YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/1350
KARAR NO : 2008/4781
KARAR TARİHİ : 01.07.2008
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında genel kadastro ile oluşan tapunun, tapu kaydına dayanarak açılan iptali davası sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca duruşmalı olarak incelenmesi istenilmekle; duruşma için belli edilen gün ve saatte temyiz eden taraftan gelen olmadı. Aleyhine temyiz istenilen Vakıflar Bölge Müdürlüğü vekili Avukat … geldi Gelen tarafın yüzüne karşı duruşmaya başlandı. Sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmanın bittiği bildirildi. Süresi içinde inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 232, 233, 235, 236, 253, 254, 256, 257 ve 258 parsel sayılı 4250, 7800, 5750, 6400, 24600, 23000, 33200, 33250 ve 12900 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, niteliği … … Paşa Vakfı olarak harici ifraz ve taksim, tapu kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle 232 sayılı parsel …, 233 sayılı parsel …. mirasçıları, 235 sayılı parsel …, 236 sayılı parsel … Kahraman, 253 sayılı parsel …, 254 sayılı parsel …, 256 sayılı parsel …, 257 sayılı parsel … , 258 sayılı parsel… adına tespit edilmiş, tespite itiraz edilmediğinden kesinleşerek adlarına tescil edilmiştir. 236 sayılı parsel satış ile … adına tescil edilmiştir. 253 sayılı parsel 19.2.1987 tarihinde ifraz ile 2086 ve 2087 parsele ayrılmış, 2086 sayılı parsel 49 metrekare olarak Vakıf şerhi olmaksızın TEK Genel Müdürlüğü adına pilon yeri olarak, kalan 2087 sayılı parsel altında 24551 metrekare olarak maliki … adına tescil edilmiştir. Sonradan taviz bedeli ödenmesi nedeniyle Vakıflar Bölge Müdürlüğünün talebi ile 236 sayılı parsel üzerindeki Vakıf şerhi tapu sicilinden terkin edilmiştir. Davacı …, 232, 233, 235, 236 ve 253 sayılı parseller hakkında tespite uygulanan tapu kaydında 2/4 hissenin kayıtlı olmadığı, taşınmazların vakfın icareteynli malı olması nedeniyle zilyetlikle iktisap edilemeyeceği, mutasarrıfın belli olmaması nedeniyle tamamının vakfa rücu ettiği iddiasına; 254, 256, 257 ve 258 sayılı parseller hakkında ise, tespite dayanak yapılan tapu kaydında davalıların 2/4 hisse maliki olduğu, taşınmazlarda 2/4 hisseye tekabül eden mesaha fazlası olan 29325 metrekarelik kısmının vakıf adına tescili gerektiği iddiasına dayanarak ayrı ayrı dava açmıştır. Mahkemece dava dosyaları birleştirilerek yapılan yargılama sonunda; davanın kabulü ile çekişme konusu 232, 233, 235, 236 ve 253 sayılı parsellerin tapu kayıtlarının iptali ile davacı … adına tesciline, 254, 256, 257, ve 258 sayılı parsellerin tapularının kısmen iptali ile 254 sayılı parselin tamamı 23000 hisse kabul edilerek 4974 hissesinin, 256 sayılı parselin tamamı 33200 hisse kabul edilerek 7180 hissesinin, 257 sayılı parselin tamamı 33250 hisse kabulü ile 7191 hissesinin, 258 sayılı parselin tamamının 12900 hisse kabulü ile 2790 hissesinin … adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı …, …, Hamdi Dilek ve arkadaşları, …, …., …, … vekili ile davalı … tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece temyiz konusu 254, 256, 257 ve 258 sayılı parsellerin tespitte uygulanan ve taşınmazlara uyduğu kabul edilen tapu kaydına göre 2/4 