Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2022/15047 E. 2022/26434 K. 29.12.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/15047
KARAR NO : 2022/26434
KARAR TARİHİ : 29.12.2022

KARAR

Hakaret ve basit yaralama suçlarından şüpheli … hakkında yapılan soruşturma evresi sonunda, … Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 04/10/2021 tarihli ve 2021/38815 soruşturma sayılı ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın süre yönünden reddine ilişkin … Sulh Ceza Hâkimliğinin 29/12/2021 tarihli ve 2021/6771 değişik iş sayılı kararının Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozulmasının istenilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın, 02/11/2022 gün ve 2022/113547 sayılı istem yazısıyla Dairemize gönderilen dava dosyası incelendi.
İstem yazısında; “… Sulh Ceza Hâkimliğinin 29/12/2021 tarihli itirazın süre yönünden ret kararının esasen kesin olduğu, kararın itiraz yolu açık olarak verilmesinin sonucu değiştirmeyeceği, anılan karara karşı yapılan itirazı inceleyen … Sulh Ceza Hâkimliğinin 19/01/2022 tarihli ve 2022/428 değişik iş sayılı kararının hukuken yok hükmünde olduğu değerlendirilerek yapılan incelemede;
Dosya kapsamına göre, … Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen ek kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın müştekiler … ve …’nun MERNİS adresine 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 21/2. maddesi gereğince 13/10/2021 tarihinde tebliğ edilmiş ise de,
7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 10. madde bir ve ikinci fıkrasının, “Tebligat, tebliğ yapılacak şahsa bilinen en son adresinde yapılır. Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.” hükmü ile gerçek kişilere yapılacak tebligat ile ilgili olarak iki aşamalı bir yöntem benimsenmiş olması karşısında, öncelikle bilinen en son adres (bilinen bir adres yoksa ya da bilinen en son adres ile adres kayıt sistemindeki adres aynı ise MERNİS adresi olduğu belirtilmeksizin adres kayıt sistemindeki adres) esas alınarak, 7201 sayılı Kanun’a göre normal tebligat çıkarılıp, çıkarılan tebligatın bila tebliğ iade edilmesi halinde, aynı Kanun’un 21/2. maddesi uyarınca adres kayıt sistemindeki adres bilinen en son adres olarak kabul edilerek, merci tarafından tebligata 7201 sayılı Kanun’un 23/1-8 ve Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 16/2. maddesi hükümlerine göre, “Tebligat çıkarılan adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olduğundan, tebliğ imkansızlığı durumunda, tebligatın, Tebligat Kanunu’nun 21/2. maddesine göre bu adrese yapılması” gerektiğine dair şerh düşülerek tebliğ işlemlerinin tamamlanması gerektiği,
Somut olayda, … Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen ek kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın, müştekilerin mernis adresi olan “… Mah. … Sok. No:… İç Kapı No:… …/…” adresine MERNİS şerhi düşülerek “…Tebligat Kanunu 21/2. gereğince….mahalle muhtarına tebliğ edilerek…haber kağıdı yapıştırılarak tebliğ edildi” şeklinde bir açıklamaya yer verilmek suretiyle 13/10/2021 tarihinde tebliğ edildiği, müştekilerin belirtilen adreste oturup oturmadığı ya da adresten ayrılıp ayrılmadığı tespit edilmeden, 7201 sayılı Kanun’un 21/2. maddesi uyarınca doğrudan mernis adresine tebligat yapılmasının usul ve yasaya uygun olmadığı gibi müştekilerin yurt dışında ikamet ettiklerine ilişkin 18/10/2021 tarihli tutanağın dosya arasında bulunduğu, bu halde müştekiler vekilinin öğrenme üzerine verdiği 14/12/2021 tarihli dilekçenin süresinde verilmiş itiraz dilekçesi olduğu gözetilerek, müştekiler vekilinin itirazı üzerine esas hakkında inceleme yapılarak karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” denilmektedir.
