YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/4725
KARAR NO : 2009/5468
KARAR TARİHİ : 15.09.2009
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 376 ada 6 parsel sayılı 265.07 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, ham toprak niteliği nedeniyle davalı Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı …, yasal süresi içinde kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine ve çekişmeli 376 ada 6 parsel sayılı taşınmazın davalı Hazine adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı … tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, çekişmeli taşınmazın tarım arazisi olmadığı, davacı yararına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile mülk edinme şartlarının gerçekleşmediği kabul edilmek sureti ile hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm için yeterli bulunmamaktadır. Davacı, çekişmeli taşınmazın arsa vasfında olduğu, 12.4.1970 tarihli senet ile kendisinin bayii olan … ’ın babası … ’a satıldığı, … ’ın ise taşınmazı 15 yıl kadar önce kendisine sattığı ve zilyetliğini de devrettiği iddiasına dayanmıştır. Mahkemece, 12.4.1970 tarihli senedin tanıkları dinlenmemiş, taşınmaz üzerindeki zilyetliğin sürdürülüş biçimi ve süresi yöntemince araştırılmamış, zilyetlik tanıkları dinlenmemiş, taşınmaz üzerinde sürdürülen zilyetliğin ekonomik amaca uygun olup olmadığı üzerinde durulmamış, taşınmazın arsa mı yoksa tarım arazisi mi olduğu hususu netliğe kavuşturulmamıştır. Doğru sonuca varılabilmesi için mahallinde yaşlı, tarafsız ve yöreyi iyi bilen şahıslar huzuru ile yeniden yapılacak keşif sırasında dinlenecek yerel bilirkişi, tarafların bildirdikleri ve bildirecekleri tüm tanıklar ile 12.4.1970 tarihli satış senedin tanıkları ayrı ayrı dinlenip, taşınmazın geçmişte ne durumda bulunduğu, kime ait olduğu, kimden nasıl intikal ettiği, kim tarafından ne zamandan beri ne suretle kullanıldığı, etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, ziraat bilirkişisinden taşınmazın arsa mı yoksa tarım arazisi mi olduğu hususunda tereddüde yer bırakmayacak şekilde rapor alınmalı, taşınmaz üzerinde sürdürülen zilyetliğin ekonomik amaca uygun olup olmadığı hususu açıklığa kavuşturulmalıdır. Belirtilen şekilde araştırma ve inceleme yapılmadan yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 15.09.2009 gününde oybirliği ile karar verildi.