YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/8409
KARAR NO : 2009/5797
KARAR TARİHİ : 27.04.2009
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk(iş) Mahkemesi
Davacı,davalı işveren nezdinde 1.10.1998-15.5.2005 tarihleri arası çalıştığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Davacı, davalıya ait işyerinde hizmet akdine dayalı olarak 01.10.1998-15.05.2005 tarihleri arasında sürekli çalıştığının tesbitini istemiştir. Mahkemece istemin reddine karar verilmiş ise de, varılan bu sonuç eksik inceleme ve araştırmaya dayalı olduğundan usul ve yasaya uygun değildir.
Gerçekten bu tür hizmet tesbitine yönelik davaların kamu düzenini ilgilendirdiği ve bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiği Yargıtay’ın ve giderek Dairemizin yerleşmiş içtihadı gereğidir. Yasal dayanağı-dava tarihinde yürürlükte olan 506 sayılı Yasa’nın 79. maddesi olan bu tür davalarda özellikle davacının çalışmasına ilişkin belgelerin, işveren tarafından verilip verilmediği yöntemince araştırılmalıdır. Bu koşul oluşmuşsa, işyerinin o dönemde gerçekten var olup olmadığı kanun kapsamında veya kapsama alınacak nitelikte bulunup bulunmadığı eksiksiz bir şekilde belirlenmeli daha sonra çalışma iddiasının gerçeğe uygunluğu özel bir duyarlılıkla araştırılmalıdır. Çalışma olgusu her türlü delille ispatlanabilirse de çalışmanın konusu, niteliği başlangıç ve bitiş tarihleri hususlarında tanık söz leri değerlendirilmeli ve dinlenen tanıkların davacı ile aynı dönemlerde çalışan işyerinde kayıtlı bodro tanıkları ya da komşu ve yakın işyerlerinde çalışan kayıtlı tanıklar olması sağlanarak çalışma oluğusu hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak şekilde belirlenmelidir. Bu yön Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 16.9.1999 gün 1999/21-510-527, 30.6.1999 gün 1999/21-549-555, 5.2.2003 gün 2003/21-35-64, 15.10.2003 gün 2003/21.634-532, 3.11.2004 gün 2004/21-480-579, 2004/21-479-538 ve 1.12.2004 gün 2004/21-629 sayılı ve 30.04.2008 gün 2008/21-343-347 sayılı kararlarında da vurgulanmıştır.
Somut olayda ise, yukarıda açıklanan şekilde bir inceleme yapılmadığı, niteliği gereği kamu düzenini ilgilendiren bu dava da davacının çalışma iddiası gereken şekilde araştırılmadan, resen tesbit edilen ve bu iddiaya ilişkin beyanları alınan tanık anlatımlarına dayanılarak istem reddedilmiş ise de bu sonucun doğru olmadığı açıktır. Davacının, davalıya ait “Kahvehane” işyerinde, çalıştığına yönelik talebinden, bu çalışmanın davacının başka işyerlerinden 1998 ve 1999 yıllarında yapılan bildirimleri ve davacının SGK’na verdiği şikayet dilekçesin de ki imzalı beyanı karşısında 01.01.2000 tarihinden itibaren sürdüğü dinlenen kamu tanık beyanları ile de 4-5 yıl kadar davalı yanında çalıştığı,işyerinin ekli vergi kaydına göre 1989 yılından beri açık olup davacının tespitini istediği sürelerde başka bildiriminde bulunmadığı ,işyerinin yasa kapsamına alınmasına da neden olan Kurum müfettişi yerel inceleme tutanağı ile de işyerinde halen bildirimsiz bir işçinin çalıştığı anlaşıldığına göre davacının isteminde haklı olduğu,gerekçede bu yön belirtilerek çalışmanın kısmen kabul edilmesine rağmen sonradan, işyeri bordo tanığı olmadığından ve çalışma süreleri belirlenemediğinden davanın reddine karar verildiği bu sonucun ise doğru olmadığı açıktır.
Yapılacak iş; yukarıda açıklandığı şekilde inceleme yapılmakla birlikte, davacının, davalı yanında geçen ve hizmet akdine tabi bir çalışma olduğu anlaşılan iş ilişkisinin niteliği ve süresi kayıtlı bordo tanığı olmadığına göre resen tespit edilecek komşu işyerleri sahip ve de tespit edilen kayıtlı çalışanların beyanları ile belirlemek ,davacının çalışma süresini belirlemek için gerektiğinde yapılacak keşif ve resen yapılacak araştırma ve incelemeler sonucu tüm deliller toplandıktan sonra gerektiğinde bilirkişi raporu da alarak, oluşacak sonuca göre bir karar vermekten ibarettir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular dikkate alınmaksızın eksik inceleme araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA,temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine 27.04.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.