Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2008/164 E. 2008/142 K. 17.01.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/164
KARAR NO : 2008/142
KARAR TARİHİ : 17.01.2008

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ

Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 106 ada 42 parsel sayılı 7301,51 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle verasette iştirak şeklinde … mirasçıları … ve müşterekleri adına tespit edilmiştir. Davacılar … ve …, yasal süresi içinde çekişmeli taşınmazın kök muris …’den kaldığını mirasçılarından Feride payının davalı tarafa geçtiği gözönünde bulundurularak … mirasçıları adına tescili gerektiği iddialarına dayanarak dava açmışlardır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine ve çekişmeli parselin tespit gibi tesciline karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece çekişmeli taşınmazın tarafların kök murisi …’den intikal ettiği, … terekesinin taksim edildiği, ancak davacılar terekenin ne şekilde taksim edildiğinin ispatlanamadığı kabul edilmek suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hüküm için yeterli bulunmamaktadır. Çekişmeli taşınmazın ortak kök muris …’den kaldığı hususunda taraflar arasında uyuşmazlık yoktur. Taraflar arasındaki uyuşmazlık ortak kök muris … terekesinin ölümünden sonra usulen taksim edilip edilmediği ile usulen taksim edilmişse çekişmeli taşınmazın hangi mirasçıların payına düştüğü hususundadır. Ortak kök muris …’e ait veraset ilamı veya veraset ilamına esas nüfus kayıtları dosya içinde bulunmadığı gibi kök muris …’in ölüm gününde terekesine dahil olan taşınmazların hangileri olduğu ve akibetlerinin ne olduğu da araştırılmamıştır. Ayrıca; taksime dayanan taraf taksimin varlığını, taksimin tarihini ve taksime bütün paydaşların veya yetkili temsilcilerinin katıldıklarını, taksimde paydaşlara verilen paylar ile bunların akibetlerinin ne olduğunu kanıtlamakla yükümlü olduğu halde, taksimin olmadığı iddiası ile dava açan davacıların davasının taksimin ne şekilde olduğunu ispatlayamadıkları gerekçesiyle reddedilmesinde de isabet bulunmamaktadır. Doğru sonuca varılabilmesi için ortak kök muris …’e ait veraset ilam veya veraset ilamına esas nüfus kayıtları ile kök muris …’in ölüm gününde terekesine dahil olan tüm taşınmazlara ait onaylı tutanak örnekleri dosya içine getirtildikten sonra mahallinde yeniden keşif yapılmalıdır. Mahallinde yapılacak keşifte bilirkişi ve tanıklardan ölüm gününe göre kök muris …’in terekesine dahil olan taşınmazların hangileri olduğu,
akibetlerinin ne olduğu, kimlerin adına tespit edildikleri, … mirasçıları arasında usulen taksim olup olmadığı, taksim varsa kimlerin payına hangi taşınmazların düştüğü, taşınmaz almayan mirasçısı varsa hissesine karşılık ne aldığı, taksimden önce veya sonra mirasçılar arasında pay satışı veya hibesi olup olmadığı, dava dilekçesinde bildirildiği gibi … kızı Feride’nin payını davalılar murisi …’a devredip devretmediği, taşınmazın kaç yıldır … ve mirasçıları tarafından kullanıldığı, diğer mirasçıların bu kullanıma itiraz edip etmedikleri, müstakilen diğer paydaşlar adına ortak kök muristen intikalen gelen taşınmaz tepit edilip edilmediği, çekişmeli taşınmaza komşu 106 ada 41 ve 43 parsellerin ortak kök muris …’den intikal edip etmediği, intikal etmişse ne surette Durmuş Tokmak mirasçıları adına tespit edildikleri gibi hususlar tek tek sorulup saptanmalı, bilirkişi ve tanık sözleri gerektiğinde komşu parsel tutanak ve dayanakları ile denetlenmeli, tespite aykırı sonuca ulaşılması halinde tespit bilirkişileri de tanık sıfatıyla dinlenerek çelişkinin giderilmesine çalışılmalı, uzun süreli kullanımın harici taksimin karinesi olabileceği ve taksimde pay eşitliğinin zorunlu olmadığı da gözönünde tutulmalıdır. Eksik inceleme ve araştırma ile gerekçeyle çelişkili hüküm oluşturulması isabetsiz olduğundan davacılar vekilinin temyiz itirazlarının bu nedenlerle kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 17.01.2008 gününde oybirliği ile karar verildi.