Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2008/4297 E. 2008/5273 K. 16.09.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/4297
KARAR NO : 2008/5273
KARAR TARİHİ : 16.09.2008

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında kooperatif üyeliğine dayalı konutun teslimi veya bu mümkün olmazsa bedelinin tahsili istemlerine ilişkin dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca duruşmalı olarak incelenmesi istenilmekle; duruşma için belli edilen gün ve saatte temyiz eden … vekili Avukat … ile aleyhine temyiz istenilen … vekili Avukat … geldiler. Gelenlerin yüzlerine karşı duruşmaya başlandı. Tarafların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmanın bittiği bildirildi. Süresi içinde inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı kooperatifte çalıştığı dönemde kendisine A-10 numaralı dairenin tahsis edildiğini, karşılığında tüm ödemelerini yaptığını, ancak kooperatifçe kendisine verilecek daire olmadığının bildirildiğini ileri sürerek, dairesinin müvekkiline teslimini, bu mümkün olmaz ise ıslahla birlikte daire bedeli 35.000.00.YTL.nin faiziyle davalı kooperatiften tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davacının üyeliğe kabulü hakkında bir yönetim kurulu kararı olmadığını, yalnızca bir taahhütname verildiğini ve bunun üzerinde tahrifat yapıldığını savunmuştur. Mahkemece, davaya konu A-10 numaralı dairenin önce davacıya tahsis edildiği, bu tahsis iptal edilmeden aynı dairenin müdahil davalı …’a tahsis edildiği, ancak bu tahsisin geçersiz olduğu gerekçeleriyle, davanın kabulüne, A-10 numaralı dairenin davacı adına tahsisine karar verilmiş; hüküm ihbar olunan ve daha sonra davaya davalı yanında fer’i müdahil olarak katılan … vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, kooperatif üyeliğine dayalı tapu iptali ve tescil ile bu mümkün olmaz ise daire bedelinin tahsili istemlerine ilişkin olup, HUMK.nun 49-52. maddeleri uyarınca, ihbar üzerine davaya katılan üçüncü kişi, ihbar eden tarafın yardımcısı ve temsilcisi olup, fer’i müdahil konumundadır. HUMK’nın 57. maddesi uyarınca da yargılama sonunda, hüküm fer’i müdahil hakkında değil, yanında müdahil olunan taraf hakkında verilir. Dolayısıyla ihbar olunan 3. kişi ya da fer’i müdahil, temsilci olarak hükmü temyiz edebilir ise de kendisi adına temyiz edemez. Ancak, aynı madde hükmüne aykırı olarak ihbar olunan ya da fer’i müdahil hakkında da hüküm verilmişse, bu durumda hükmün kendisine ilişkin bölümünü kendi adına temyiz edebilir. Davada, davanın tarafı olmadığı halde aleyhine hüküm kurulan fer’i müdahil …’a tahsis edilen dairenin davacı adına tesciline ilişkin hüküm kurulduğundan, işbu davada verilecek kararın fer’i müdahilin hukuki yararını da etkileyecek olması nedeniyle, fer’i müdahilin hükmü temyizde hukuki yararı bulunmaktadır.
Mahkemece davalı kooperatif hakkında açılan dava nedeni ile ihbar olunan …’a karşı da dava açılarak birleştirilmesi yönünden davacıya süre verilmesi ve bunun sonucuna göre karar verilmesi gerekirken ihbar olunanın usulen taraf olmadığı, fer’i müdahil olarak yer aldığı bir dava sonunda kendisine tahsis edilen daire ile ilgili yazılı şekilde hüküm kurulması yerinde değildir. Öte yandan, aynı daire hakkında bir başka kişinin bu davadaki fer’i müdahile karşı bir başka dava açtığı da belirtilmiştir. Bu davaya ilişkin birleştirme talebi reddedilmiş ise de, mahkemece bu davanın sonucunun beklemesi, sonuçta açılacak davanın bu davayı kazanan tarafa karşı açtırılması ve birleştirilmesi gereklidir. Diğer yandan, kabule göre de; esasa ilişkin olarak, bu davanın açılabilmesi için davacının kooperatif üyesi olmasının dava şartı olduğu gözetilerek, öncelikle davacının kooperatif üyesi olup olmadığı hususundaki iddia ve savunmanın tartışılması, davacının üye olup olmadığı hususunun açıklığa kavuşturulması, bu bağlamda davacının dayandığı taahhütname hakkındaki iddialar ile taahhütnamedeki başkanın havalesinin davacının üyeliği için yeterli olup olmadığı hususlarının tartışılıp değerlendirilmesi gerekirken, anılan hususlar açıklığa kavuşturulmadan eksik incelemeye dayalı olarak hüküm kurulması da kabule göre doğru olmadığından, temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, diğer yönlerin şimdilik incelenmesine yer olmadığına, Yargıtay duruşması için belirlenen 550.00.YTL. vekalet ücretinin davacıdan alınarak, duruşmada kendisini vekil ile temsil ettiren davalı tarafa verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden tarafa iadesine, 16.09.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.