YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/4016
KARAR NO : 2009/4451
KARAR TARİHİ : 22.06.2009
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 155 ada 2, 159 ada 1 ve 4 parsel sayılı 641.63, 695.93, 92.16 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı … adına tespit edilmiştir. Davacı … ve …, yasal süresi içinde kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmışlardır. Yargılama sırasında ise ayrıca tapu kaydına da dayanmışlardır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine ve dava konusu edilen 155 ada 2, 159 ada 1 ve 4 sayılı parsellerin tespit gibi tescillerine karar verilmiş; hüküm, davacı … tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre çekişme konusu 155 ada 2 sayılı parsele yönelik davacı tarafın yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA
2- 159 ada 1 ve 4 sayılı parsellere yönelik temyiz itirazlarına gelince; Mahkemece bu parsellerin davalı tarafın sonradan dayandığı tapu kaydı kapsamında kaldığı, davacı tarafın dayandığı tapu kaydı kapsamında kalmadığı ve davalı tarafa ait olduğu kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; davacılar dava dilekçesinde sadece 155 ada 2 sayılı parseli dava konusu etmişlerdir. Davacı …’in daha sonra mahkemeye verdiği 26.08.2009 tarihli dava ile ilgili yazılı beyanlarına ilişkin dilekçede ve davacıların keşifte alınan beyanlarında 155 ada 2 sayılı parsel yanında yine aynı davalı adına tespit edilen 159 ada 1 ve 4 sayılı parsellerin de dava edildiği belirtilmiştir. Dosyaya getirtilen 159 ada 1 ve 4 sayılı parsellere ilişkin tutanak asıllarının incelenmesinden bu parseller hakkında askı ilan süresi içinde dava açılmadığından tespitlerinin kesinleştirildiği anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca mahkemece bu parseller hakkında usulüne uygun olarak açılmış bir dava bulunmadığından “karar verilmesine yer olmadığına” şeklinde karar verilmesi gerekirken, dava konusu oldukları kabul edilerek esastan araştırma ve inceleme yapılarak davanın reddine karar verilmesi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenle yerinde bulunduğundan kabulü ile bu parsellere yönelik hükmün BOZULMASINA, 22.06.2009 gününde oybirliği ile karar verildi.