Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2008/1638 E. 2008/1652 K. 18.03.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/1638
KARAR NO : 2008/1652
KARAR TARİHİ : 18.03.2008

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

Mal beyanında bulunmamak suçundan sanık …’ın 2004 sayılı İİK’nun 337/1.maddesi uyarınca 10 … hafif hapis cezasıyla cezalandırılmasına dair, Kırşehir İcra Mahkemesinin 10.02.2005 tarihli ve 2004/515 esas, 2005/75 sayılı kararının infazı sırasında, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanun’un 5349 sayılı Yasa ile değişik 7/1.maddesi uyarınca eylemin yaptırımının idari para cezasına dönüştürüldüğü ve görevli makamın Cumhuriyet Başsavcılığı olduğundan bahisle, mahkemenin görevsizliğine, sanık hakkında idari para cezasının takdiri için dosyanın yetkili ve görevli Kırşehir Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine dair, Kırşehir İcra mahkemesinin 10.06.2005 tarihli, 2004/515, 2005/75 sayılı ek kararına yapılan itirazın reddine dair Kırşehir Ağır Ceza Mahkemesinin 20.06.2005 tarihli 2005/183 müteferrik sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
Tebliğname ile; 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 7.maddesinin başlığı, 5349 sayılı Kanunla “Hafif hapis ve hafif para cezalarının idari para cezasına dönüştürülmesi” olarak değiştirilerek aynı maddenin 1.fıkrasında, “Kanunlarda hafif hapis veya hafif para cezası olarak öngörülen yaptırımlar idari para cezasına dönüştürülmüştür” hükmüne yer verildiği, yine 01 Haziran 2005 tarihli mükerrer Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 5358 sayılı Kanunla değişik 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nda bir kısım suçların cezai yaptırımı tazyik hapsine, 337.maddesinden kaynaklanan eylemlerin yaptırımı ise disiplin hapsine dönüştürülmüş olması sebebiyle, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 24, 5252 sayılı Kanun’un 9/3 ve 5237 Türk Ceza Kanunu’nun 7/2. maddeleri hükümleri gözetilmek suretiyle öncelikle lehe kanun tesbit edilerek, mahkemesince bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin, itirazın kabulü yerine reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden anılan kararın 5271 sayılı CMK’nun 309.maddesi uyarınca bozulması lüzumu, Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü’nün 16.01.2008 … ve 2716 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen Yargıtay C.Başsavcılığının 15.02.2008 … ve K.Y.B.2008/21143 sayılı tebliğnamesiyle istenilmiş olmakla,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Dosya kapsamına göre, borçluya isnat edilen mal beyanında bulunmamak eylemi 2004 sayılı İİK’nun 337/1.maddesinde on günden bir aya kadar hafif hapis cezası ile müeyyide altına alınmış iken, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5358 sayılı Yasa ile
değişik 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 337/1.maddesi ile on … disiplin hapsi cezası ile yaptırım altına alınmıştır. Suç tarihinden sonra 1 Haziran 2005 tarihinde yürürlüğe giren 5252 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 5349 sayılı Kanun’un 3.maddesi ile değişik 7.maddesinin 1.fıkrası ile “Kanunlarda hafif hapis veya hafif para cezası olarak öngörülen yaptırımlar idari para cezasına dönüştürülmüştür…..”, hükmü ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 7.maddesi gözönünde tutulduğunda 5349 sayılı Yasa ile değişik 5252 sayılı Kanun’un 7.maddesi sanığın lehine olduğundan aynı maddenin 1.fıkra 1.cümlesi ve 5326 sayılı Kabahatler Yasası’nın 24.maddesine göre müeyyidenin İcra Mahkemesince İdari Para cezası olarak belirlenmesi gerekir.
Bu nedenle Yargıtay C.Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine atfen düzenlediği tebliğname yerinde görülmekle, Kırşehir Ağır Ceza Mahkemesinin 20.06.2005 … 2005/183 müteferrik sayılı kararının, 5271 sayılı CMK’nun 309.maddesi uyarınca BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde ifasına, dosyanın mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay C.Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.3.2008 gününde oybirliği ile karar verildi.