Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2008/1423 E. 2008/1441 K. 11.03.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/1423
KARAR NO : 2008/1441
KARAR TARİHİ : 11.03.2008

MAHKEMESİ : İSTANBUL 9. İCRA MAHKEMESİ

İİK’nun 331.maddesine muhalefet etmek suçundan sanıklar … …, … … ve … …’un beraatlerine karar verilmiş, hüküm yasal süresi içerisinde şikayetçi vekili tarafından temyiz edildiğinden, Yargıtay C.Başsavcılığının bozma istemli tebliğnamesiyle dosya Daireye gönderilmiş olmakla, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okunarak,
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Sanıklara isnat edilen suç hakkında suç tarihi itibarıyla iddianame ile dava açılması gerekmekte ise de bu eylem hüküm tarihinden önce 01.06.2005 tarihinde 5358 sayılı Kanun’la değişik 2004 sayılı İİK’nun 331.maddesinde düzenlenmiş olup, aynı maddenin 6.fıkrasında “bu suçlar alacaklının şikayeti üzerine takip olunur” yine anılan Kanun’un 349.maddesinde muhakeme usulüne yer verilmiş olup, buna göre şikayetin dilekçe ile veya şifahi beyanla İcra Mahkemesine yapılacağı, öte yandan 1 Haziran 2005 tarihinde yürürlüğe giren 5358 sayılı Kanun’un 18.maddesiyle değişik 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 346.maddesinin son fıkrasına göre de “Bu bapta yer … suçlarla ilgili davalara İcra Mahkemesinde bakılır” hükümleri karşısında, sanıklara yöneltilen suç hakkında iddianame ile dava açılmasının gerekmediği, İcra Mahkemesince verilecek dilekçe ile veya şifahi beyanla yargılamaya başlanacağının gerekmesi ve usul hükümlerinin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren uygulanması gerektiği kuralı ile somut olayda da dilekçe ile İcra Mahkemesine başvurulduğunun anlaşılması karşısında, Yargıtay C.Başsavcılığının bu yöndeki bozma istemine iştirak edilmemiştir.
Ancak; Sanıkların üzerine atılı suç 5358 sayılı Yasa ile değişik 2004 sayılı İİK’nun 331.maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre “Haciz yolu ile takip talebinden sonra veya bu talepten önceki iki yıl içinde borçlu; alacaklısını zarara sokmak maksadıyla, mallarını veya bunlardan bir kısmını mülkünden çıkararak, telef ederek veya kıymetten düşürerek hakiki surette yahut gizleyerek muvazaa yoluyla başkasının uhdesine geçirerek veya asıl olmayan borçlar ikrar ederek mevcudunu suni surette eksiltirse, aleyhine aciz belgesi aldığını veya alacaklı alacağını alamadığını ispat ettiği takdirde, altı … üç yıla kadar hapis ve bin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.” hükmü karşısında;
1-Şikayetçi vekili 16.06.2004 tarihli şikayet dilekçesiyle, borçlu şirketin mal varlığının alacaklıyı zarara uğratmak için kendisinin veya yakınlarının kurduğu şirketlere aktarıldığının iddia edilmesi karşısında, müşteki tarafın 10.06.2005 tarihli dilekçesinde
bildirdiği şirketlerin ortakları ve yetkilileriyle kuruluş tarihlerini de içerir kayıtlar Ticaret Sicil Memurluğundan getirtilmeden,
2-Mal varlığının aktarıldığı iddia edilen şirketlerin ortakları ile sanıkların akrabalık bağları olup olmadığının tespiti yönünde nüfus kayıtları celb edilmeden,
3-Müşteki vekilinin 10.06.2005 tarihili dilekçesinde bildirdiği şirketlerde hisselerin bir kısmının sanıklara devredildiğinin iddia edilmesi karşısında, şirketlerin hisse devirleri ve … malikleri araştırılmadan,
4-Borçlu şirketin mal varlığının aktarıldığı iddia edilen şirketlerle, borçlu şirkete ait tüm defter ve kayıtlar getirtilerek karşılaştırılmalı olarak bilirkişi incelemesine tabi tutularak bu yöndeki iddia değerlendirilmeden,
5-Borçlu şirketin borcu karşılamaya yetecek başkaca mal varlığının bulunup bulunmadığı konusunda icra takip dosyasında yapılan araştırma ile yetinilmeyerek, yargılama aşamasında da söz konusu inceleme yaptırılmadan,
Eksik soruşturma ile sanıkların beraatine karar verilmesi isabetsiz olduğundan hükmün BOZULMASINA, 11.3.2008 gününde oybirliği ile karar verildi.