YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/5868
KARAR NO : 2008/5214
KARAR TARİHİ : 15.09.2008
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 131 ada 3 parsel sayılı 7004.69 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz beyanlar hanesinde …’ın işgalinde olduğu şerhi verilerek 3402 sayılı Yasa’nın 14.maddesinde öngörülen şartların gerçekleşmemesi nedeniyle ham toprak vasfı ile davalı Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı …, yasal süresi içinde irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne ve çekişmeli 131 ada 3 sayılı parselin davacı adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, 3402 sayılı Yasa’nın 14. maddesinde öngörülen zilyetlikle mülk edinme koşullarının davacı yararına gerçekleştiği, davalı Hazinenin dayanağını oluşturan tapu kaydının taşınmaza ait olmadığı ve uygulanabilir niteliğinin bulunmadığı kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama karar için yeterli bulunmamaktadır. Davacının zilyetliğe dayalı olarak açtığı davada, davalı Hazine 19.7.1948 tarih ve 63 sıra numaralı tapu kaydı ile … …, … …, … …, … … adına düzenlenen ecrimisil ihbarnamelerine dayanmıştır. 29.6.2007 tarihinde yapılan keşifte yerel bilirkişi ve tespit bilirkişileri tapunun hudutlarının taşınmaza uyduğunu, ancak mevkisinin uymadığını, ecrimisil ihbarnamelerinin mevkisinin uymadığını beyan etmişlerdir. Mahkemece davalı Hazinenin dayandığı tapu kaydının iktisap sebebi, tesisi ve dayanağını oluşturan harita ve belgeler getirtilmemiş, kadastro tespiti sırasında başka parsellere revizyon görüp görmediği araştırılmamış, revizyon görmüş ise bu parsellerin kadastro tespit tutanakları getirtilmemiştir. Tapu kaydı keşifte uygulanmış ise de tam olarak taşınmaza uyup uymadığı belirlenmemiş, tapu kaydı ve ecrimisil ihbarnamelerinin taşınmaza ait bulunmamaları halinde nereye ait oldukları belirlenmemiş, ecrimisil ihbarnamelerinde ismi geçen şahıslar ile davacı arasındaki irs ilişkisi ve bu belgelere göre ecrimisil ödenip ödenmediği tam olarak araştırılmamıştır. Eksik inceleme ile karar verilemez. Doğru sonuca ulaşılabilmesi için, öncelikle davalı Hazinenin dayanağını oluşturan tapu kaydının ihdasından itibaren tüm tedavülleri, iktisap sebebi ile birlikte varsa haritası ve dayanağını oluşturan tüm belgeler ile kadastro tespiti sırasında revizyon görmüş ise revizyon gördüğü kadastro tespit tutanaklarının onaylı örnekleri dairesinden getirtilerek dosya ikmal edildikten sonra, mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen ve davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişiler, taraf tanıkları, tespit bilirkişileri ile teknik bilirkişi huzuruyla keşif icra olunmalıdır. Arazinin başında icra edilecek keşif sırasında davalı Hazinenin dayandığı tapu kaydı ihdasından itibaren tüm tedavülleriyle birlikte ve ecrimisil ihbarnameleri ayrı ayrı okunup kayıtta yazılı hudutlar yerel bilirkişilere zeminde tek tek göstertilmeli, yerel bilirkişilerce gösterilemeyen hudutların tespiti için tanık dinletme imkanı sağlanmalı, uygulamada komşu parsellerin tespit tutanaklarından yararlanılmalı, bilirkişi ve tanıkların zeminde gösterdiği hudutlar teknik bilirkişiye haritasında işaret ettirilmeli, tapu kaydının ve ecrimisil ihbarnamelerinin taşınmaza ait olup olmadığı kesin olarak tespit edilmeli, tapu kaydı ve ecrimisil belgeleri taşınmaza ait değilse nereye ait olduğu belirlenmeli, yerel bilirkişi ve taraf tanıklarından ecrimisil ihbarnamelerinde ismi geçen şahıslar ile davacı arasındaki irs ilişkisi sorularak açıklattırılmalı, irs ilişkisinin kurulması halinde bu ihbarnamelere dayanarak ecrimisil ödenip ödenmediği araştırılmalı, teknik bilirkişiye uygulanan kayıtların kapsamını belirtir ve keşfi takibe imkan verir şekilde rapor ve kroki düzenlettirilmeli, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Mahkemece belirtilen şekilde araştırma ve inceleme yapılmaması isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulüyle hükmün BOZULMASINA, 15.09.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.