Yargıtay Kararı 5. Ceza Dairesi 2022/8498 E. 2023/277 K. 17.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/8498
KARAR NO : 2023/277
KARAR TARİHİ : 17.01.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SUÇ : Zimmet
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Bursa Cumhuriyet Başsavcılığının 11.11.2005 tarihli ve 2005/16193 Esas sayılı iddianamesiyle sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 247 inci maddesinin birinci ve ikinci fıkraları, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılması ve aynı Kanun’un 53 üncü maddesi uyarınca hak yoksunluğuna karar verilmesi talebiyle kamu davası açılmıştır.
Bursa 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 25.05.2006 tarihli, 2005/434 Esas, 2006/278 sayılı Kararı ile sanık hakkında beraat kararı verilmiş, kararın katılan … vekilince temyiz edilmesi üzerine, Dairemizin 20.05.2013 tarihli, 2012/10212 Esas ve 2013/5394 sayılı Kararı ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
İlk derece mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde 28.02.2017 tarihli ve 2013/457 Esas, 2017/49 sayılı Kararı ile sanık hakkında beraat kararı verilmiş, kararın O yer Cumhuriyet savcısı ile katılanlar vekillerinin temyizi üzerine Dairemizin 11.02.2019 tarihli ve 2018/2765 Esas, 2019/1722 sayılı Kararı ile bozulmuştur.
İlk derece mahkemesince bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde 29.05.2019 tarihli, 2019/100 Esas ve 2019/206 sayılı Kararı ile sanık hakkındaki kamu davasının suç tarihinde yürürlükte olan 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (765 sayılı Kanun) 102 nci maddesinin üçüncü fıkrası ve aynı Kanun’un 104 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 10 yıllık olağan zamanaşımı ve 15 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin karar tarihi itibari ile dolduğu kabul edilerek zamanaşımı nedeniyle düşürülmesine karar verilmiştir. Hükmün katılan Buski Genel Müdürlüğü vekilinin temyizi üzerine Dairemizin 13.10.2020 tarihli ve 2020/3125 Esas, 2020/12674 sayılı Kararı ile 765 sayılı Kanun’un 202 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 5237 sayılı Kanun’un 247 nci maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında düzenlenen nitelikli zimmet suçunun 22 yıl 6 aylık ilaveli dava zamanaşımı süresine tabi olduğu ve bu sürenin dolmadığı gözetilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
İlk derece mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde temyiz incelemesine konu karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan Vekilinin Temyiz Sebepleri
Sanık hakkında eksik ceza tayin edildiğine, vekalet ücretine hükmedilmediğine ilişkindir.
B. Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri
Sanığın suç kastının bulunmadığı, suçun zamanaşımına uğradığına ilişkindir.
III. GEREKÇE
1. Sanığın yargılama konusu eylemi için, suç tarihinde yürürlükte olan 765 sayılı Kanun’un 202 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın üst haddine göre aynı Kanun’un 102 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği 15 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2. 765 sayılı Kanun’un 104 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 22.12.2005 tarihli sorgu olduğu ve bu tarihten, hüküm tarihine kadar, 15 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleştiği ve davanın zamanaşımı nedeniyle düşmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yargılamaya devamla yazılı şekilde mahkumiyet hükmü tesisi hukuka aykırı görülmüştür.

IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Bursa 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.04.2022 tarihli ve 2021/17 Esas, 2022/188 sayılı Kararına yönelik sanık müdafiinin ve katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
17.01.2023 tarihinde karar verildi.