Hukuksal Değerlendirme:
1-CMK’nın 173. maddesinde Cumhuriyet savcısının kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına itiraz düzenlenmektedir. Buna göre:
“(1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir.
(2) İtiraz dilekçesinde, kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir.
(3) (Değişik fıkra: 18/06/2014-6545 S.K./71. md) Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, O yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet savcısına gönderir. Cumhuriyet savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir.
(4) (Değişik fıkra: 25/05/2005-5353 S.K./26.mad) Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir.
(5) Cumhuriyet savcısının kamu davasının açılmaması hususunda takdir yetkisini kullandığı hâllerde bu madde hükmü uygulanmaz.
(6) (Değişik fıkra: 2/1/2017 – 680 S.K.H.K./11. md) İtirazın reddedilmesi halinde aynı fiilden dolayı kamu davası açılabilmesi için 172 nci maddenin ikinci fıkrası uygulanır.”
2-7201 sayılı Tebligat Kanununun 10/2. madde ve fıkrasının, “bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.” hükmü ile gerçek kişilere yapılacak tebligat ile ilgili olarak iki aşamalı bir yöntem benimsenmiş olması karşısında, önce bilinen en son adres (bilinen bir adres yoksa ya da bilinen en son adres ile adres kayıt sistemindeki adres aynı ise MERNİS adresi olduğu belirtilmeksizin adres kayıt sistemindeki adres) esas alınarak, Tebligat Kanununun 21/1. maddesine göre normal tebligat çıkarılıp, çıkarılan tebligatın bila tebliğ iade edilmesi halinde, aynı Kanunun 21/2. maddesi uyarınca adres kayıt sistemindeki adres bilinen en son adres olarak kabul edilerek, merci tarafından, tebligata, Tebligat Kanununun 23/1-8 ve Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 16/2. maddesi hükümlerine göre, “Tebligat çıkarılan adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olduğundan, tebliğ imkansızlığı durumunda, tebligatın, Tebligat Kanununun 21/2. maddesine göre bu adrese yapılması” gerektiğine dair şerh düşülerek tebliğ işlemlerinin tamamlanması gerekmektedir.
İnceleme konusu somut olayda;
Yukarıdaki açıklamalar ışığında; … Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 04/10/2021 tarihli ve 2021/38815 soruşturma sayılı ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın süre yönünden reddine ilişkin … Sulh Ceza Hâkimliğinin 29/12/2021 tarihli ve 2021/6771 değişik iş sayılı kararı kesin nitelikle olduğundan … Sulh Ceza Hâkimliğinin 19/01/2022 tarihli ve 2022/428 değişik iş sayılı kararının hukuken yok hükmünde olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
… Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 04/10/2021 tarihli ve 2021/38815 soruşturma sayılı ek kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın 18/10/2021 tarihli tutanak ile yurtdışında oldukları tespit edilen müştekiler … ve …’nun beyan ettiği adresi ile aynı olan mernis adreslerine mernis şerhi düşülerek Tebligat Kanunu’nun 21/2. maddesi gereğince tebliğ edilmesi nedeni ile yapılan tebligatların usulsüz olduğu bu nedenle müştekiler vekilinin itirazının süresinde olduğu kabul edilip itirazın esastan incelenerek bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yapılan itirazın süresinde olmadığından bahisle itirazın reddine dair … Sulh Ceza Hâkimliğinin 29/12/2021 tarihli ve 2021/6771 değişik iş sayılı kararının hukuka aykırı olduğu anlaşılmaktadır.
Sonuç ve Karar:
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden,
1-… Sulh Ceza Hâkimliğinin 29/12/2021 tarihli ve 2021/6771 değişik iş sayılı kararının, 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
2-CMK’nın 309/4-a maddesi gereğince, sonraki işlemlerin mahallinde tamamlanmasına, dosyanın Adalet Bakanlığına sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na TEVDİİNE, 29/12/2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.