Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2021/6901 E. 2023/193 K. 23.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/6901
KARAR NO : 2023/193
KARAR TARİHİ : 23.01.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat

İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Davacı vekili 19.07.2018 tarihli dava dilekçesinde özetle; “Müvekkilin cinsel saldırı suçundan beraatine karar verilen ceza dosyası kapsamında, 21.01.2011 – 17.11.2011 tarihleri arasında tutuklu kalması sebebiyle oluşan 75.000,00 TL maddi ve 500.000,00 TL manevi zararının yakalama tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesini talep ederiz” şeklinde beyanda bulunmuştur.

2. Davalı vekili 07.08.2018 tarihli cevap dilekçesinde özetle; “Dava süresinde açılmamıştır. İstenilen tazminat miktarı fahiştir.” şeklinde beyanda bulunmuştur.

3. … 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.05.2019 tarihli ve 2018/378 Esas, 2019/242 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

4. … Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 20.09.2019 tarihli ve 2019/1132 Esas, 2019/613 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davacı vekili ve davalı vekilinin istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.

5. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 08.10.2021 tarihli ve 2019/103040 sayılı, bozma görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davacı vekilinin temyiz istemi; hükmedilen manevi tazminat miktarının düşük olduğuna ve resen gözetilecek nedenlere ilişkindir.

III. DAVA KONUSU
Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Davacı 75.000,00 TL maddi tazminat talebinin bilirkişi raporuna istinaden kısmen kabulü ile 5.620,00 TL maddi tazminatın 21/01/2011 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalı hazineden alınarak davacıya verilmesine; 500.000,00 TL manevi tazminat talebinin, manevi tazminatın zenginleştirici bir … olmaması gerektiği, davacının sosyal ve ekonomik durumu dikkate alınarak kısmen kabulü ile takdiren 12.000,00 TL manevi tazminatın 21/01/2011 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalı hazineden alınarak davacıya verilmesine, 2.114,00 TL nisbî vekalet ücretinin davalı hazineden alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, gözaltında kaldığı süre ve tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda fazla manevi tazminata hükmolunması, hukuka aykırı görüldüğünden, hükmün manevi tazminata ilişkin kısmından “12.000,00 TL” ibaresinin çıkartılması ve yerine “8.000,00 TL” ibaresinin yazılması, hükmün vekâlet ücretine ilişkin kısmından “2.114,00 TL” ibaresi çıkartılarak yerine “1.634,40 TL” ibaresinin yazılması sureti ile düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE
Tazminat talebinin dayanağı olan … 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2011/84 E., 2013/5 K. sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve cinsel saldırı suçlarından tutuklanmasına karar verildiği, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçuna ilişkin tutuklama müzekkeresinin 21.01.2011 – 18.11.2011 tarihleri arasında 301 gün infaz edildiği, yapılan yargılama sonunda her iki suçtan da beraatine karar verildiği, beraat hükmünün 04.12.2017 tarihinde kesinleştiği, tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 142 nci maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı ve kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu anlaşılmıştır.

Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davaları her ne kadar 5271 sayılı Kanun’da düzenlenmiş ise de özel hukuk yanı ağır basan bir dava olması nedeniyle bu Kanunda düzenlenme bulunmayan hallerde tazminat hukukunun genel prensipleri çerçevesinde 6100 sayılı Kanun’un uygulanması gerekmektedir. 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen duruşma açılmadan düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilebilecek haller bir suç kovuşturması sonucu verilen hükümler için geçerli olup doğrudan tazminat davalarında uygulanması mümkün değildir. Bu nedenle 6100 sayılı Kanun’un istinafa ilişkin hükümlerinin kıyas yolu ile uygulanması gerekmekte olup, aynı Kanunun 353 üncü maddesi gereğince tazminat miktarlarının azaltılması veya artırılmasının duruşma açılmaksızın düzeltilerek esastan reddine karar verilmesinde bir engel bulunmadığından; tebliğnamedeki (1) numaralı tazminat miktarının eksiltilmesinin duruşma açılarak yapılması gerektiğine ilişkin bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.

Davacı vekilinin temyiz istemi yönünden
Maddi tazminatın, davacının tutuklu kaldığı döneme ilişkin net asgari ücret üzerinden hesaplanan 6.382,48 TL yerine, asgari geçim indirimi düşülmek suretiyle bu miktarın altında kalacak şekilde 5.620,00 TL olarak tayin edilmesi suretiyle, davacı lehine eksik maddi tazminata hükmolunması, hukuka aykırı bulunmuştur.

Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması, hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle davacı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden … Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 20.09.2019 tarihli ve 2019/1132 Esas, 2019/613 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca takdîren … Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

23.01.2023 tarihinde karar verildi.