 16.09.1984 ve 10.09.1985 tarihli keşiflerde çekişmeli taşınmaz ile bir ilgisinin bulunmadığını, tesbitin zuhulen kendi adına yapıldığını, taşınmazın … soyadlı kişilere ait olduğunu bildirmiştir. Usulen tutanağa geçirilen bu beyanlar davalı … ve haleflerini bağlayacağından davalı … mirasçısı Hüseyin Serdoğan’ın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının REDDİNE,
2) Diğer temyiz itirazlarına gelince; Mahkemece, … soyadlı kişilerin zilyetliğinin zora dayalı olarak başladığı ve iyiniyetli olmadığı, bu şekilde sürdürülen zilyetliğin kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle mülk edinme hakkı doğurmayacağı gerekçesiyle yazılı olduğu şekilde hüküm kurulmuş ise de mahkemece yapılan değerlendirme usul ve yasaya aykırıdır. Tüm dosya kapsamı karşısında, çekişmeli taşınmazın 1944-1948 yıllarına kadar davacı … ve müdahil … ile bu kişilerin murislerinin zilyetliğinde olduğu ancak bu tarihten itibaren kadastro tesbit
gününe kadar … ve …’in zilyetliğinde bulunduğu hususları sabittir. Bu husus mahkemenin de kabulündedir. … soyadlı kişilerin, taşınmaza Eryılmaz’lar adına zilyet ettiklerine dair bir iddia ve delil de bulunmamaktadır. O halde, … soyadlı kişilerin taşınmaza malik sıfatıyla zilyet olduklarının kabulü zorunludur. 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 14. maddesinde yazılı koşullar arasında “malik sıfatıyla zilyet olma” koşulu mevcut olup gerek anılan maddede ve gerekse de 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 713. maddesinde malik sıfatıyla sürdürülen zilyetliğin “iyi niyetli” olması koşulu yer almamaktadır. Adına tescil kararı verilenlerin taşınmaz üzerinde 1948 yılından bu yana zilyet olmadıkları ve lehlerine 3402 sayılı Yasa’nın 14. maddesi koşullarının oluşmadığı, buna karşın davalının, taşınmazla bir ilgisi bulunmadığını belirtmesi ve taşınmazın 1948 yılından beri … ve … …’in zilyetliğinde bulunduğunun anlaşılması karşısında mahkemece, taşınmazın … ve … … mirasçıları adına tesciline karar vermek gerekirken yerinde olmayan gerekçelerle davacı … mirasçıları ve müdahil … adına tesciline karar verilmiş bulunması isabetsizdir. Temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, Yargıtay duruşması için belirlenen 550.00 YTL. vekalet ücretinin aleyhine temyiz olunan taraftan alınarak, kendilerini duruşmada vekil ile temsil ettiren temyiz eden tarafa verilmesine, 1.7.2008 gününde oybirliği ile karar verildi.