hissesinin tespit malikleri adına tapuda kayıtlı olup 2/4 payının … … Paşa Vakfına ait olduğu, diğer temyiz konusu 232, 233, 235, 236 ve (253 sayılı parselin tapu kaydının ifraz ile oluşan) 2087 sayılı parsellerin ise vakfa ait olması nedeniyle zilyetlikle iktisap edilemeyeceği kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm için yeterli bulunmamaktadır. Kadastro tespitinde 5.12.1933 tarih ve 3 sıra numaralı tapu kaydı uygulanarak 2/4 hissesi tapu ile kayıtlı olup, kayıtlı olmayan hisse yönünden de kayıt tesis tarihinden beri irsen taksimen intikal ile zilyetlik şartlarının gerçekleşmesi nedeniyle tespit maliki şahıslar adına tespit edilmiştir. Mahkemece söz konusu vakfın vakfiyesi dosyaya getirtilerek mahallinde uygulanmak suretiyle vakıf arazisinin sınırları ve vakıf defterleri üzerinde araştırma yapılarak vakfın türü belirlenmemiş, taşınmaza komşu bulunan tüm parsellerin kadastro tespit tutanağı suretleri ve dayanakları celp edilerek ve bunlardan faydalanmak yolu ile tespit tapusu mahallinde uygulanıp, kapsamı belirlenmediği gibi davalı tarafın taşınmaz üzerindeki zilyetliği de tam olarak araştırılmamıştır. Eksik inceleme ile hüküm kurulamaz. Doğru sonuca varılabilmesi için çekişmeli taşınmazlara komşu bulunan tüm parsellerin kadastro tespit tutanağı suretleri ile dayanağını oluşturan kayıtlar, “… … Paşa” vakfına ait vakfiye ve vakıf defterleri getirtilerek vakfiye ve vakıf defterleri üzerinde üç kişilik uzman bilirkişi incelemesi yaptırılarak söz konusu vakfın niteliğini belirtir rapor alınmalı, dosya ikmal edildikten sonra mahallinde yerel bilirkişiler, taraf tanıkları, tespit bilirkişileri ve teknik bilirkişiler katılımı ile yapılacak keşifte, tespite esas alınan ve T.Evvel 322 tarih ve 48 sıra numaralı sicilden gelen 5.12.1933 tarih ve 3 sıra numaralı 2/4 hissesi şahıs adına kayıtlı tapu kaydı ile vakıf defteri ve vakfiyesi uygulanarak sınırları arazi üzerinde tek tek gösterilmek suretiyle teknik bilirkişiye işaretlettirilmeli, tapu kapsamı ve … … Paşa Vakfı arazisinin sınırları kesin olarak belirlenmeli, vakfiyenin taşınmazlarla ilgili olup olmadığı araştırılmalı, vakfiyenin kapsamı ve niteliği kesin olarak saptanmalı, yerel bilirkişi ve tanıklardan taşınmazlar üzerindeki zilyetliğin başlangıç tarihi, süresi, sürdürülüş biçimi etraflıca sorularak maddi olaylara dayalı bilgi alınmalı, teknik bilirkişiden keşfi izlemeye elverişli, tapu kaydı kapsamını ve vakıf arazisi sınırlarını kesin olarak belirtir şekilde ayrıntılı rapor alınmalıdır. Toplanan delillerin tespit tutanağının edinme sebebi sütununda yazılı beyanlara aykırı düşmesi halinde tespit bilirkişileri tanık sıfatı ile dinlenerek aykırılığın giderilmesine çalışılmalı, zilyetliğin başlangıç tarihide nazara alınarak vakfın belirlenen niteliğine göre zilyetlikle iktisabının mümkün olup olmadığı ve Medeni Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair 903 sayılı Yasa’nın yürürlük tarihi olan 13.7.1967 tarihine kadar zilyetlikle iktisap şartlarının gerçekleşip gerçekleşlediği değerlendirilmelidir. Mahkemece belirtilen şekilde araştırma ve inceleme yapılmadan karar verilmesi isabetsiz temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 1.7.2008 gününde oybirliği ile karar verildi.